(İLANDIR)
Anksiyete, genellikle gelecekle ilgili belirsizikler ve endişeler sonucunda kişinin kendisini tehdit altında hissettiği, stres veya korku deneyimlediği bir duygu durumdur. Anksiyeteye fiziksel belirtiler, duygusal tepkiler ve davranışsal değişiklikler eşlik eder.
Bazı anksiyete durumları normal ve sağlıklı bir tepki olarak düşünülmelidir. Örneğin, iş görüşmesi veya sınav öncesi endişelenmek normaldir. Bu endişeler, kişinin fonksiyonlarını olumsuz yönde etkilemez ve sınav veya görüşme gibi önemli olay ortadan kalktıktan sonra kişi sakinleşmeye başlar.
Kimi durumlarda ise anksiyeteye kalp çarpıntısı, terleme, ellerde ve ayaklarda uyuşma, mide krampı ve titreme gibi yoğun fiziksel semptomlar eşlik edebilir. Bedensel belirtilerle birlikte görülen anksiyete, düşünceleri, duyguları ve davranışları etkileyerek kişinin günlük hayatını etkileyecek boyutlara ulaşabilir. Yoğun, uzun süreli devam eden ve kişinin günlük hayatını etkilemeye başlamış kaygı, genellikle bir anksiyete bozukluğuna işaret eder ve tedaviyi gerektirir.
ANKSİYETE BELİRTİLERİ
Anksiyete belirtileri kişiden kişiye göre değişebilir ve bu belirtilerin seviyesini anlamaya yardımcı olabilecek
anksiyete testi bulunmaktadır. Farklı bozukluklarda farklı semptomlar ön plana çıkabilir ancak en yaygın anksiyete belirtileri arasında şunlar yer alır:
• Huzursuzluk hissi, tedirginlik
• Sakinleşmeyen zihin
• Sürekli kötü senaryolar düşünmek
• Uykuya dalmakta veya uyumakta güçlük, buna bağlı olarak ortaya çıkan yorgunluk hissi
• Fiziksel semptomlar (kalp çarpıntısı, terleme, titreme, kas gerginliği, solunum sıkıntısı, mide bulantısı, baş dönmesi)
• Sosyal durumlarda veya kalabalık içinde utanma, korkma
• Gelecekteki belirsizlikler hakkında aşırı endişelenme
• Duygusal ve fiziksel hassasiyet
ANKSİYETE BOZUKLUKLARI NELERDİR?
Anksiyete bozuklukları, anksiyete semptomlarının yoğunluğuna, sıklığına ve süresine bağlı olarak çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. En yaygın anksiyete bozuklukları şunlardır:
1. Yaygın Anksiyete Bozukluğu
Kişinin kendisi veya sevdiklerinin işi, ilişkileri, sağlığı gibi birçok farklı konu hakkında sürekli devam eden bir endişe ve korku duymasıdır. Kişi, kaygılandığının farkında olabilir veya olmayabilir ancak farkında olsa bile bu konular hakkında endişelenmeyi durduramaz. Genellikle uzun süre ve sürekli devam eden bir durum olduğu için kişinin yaşamının birçok alanını etkileyebilir.
2. Sosyal Anksiyete
Sosyal anksiyete, kişinin sosyal durumlarda ve başkalarının önünde eleştirilme, kendini küşük düşürme korkusuyla yoğun bir kaygı duymasıyla karakterizedir. Kişinin yargılanma ve alay edilme korkusu, sosyal ortamlardan uzaklaşmasına ve sosyal etkileşimlerini en aza indirmesine neden olabilir.
Sosyal anksiyete yaşayan biri, kimse onunla ilgilenmiyor olsa dahi herkes ona bakıyormuş ve kendisinin bir açığını arıyormuş gibi hissedebilir. Bu sebeple sosyal ortamlarda konuşmaktan, biriyle tanışmaktan, toplum içinde insanlarla etkileşime girmekten uzak durur.
3. Panik Bozukluğu
Ani panik atakların sık sık tekrarlaması ile karakterizedir. Bu ataklar sırasında kişi kalp çarpıntısı, ellerde titreme, terleme hatta kalp krizine benzer belirtiler deneyimleyebilir.
Panik bozukluğu semptomları arasında beklenmedik zamanlarda ortaya çıkan ani panik ataklar, bir sonraki panik atak olasılığından dolayı görülen panik ataklara bağlı anksiyete ve kalp çarpıntısı, terleme, titreme, nefes darlığı, baş dönmesi gibi fiziksel belirtiler bulunur.
Panik bozukluğu yaşayan kişi, kendisini ataklar karşısında çaresiz ve güçsüz hissedebilir ancak doğru tedavi ve destekle semptomlar hafifletilebilir ve ataklar kontrol altına alınabilir.
4. Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB)
Obsesyon adı verilen, tekrarlayan ve istenmeyen düşünceler ve kompulsiyon olarak adlandırılan, bu düşünceleri sakinleştirmek için ortaya çıkan, tekrarlayan zorlayıcı davranışlarla karakterizedir.
Kişi genellikle obsesyonları kontrol edemez ve bu düşünceler onda büyük bir endişe yaratır. Örneğin, sürekli olarak kirlenmiş olabileceği veya birilerine zarar verebileceği konusunda takıntılı düşüncelere sahip olabilir. Kompulsiyonlar, bu obsesyonları gidermek için görülen tekrarlayan davranışlardır. Örneğin, kişi sürekli olarak ellerini yıkayabilir veya kapıları kontrol edebilir.
5. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)
Travmatik bir olayın neden olduğu tekrarlayan düşünceler ve kabuslarla karakterizedir, kişinin yaşadığı veya tanık olduğu ciddi bir travma sonrasında ortaya çıkan bir anksiyete bozukluğudur.
TSSB’nin yaygın semptomları arasında tekrarlayan hatıralar (flashback), olaylarla ilgili rüyalar, olayla ilgili konuşmaktan veya olayı hatırlatan herhangi bir şeyden kaçınma, tetikte olma, depresif belirtiler yer alır.
ANKSİYETE NEDEN OLUR?
Anksiyete bozukluklarına neden olan birçok faktör vardır. Bazıları genetik, bazıları çevresel faktörlere bağlıdır. Anksiyete neden olur sorusuna verilebilecek yaygın nedenler şunlardır:
• Genetik yatkınlık: Genetik faktörler anksiyete bozuklukları için bir risk faktörüdür. Anne ya da babada anksiyete bozukluğu tanısı var ise bu durum bozukluğun çocuklarda görülme ihtimalini arttırmaktadır.
• Çevresel faktörler: Çocuklukta kötü bir deneyim yaşamak (ihmal, istismar), travmatik bir olaya maruz kalmak, sosyal destek mekanizmalarının yetersiz oluşu veya aile içi stres gibi çevresel faktörler anksiyete bozukluklarının gelişimine katkıda bulunabilir.
• Beyin kimyası (Nörotransmitterler): Beyindeki kimyasal dengesizlikler, anksiyete bozukluklarının gelişimine neden olabilir. Örneğin, düşük serotonin seviyesi anksiyete semptomlarını tetikleyebilir ve bireyin anksiyete yaşamasına neden olabilir.
• Kişilik faktörleri: Bazı kişilik özellikleri bireyleri anksiyete bozukluklarına daha yatkın hale getirebilir. Örneğin, takıntılı düşüncelere ve mükemmeliyetçiliğe eğilimi olan bir kişiliğe sahip olmak anksiyete bozukluklarının var olma ihtimalini artırır.
Anksiyete Bozuklukları Tedavisi: Anksiyete Nasıl Yenilir?
Anksiyete bozukluklarının tedavisi, var olan semptomların yoğunluğuna ve ortaya çıkma sıklığına bağlı olarak değişebilir. Tedavi seçenekleri arasında ilaçlar, terapi ve yaşam tarzı değişiklikleri yer alır.
1. İlaç Desteği
Anksiyete bozukluğunun tedavisinde antidepresanlar (özellikle ssrı grubu antidepresanlar) en sık kullanılan ilaçlar olup anksiyolitik grubu ilaçlar da bazı durumlarda ansiksiyete bozukluklarında kullanılabilir. Bu ilaçlar kullanılmaya başlanmadan önce bir psikiyatri uzmanıyla görüşülmeli ve ilaçlar reçete edildiyse alınmalıdır.
2. Psikoterapi Desteği
Bilişsel davranış terapisi (BDT), anksiyete semptomlarına odaklanan ve semptomları azaltmak için kullanılan öğretici yönü bulunan bir terapi yaklaşımıdır. Bilişsel Davranışçı Terapi, obsesif-kompulsif bozukluk, panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğu gibi durumlarda etkilidir. Bunlara ek olarak davranışçı terapiler ve bilinçli farkındalık temelli bilişsel davranışçı terapi de anksiyete bozukluğunda kullanılan psikoterapi uygulamaları arasındadır.
Hiwell ile
çevrimiçi terapi alabilir, kendinizi güvende hissettiğiniz alandan çıkmadan kaygınızı yenmenize yardımcı olacak bir uzmana ulaşabilirsiniz. BDT, davranışçı terapi, bilinçli farkındalık temelli terapi gibi birçok farklı yaklaşımda size en uygun psikologla eşleşip anskiyete ile baş etmeyi öğrenirsiniz.
3. Bireysel Müdahaleler
Stres yönetimi teknikleri öğrenmek, uyku düzeni, beslenme ve egzersize önem vermek anksiyete semptomlarını yönetmek için yapılabilecek yaşam tarzı değişiklikleridir. Anksiyete bozukluğu yaşayan insanların hayat kalitesini artırmak için alabilecekleri bazı önlemler bulunmaktadır:
• Öz bakım: Kendi kendine bakım alışkanlıkları geliştirmek; stresi azaltmak, anksiyete semptomlarını bilmek, bu semptomları yönetmek ve genel sağlığı iyileştirmek için önemlidir. Kendi kendine bakım alışkanlıkları arasında uyku kalitesine önem vermek ve yeterli uyku almak, sağlıklı beslenmek, kafein ve alkolden uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak ve sosyal etkileşim kurmak bulunmaktadır.
• Destek grupları: Destek grupları, anksiyete bozukluğu yaşayan insanların birbirleriyle tanışıp destek bulabilecekleri yerler olarak tanımlanabilir. Destek grupları sayesinde anksiyete bozukluğuna sahip kişiler, benzer deneyimleri olan kişiler ile tanışarak yalnız hissetmekten kurtulmakta, sosyal destek almakta ve anksiyete bozukluğuyla başa çıkmak için farklı stratejiler öğrenmektedir. Bu durum anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler için faydalı olmaktadır.
• Düzenli psikoterapi desteği: Terapi, anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerin semptomlarını yönetmek ve atak yaşamalarına neden olacak sebepler hakkında daha fazla bilgi edinmek için yardımcı olabilir.
• Etkili stres yönetimi: Stres, anksiyete semptomlarını tetikleyen faktörlerden biridir. Etkili stres yönetim teknikleri bilmek ve kullanmak anksiyete bozukluğu yaşayan insanlar için anksiyete belirtilerinin yönetiminde oldukça etkili bir yöntemdir. Stres yönetimi teknikleri arasında yoga yapmak, meditasyon uygulamaları, derin nefes egzersizleri ve ilgi alanlarınıza zaman ayırmak (resim yapmak, müzik aleti çalmak ya da çalmayı öğrenmek, spor aktiviteleri vs.) bulunur.
Sonuç olarak anksiyete bozuklukları, hayatı olumsuz yönde etkileyebilecek kadar şiddetli anksiyete yaşayan insanlar için ciddi bir sorun olabilir. Bu durumda kişiler bir ruh sağlığı uzmanına danışarak psikolojik destek almalıdır. Anksiyete bozuklukları psikoterapi desteği ile kontrol altına alınabilir. Ayrıca öz bakıma ağırlık vermek, destek gruplarına katılmak ve stres yönetim teknikleri öğrenmek anksiyete semptomlarını yönetmek için yapılabilecekler arasındadır.