Kahramanmaraş'ta Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrenci hayatını kaybetmiş, 17 öğrenci yaralanmıştı.

ANNE VE BABASI GÖZALTINA ALINMIŞTI
Olayın ardından saldırgan İsa Aras Mersinli’nin (16) babası 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli ve annesi Peyman Pınar Mersinli de gözaltına alınmıştı.

BABASININ İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Tutuklanan polis başmüfettişi baba Uğur Mersinli'nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Mersinli'nin ifadesinde olaydan 2 gün önce oğlu ile poligonda atış yaptığını söylediği öğrenildi.

"SİLAHLARIN VE MERMİLERİN HEPSİ KİLİTLİDİR"
ANKA'daki habere göre Baba Mersinli, ifadesinde şunları söyledi:

"Bunlar da mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş. Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir.

"KENDİSİNE AİT VPN'İ BİLE VARMIŞ"
Olay günü oğlum İsa Aras’ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı, kendisine ait VPN’i bile varmış. Ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır, çok zeki bir çocuktur. Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler.

"2 AYDIR UZMAN PSİKOLOĞA GÖTÜRÜYORDUM"
Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı.

"SIK SIK SAVAŞ OYUNU OYNUYORDU
Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim de İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını gördüm. Ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana 'öf ya' tarzında cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım.

"ÖNCESİNDE SİLAH MERAKI YOKTU"
Oğlumun öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık 1 ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifoniyerin üzerine bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara meraklı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine silah kültürümüzden bahsettim.

Silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda kendisine silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. İleride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursan sana da silah alabiliriz diyerek kendisine umut sattım ancak bunun üzerine oğlum bana Amerika’da herkesin silah alabildiğini söyledi.

"PAZARTESİ GÜNÜ POLİGONA GÖTÜRDÜM"
Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini, taşıyabileceğini söyledim. Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledim. Bu konuşma geçtiğimiz hafta Perşembe ya da Cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim.

Daha sonra bu hafta Pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silah ile atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim. Silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Ben de oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa'ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış.

Hakan Fidan: ABD ve İran ateşkes konusunda samimi
Hakan Fidan: ABD ve İran ateşkes konusunda samimi
İçeriği Görüntüle

"OYUN OYNARKEN İNGİLİZCE KONUŞURDU"
Benim evimdeki silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz. Silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının üç düğmesi vardır. Söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır. Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi. Yani zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istemiştim. Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisinin ne konuştuğunu anlamazdım.

"DUYGU DURUMU DEĞİŞKENLİK GÖSTERİRDİ"
Oğlum interaktif (konuşmalı-çevrim içi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimde ise her şeyi kapatır, bize bir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik. Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı. Oğlumun duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi.

"ARKADAŞ ÇEVRESİ KISITLIYDI"
Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük. Oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine veya öğrencilerine karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim. Hatta zaman zaman okulda sana zorbalık yapan, seni hor gören arkadaş ya da öğretmeni olup olmadığını sorardım ancak kendisi bana 'hayır öyle bir şey yok' derdi. Oğlumun zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa toplam 8 senede 3 yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi, bir kısmı deprem dönemine denk geldi."