Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, İtalyan basınından La Gazzetta dello Sport'a röportaj verdi. Özel hayatından işine birçok soruya yanıt veren Tedesco, "“Şu anda Fenerbahçe’de çok iyiyim ama gelecekte İtalya’da çalışacağımdan eminim. Birçok kişi ‘Domenico, ne işin var?’ diyor ama İtalyan futbolu, ‘Quelli che il calcio…’yu izlediğim günlerden beri içimde" diyerek bir gün İtalya'da takım çalıştırmak istediğini itiraf etti.
Tedesco, ayrıca Nkunku transferi ve Skriniar'a yönelik ilgiye yönelik de dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İşte Tedesco'nun röportajı...
Tanışarak başlayalım: Tedesco kimdir?
“Ben sakin bir insanım ve bu olumlu bir özellik. İşimde stresli durumlara alışkınım; önemli olana odaklanırım, bahane üretmem. Bir kusurum var: Kendimden çok şey istiyorum ve başarıların tadını çıkarmıyorum.”
Bu sakin adamda İtalyan olan ne var?
“Kalabriya’da doğdum, ilk 2-3 yılımı Bocchigliero’da geçirdim ve yazları hep geri döndüm. Asfalt sahada yapılan, bütün kasabanın izlediği futbol turnuvalarını hatırlıyorum. Domenico Berardi de oynardı: Benden dokuz yaş küçük, ufak bir çocuktu ama çok güçlüydü; sahada hırslıydı.”
Bir hikâye olurdu: İtalya Milli Takımı’nın başında Tedesco, Berardi’yi çalıştırıyor. FIGC ile bir temas oldu mu?
“Evet, benimle ilgilenmeleri beni çok mutlu etti; değerlendirilen teknik direktörler arasında olmak büyük bir onurdu. Gattuso’yu buldukları için mutluyum. Futbolcuyken de çok severdim; yoğunluğu, zihniyeti ve profesyonelliği var. Bir de ikimiz de Kalabriyalıyız…”
Bir sonraki adım Serie A mı?
“Şu anda Fenerbahçe’de çok iyiyim ama gelecekte İtalya’da çalışacağımdan eminim. Birçok kişi ‘Domenico, ne işin var?’ diyor ama İtalyan futbolu, ‘Quelli che il calcio…’yu izlediğim günlerden beri içimde.”
Serie A’dan bir stadyum ve bir oyuncu seçelim.
“Marassi: çok güzel. Sonra San Siro, Juventus Stadyumu ve Leipzig’le oynadığım Bergamo stadı. Oyuncu olarak Bastoni: Benim için zirvede; toplu ve topsuz.”
Topsuz da mı? O konuda eleştiriliyor…
“Benim farklı fikirlerim var.”
Bu arada Galatasaray’a karşı hemen gol atan Guendouzi’yi aldınız.
“Doğru adam olduğuna inanıyorum. Bakışlarından çok uyanık olduğunu gördüm. Antrenman seviyesi ve taktikle ilgili sorular sordu. Bunu neredeyse kimse yapmıyor.”
Milan taraftarları Nkunku’nun sıradaki transfer olup olmadığını merak ediyor. Milan ile Fenerbahçe arasında neler oluyor?
“Bu söylentileri anlıyorum; Christopher’ı çok beğeniyorum ve birlikte 2022 Almanya Kupası’nı kazandık, Leipzig tarihindeki ilk kupaydı. Ancak ocak transfer dönemi özeldir; kimi alacağını her zaman sen belirleyemezsin, sadece sana bağlı değildir. Şu anda Christopher’ın Türkiye’ye gelmesinin düşük ihtimal olduğunu düşünüyorum.”
Peki Milan Skriniar’ın İtalya’ya dönme ihtimali?
“Bu konuşulmaz: Onu bırakmam. Milan sahada ve saha dışında çok önemli; düzgün bir insan, üst düzey bir oyuncu, her zaman oynamak istiyor ve ben de onunla aynı fikirdeyim. Burada çok güçlü oyuncular var: Savunma önünde Ederson ve Alvarez, Asensio, 24 yaşındaki Oosterwolde; bana göre şimdiden çok güçlü.”
Bir adım geri gidip hayattan konuşalım. Endüstri makine mühendisliği mezunu olmak size ne kattı?
“Bir düşünme biçimi bıraktı; hayata daha yapılı yaklaşmamı sağlıyor.”
Futbol dışında yaptığınız işler?
“İki yıl Daimler’de çalıştım, akustikle ilgileniyordum: Bir Mercedes sessiz olmalı ve biz de bunu sağlıyorduk.”
Buradan teknik direktörlüğe geçiş nasıl oldu?
“Mart 2017’de, Hoffenheim altyapısını çalıştırırken Erzgebirge’nin (Almanya 2. Ligi) başkanı aradı: ‘Gel, geleceği planlayalım, nasıl olsa düştük.’ Ben de ‘Başkan, düşmedik, deneyelim’ dedim. İlk beş maçın dördünü kazandık ve ligde kaldık.”
Kariyerinizdeki en zor an?
“Schalke’deki ilk kovulma. Benim için duygusal bir meseleydi; taraftarlarla ilişkim çok yakındı.”
Rusya’da Covid döneminden daha mı zordu?
“Evet. İlk kez gönderildiğinde tren çarpmış gibi oluyorsun. Moskova’da Covid’le birlikte elbette özel bir dönemdi. Orenburg’da oynuyoruz ve dönüşte herkesin lockdown’a girdiği söyleniyor. Antrenman yok, sokakta kimse yok, dışarıda metrelerce kar. Ekiple ‘eve gidelim’ diyoruz. İlk uçuş iptal ediliyor. İkincisi, Moskova–Minsk–Frankfurt, o da iptal. Charter ayarlıyoruz ve ‘hemen gelin’ diyorlar. 23.54’te kalktık; gece yarısından itibaren hava sahaları kapandı ve kimse uçamaz oldu.”
Bunca yolculuktan sonra İtalya’dan geriye ne kalıyor?
“Sekiz yıldır Bocchigliero’ya dönmedim, ailem Stuttgart’ta ama İtalya her zaman ev. İtalya ile beni futboldan ve müzikten bağlayan bir bağ var. Serie A’yı izliyorum, arkadaşlarım var; Allegri’yle ara sıra mesajlaşıyorum, bana her zaman kapılarını açtı. Bugün bir teknik direktör için en önemli şeyin insanla insan arasındaki iletişim olduğunu düşünüyorum; bu konuda o bir model. Müziğe gelince, her şeyi dinlerim; Ultimo ya da Alfa’dan da bir şeyler ama kimse Lucio Dalla gibi olmayacak. ‘Stella di mare’ her başladığında duygulanıyorum.”