Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
Fethin şehri, Fatih’in emaneti aziz İstanbul’umuzda sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum.
Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak için buradayız.
Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz.
Mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde hizmet eden tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum.
Projeyi birlikte başlattığımız partimizin kurucularından Bitlis Milletvekilimiz merhum Zeki Ergezen’i de rahmetle yad ediyorum.
Yollarımızın bakım, onarım işlerinde çalışan, sıcakta, soğukta en zorlu şartlarda özveri ile görev yapan tüm karayolları çalışanlarımıza şükranlarımı ifade ediyorum.
Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık, her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde. Bu kardeşlerimiz vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Tüm karayolları mensuplarımızdan Rabbim razı olsun.
23 yıldır halka hizmet hakka hizmettir şuuruyla çalışan bir kadroyuz.
Milletin emanetini yere düşürmemek, mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz.
Her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet ediyoruz.
Eski Türkiye’yi bilen herkes şunu kabul ediyor. İktidarlarımızın Türkiye’ye çağ atlattığı en başta ulaştırma vardır.
İstanbul Havalimanımız dünyanın en gözde havalimanlarından birisi olarak küresel bir markaya dönüştü Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında da adeta destan yazdık. Göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğu sadece 6101 kilometreydi.
23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayısını 77’ye ve kilometre sayısını 30 bin 49 kilometreye çıkarttık.
Sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştılar. Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda ‘takoz’ diye tanımladığımız bu zihniyetle karşı karşıya geldik. Hizmet ve eser düşmanı muhalefet karşımıza dikildi ve demediğini bırakmadı.
Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar dediler. Mevcut yolları koruyun yeter dediler. Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık.
Hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. 30 bin kilometreyi bu projede aştık. Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık. Emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü aştık.
Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen, yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen, milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen, ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık. Geçilmez denen tepeleri geçerek, milletimizin yolunu açtık. Bir yol destanı yazdık. Rabbim ömür verdikçe durmak yok yola devam diyorum. Ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, çevre kirliliğini azalttık. Şehirlerarası seyahat eziyet olmaktan çıktı keyfe dönüştü.
Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, körfez geçişi, 1915 Çanakkale köprüsü ve daha nice yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Trafik kazaları da azaltıldı. Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdik. Bunun kazancı parayla ölçülemez.
Gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği bir Türkiye inşa etmenin sevinci içerisindeyiz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz var.
23 sene önce 6101 km ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Bugün 30 bin km’yi aşmanın gururunu yaşıyoruz. Bu tekerlek tümsekte, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Onlar iş yapmaktan acizler. Onlar millete ufuk çizmekten acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, rüşvet çarkları dışında hiçbir icraatları yok.
Belediyeler üzerinden bir deli dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar, işi düşenin iliğini kurutmuşlar. Ortaya saçılan onca pislikten sonra utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar. Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya çalışmasına. Hukukun işlemesine engel olamazsınız. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı en isabetli kararı verecektir.
Mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak ancak yargı süreçlerinden çekinenlerin başvuracağı yöntemdir. Çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı neden? Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin. Biz eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz.
Öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız.