Gündem

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Siyasi partiler ve seçim sistemi yeniden düzenlenmeli"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2017'de Parlamenter Sistem'den Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğini hatırlatarak, "Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir" dedi.

(ANKARA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2017'de Parlamenter Sistem'den Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğini hatırlatarak, "Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündeme ilişkin Türkgün gazetesine değerlendirmelerde bulundu.

CHP'de "mutlak butlan" kararıyla başlayan tartışmaların iç çatışmaya ve ardından ayrışmaya dönüşmesini tasvip etmediklerini söyleyen Bahçeli, birliğin bozulmamasını istediklerini, yer yer tecrübelerini paylaşıp tavsiyelerde bulunduklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Ancak gelinen noktada Özgür Bey ve arkadaşları 'YENİ Parti'yi kurdular. Yargıtay kayıtlarına göre siyasi parti sayısını bir artırarak 190. parti oldular. CHP'nin bölünmesini tasvip etmesek de kendilerine ve partilerine başarılar diledik. Siyasette ahlaklı, ilkeli ve seviyeli, Türkiye ve Türk milleti için mücadele eden her Türkiye partisini şüphesiz ki kıymetli buluyoruz. Ayrıca CHP'ye siyasi patinaj yaptıran ve Türk kamuoyunu fazlasıyla meşgul eden yolsuzluk ve usulsüzlüklerin, parti içi çatışmanın da son bulmasını ve bu sürecin Türk siyasetinde ihtiyaç duyulan temiz siyasete ve arınmaya katkı sunmasını temenni ediyoruz.

İstikrarlı, köklü siyasi partilerin, Türk demokrasisinin ve siyasetinin kurumlaşmasına, Türkiye'nin gelişmesi ve kalkınmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. Esas mesele siyasette ilke, seviye ve etik değerlere bağlılık, siyasetin finansmanının, merkezi yahut yerel idarelerdeki yönetme sorumluluğunun şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir bir anlayışla, siyaset alanını genişleten katılımcı, kapsayıcı demokratik bir yaklaşımla şekillendirilmesi, siyasetin milli menfaatleri önceleyen ahlaki bir zeminde yapılması gereğidir."

YENİ PARTİ'YE "TERÖRSÜZ TÜRKİYE" ELEŞTİRİSİ

Bahçeli, "'Terörsüz Türkiye' gibi Türkiye’nin en önemli meselesine bakışta bir ilkenin, kararlı bir duruşun, çözüm iradesine yönelik parti kurumsallığında ortak bir iradenin ortaya konulamaması, arzu ettiğimiz güçlü siyasi kurumsallaşmanın 'YENİ Parti'de henüz temin edilemediğini göstermiştir" ifadesini kullandı.

Parlamenter Sistem'den Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne 2017'de geçildiğini hatırlatan Bahçeli, "Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir" değerlendirmesini yaptı.

"TERÖRÜN TASFİYE EDİLMESİYLE YATIRIMCININ GÜVENİ ARTACAK"

Bahçeli, "Terörsüz Türkiye"nin güvenlikten ekonomiye uzanan yeni bir jeopolitik avantaj sağlayacağını belirterek, terörün tasfiye edilmesiyle yatırımcı güveninin artacağını ve üretim kapasitesinin güçleneceğini, daha önce terörle anılan bölgelerde ekonomik ve sosyal hayatın canlanacağını kaydetti.

Terörle mücadeleye ayrılan kaynakların artık eğitim, sağlık, tarım, teknoloji, istihdam ve altyapı yatırımlarına yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, yalnızca bugünün değil, yarının da meselesidir. Yıllar boyunca terörle mücadeleye ayrılmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul, yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti, çiftçimize sulama kanalı, tarımsal destek, kırsal kalkınma, gençlerimize teknoloji merkezi, üniversite yatırımı, gençlik projesi, kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah, esnafımıza kredi, sanayicimize yatırım, şehirlerimize altyapı, köylerimize yol, meralarımıza ıslah, tarlalarımıza bereket olarak döndürmeliyiz. Terörü milletimizin gündeminden geri dönülmemek üzere çıkarmak, güvenlik mecburiyetiyle tüketilen imkanları kalkınma seferberliğine dönüştürmek 'Terörsüz Türkiye' ile vücut bulacaktır" diye konuştu.

"'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' GENÇLERE BIRAKILACAK EN BÜYÜK MİRASTIR"

Terörsüz Türkiye'nin gençlere bırakılacak en büyük miras olduğunu söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:

"Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yön verecek en önemli toplumsal güç, hiç şüphesiz gençlerimizdir. Terörün gölgesinde büyüyen nesiller ile güven, huzur ve istikrar içerisinde yetişen nesiller arasında hem psikolojik hem de sosyolojik açıdan ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle 'Terörsüz Türkiye', yalnızca bugünün güvenlik meselesi değil, geleceğin insan kaynağına, toplumsal düzenine ve kalkınma hedeflerine yapılan en önemli yatırımdır. Hatırlatmak isterim ki, bugün 40'lı yaşlarına gelmiş vatandaşlarımız gençliğinde terörsüz bir dönem görmemiştir. 'Terörsüz Türkiye' hedefine ulaştığımızda ise bundan sonraki nesiller terörün karanlık ve kirli yüzüyle muhatap olmayacak, aynı kaygıları taşımayacak, parlak bir istikbale yürüyecektir."

"ELİNE, BELİNE VE DİLİNE SAHİP OLUN" ÇAĞRISI

Hz. Muhammed'in "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" hadisini anımsatan Bahçeli, şunları kaydetti:

"Kardeşlik iklimini zehirlemeye çalışanları, provokasyonlarla siyasi rant devşirme peşinde olanları uyarıyorum. Herkesi, Hünkarımız Hacı Bektaş-ı Veli düsturunca eline, beline ve diline sahip olmaya davet ediyorum. En büyük güç, farklılıkları vahdete dönüştürebilmededir. Kardeşliği zaafa uğratan, fitneyi ve ayrışmayı siyasetin aracı haline getiren hiçbir yaklaşım karşılıksız kalmaz, milletimizin ferasetinden de kaçmaz. Kimin ortak akla ve kardeşliğe, kimin ayrıştırmaya hizmet ettiğini görür. Günü geldiğinde yapılan şovlara değil, niyete ve neticeye bakar, hesabı da sandıkta sorar. Ayrıca tek derdi MHP hazımsızlığı olan mahfillerin, içinde bulunduğu şizofrenik durumdan bir an evvel kurtulmaları ülkemizin, milletimizin, hatta kendilerinin de hayrına olacaktır.

Türkiye, terörü ve terörizmi bütün unsurlarıyla ülkemizin gündeminden kalıcı bir şekilde çıkarma aşamasındadır. Bu önemli bir fırsat ve kazanımdır, heba edilmeyecektir. Önümüzdeki dönemde, silahsız ve terörsüz Türkiye'de siyaset ve demokratik kurumlar öne çıkacak, toplumsal mutabakat milli birlikle buluşacak ve güçlenecektir."