Ankara

İsrail'de ders kitapları, Filistinlileri 'çözülmesi gereken sorun' olarak öğretiyor

- Kudüs İbrani Üniversitesi Dil ve Eğitim Bölümünden emekli Prof. Dr. Nurit Peled-Elhanan: - 'İsrail ders kitaplarında Filistinliler hiçbir şekilde temsil edilmiyor. İsrail'in zihninde, toplumsal söyleminde, kültüründe yoklar. Eğer onlardan söz ediliyorsa, yalnızca bir sorun, içerideki düşman ya da çözülmesi gereken bir mesele olarak bahsediliyor' dedi.

Kudüs İbrani Üniversitesi Dil ve Eğitim Bölümünden emekli insan hakları aktivisti Peled-Elhanan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yıllarca incelediği İsrail ders kitaplarının yalnızca eğitim materyali değil, aynı zamanda ulusal kimliği ve 'öteki' algısını şekillendiren ideolojik araçlar olduğunu ifade etti.

- 'Filistinliler yok sayılıyor, yalnızca tehdit olarak anılıyor'

İsrail ders kitaplarında Filistinlilerin temsiline ilişkin çalışmalarıyla tanınan ve Palestine in Israeli School Books: Ideology and Propaganda in Education (İsrail Ders Kitaplarında Filistin: Eğitimde İdeoloji ve Propaganda) kitabının yazarı olan Peled-Elhanan, araştırmalarını laik devlet okullarında okutulan ana akım ders kitapları üzerine yürüttüğünü söyledi.

İncelemelerinde en dikkati çeken bulgunun Filistinlilerin neredeyse tamamen görünmez kılınması olduğunu dile getiren Peled-Elhanan, 'İsrail ders kitaplarında Filistinliler hiçbir şekilde temsil edilmiyor. İsrail'in zihninde, toplumsal söyleminde, kültüründe yoklar. Eğer onlardan söz ediliyorsa, yalnızca bir sorun, içerideki düşman ya da çözülmesi gereken bir mesele olarak bahsediliyor.' dedi.

Ders kitaplarının Filistin toplumunu oluşturan bireyleri tamamen yok saydığını vurgulayan Peled-Elhanan, öğrencilerin Filistinli yazarlar, bilim insanları, sanatçılar, müzisyenler ya da akademisyenler hakkında hiçbir bilgi edinmediğini belirterek, 'Onlar tek tip, homojen bir topluluk olarak gösteriliyor. Bireyler yok. Filistinli yazarlardan, bilim insanlarından, sanatçılardan, tiyatroculardan ya da müzisyenlerden söz edilmiyor. Onlar hakkında hiçbir şey bilmiyoruz, sanki hiç var olmamışlar gibi.' diye konuştu.

Peled-Elhanan bunun yalnızca bilgi eksikliği oluşturmadığını aynı zamanda Filistinlilerin insan yönünü ortadan kaldırarak onları soyut bir 'güvenlik sorunu'na dönüştürdüğünü anlattı.

Bu anlayışın yıllar içinde toplumsal şiddeti de meşrulaştırdığını savunan Peled-Elhanan, Batı Şeria'da Filistin köylerine saldıran bir İsrail askerinin sözlerini örnek göstererek, 'Batı Şeria'da askerlerden biri, 'Bize çözülmesi gereken sorunlar olduğunu öğrettiniz. Biz de sorunu çözüyoruz.' dedi. Bu eğitimdir, her şey eğitimdir. Mesele yalnızca ders kitapları değildir. Ev, edebiyat, kültür ve çocukların anaokulundan itibaren öğrendiği şarkılar da bunun parçasıdır.' değerlendirmesinde bulundu.

- 'Haritalarda Büyük İsrail var, Filistin yok'

Peled-Elhanan, ders kitaplarında kullanılan haritaların da aynı ideolojik çerçeveyi yansıttığını belirtti. Bu haritaların yalnızca okullarda değil, hastaneler ve bankalar gibi kamusal alanlarda da kullanıldığına dikkati çekerek, 'Bir sağlık merkezine ya da bankaya giderseniz aynı haritaları görürsünüz. Bu, onların 'Büyük İsrail' olarak adlandırdığı haritadır.' dedi.

Söz konusu haritalarda Batı Şeria'nın İsrail'in doğal parçası olarak gösterildiğini ifade eden Peled-Elhanan, buna karşılık Arap şehirleri ve köylerinin sistematik biçimde silindiğini söyledi.

Bu durumun çocukların gerçekliği algılama biçimini doğrudan etkilediğini belirten Peled-Elhanan, şunları kaydetti:

'İsrail sınırları içinde bile hiçbir Arap şehri ya da köyü gösterilmiyor. Buna karşılık Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerin tamamı haritalarda yer alıyor. Çocuklar Filistinlilerin işgalci olduğuna inanıyor. 'Bu bizim toprağımız ve onlar burayı işgal etti' diye düşünüyorlar. 1990'ların sonlarında bazı 'yeni tarihçiler' Deyr Yasin, Kefr Kasım gibi katliamların ders kitaplarında katliam olarak anılması için çaba gösterdi, buna rağmen anlatı değişmedi. Filistinliler, ders kitaplarında 'Filistinli' olarak dahi anılmıyor. Bunun yerine sürekli 'İsrailli Araplar' ifadesi kullanılıyor. Katliamlardan söz ediliyordu ama bölümün sonunda her zaman sonuçlarının bizim için iyi olduğu anlatılıyordu. Örneğin Deyr Yasin Katliamı'nın Arapların topraklarından kaçmasını sağladığı ve bunun olumlu bir gelişme olduğu yazılıyordu.'

- 'Holokost eğitimi çocukları korku üzerinden şekillendiriyor'

İsrail'de ulusal kimliğin temel unsurunun Siyonizm değil Holokost olduğunu savunan Peled-Elhanan, Holokost eğitiminin tarih öğretmenin ötesinde siyasal ve psikolojik bir işleve sahip olduğunu belirterek, 'Holokost, çocukları her yıl travmatize etmek, bütün dünyanın antisemitik olduğuna ve kendileri için tek güvenli yerin İsrail olduğuna inandırmak amacıyla öğretiliyor.' diye konuştu.

Öğretmen kılavuzlarında ilkokul ikinci sınıf öğrencilerine dahi Holokost'un Yahudilerin bir devleti ve ordusu olmadığı için yaşandığının anlatıldığını aktaran Peled-Elhanan, bunun çocuklarda sürekli tehdit algısı oluşturduğunu ifade etti.

Bu anlayışın doğal sonucunun 'biz' ve 'ötekiler' ayrımı olduğunu dile getiren Peled-Elhanan, 'Bunun amacı, kendilerinden olmayan herkesten korkan insanlar yetiştirmektir. İsrail'deki egemen grup Doğu Avrupa kökenli Aşkenaz Yahudileridir. Bunun dışında kalan herkes ya küçümseniyor ya alaya alınıyor ya da tamamen yok sayılıyor' dedi.

Arap Yahudileri ve Etiyopyalı Yahudilerin tarihinin de benzer biçimde müfredattan dışlandığını ifade eden Peled-Elhanan, bu toplulukların geçmişlerinin ve kültürel miraslarının öğrencilere aktarılmadığına işaret etti.

Gazze'de yaşananların da aynı anlatı çerçevesinde sunulduğuna dikkati çeken Peled-Elhanan, 'Bugün Gazze'de canlı yayınlanan bir soykırım yaşanıyor. Ama bunu şimdiden bir zafer olarak sunacak şekilde kurguladılar. Holokost'la bağlantı kurarak, 'Yine tehdit edildik, yeniden yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldık ve hepinizi biz kurtardık.' anlatısını oluşturuyorlar.' ifadelerini kullandı.

Avrupa'daki siyasi ve akademik çevrelerin de İsrail eğitim sistemine yönelik eleştiriler karşısında sessiz kaldığını savunan Peled-Elhanan, özellikle Filistin ders kitaplarını hedef alan uluslararası kampanyalara karşı akademik çalışmaların dikkate alınması gerektiğini söyledi. Filistin ders kitaplarının hem doğrudan İsrail hem de uluslararası kurumlar aracılığıyla dolaylı biçimde sansürlendiğini ifade eden Peled-Elhanan, İsrail Eğitim Bakanlığı'nın Doğu Kudüs'te okutulan Filistin müfredatına doğrudan müdahale ettiğini sözlerine ekledi.