<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tele1 TV Canlı yayın</title>
    <link>https://www.tele1.com.tr</link>
    <description>Tele1 Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tele1.com.tr/rss/istanbul" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 09:41:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/rss/istanbul"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayasofya'nın ana kubbesindeki restorasyon çalışmalarında yeni aşamaya geçildi]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/ayasofyanin-ana-kubbesindeki-restorasyon-calismalarinda-yeni-asamaya-gecildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/ayasofyanin-ana-kubbesindeki-restorasyon-calismalarinda-yeni-asamaya-gecildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kubbenin dış yüzeyindeki güçlendirme çalışmalarıyla eş zamanlı olarak iç yüzeyde bulunan mozaik süslemelerin konservasyon, restorasyon ve güçlendirme işlemlerinin de bütüncül, sağlıklı ve güvenli şekilde yürütülmesi planlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde sürdürülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı koruma, restorasyon ve güçlendirme çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi.</p>

<p>Ana kubbedeki restorasyonun güvenli koşullarda sürdürülebilmesi amacıyla kurulan geçici çelik çatının yüksek güvenlik standartlarına sahip koruyucu brandayla kaplanmasına başlandı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya'nın ibadete açılışının 6. yılı dolayısıyla NSosyal'deki hesabından yaptığı açıklamada, gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının 6. yılını kutlayan Ersoy, Ayasofya'nın Fatih Sultan Mehmet'in emaneti ve İstanbul'un fethinin en büyük nişanesi olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihi kararıyla mabedin yeniden asli hüviyetine kavuştuğunu kaydetti.</p>

<p>Ayasofya'nın ana kubbesinde yapılacak çalışmaya ilişkin bilgi de veren Ersoy, bilim heyeti rehberliğinde yürütülen uygulamayla tarihi yapının iklim koşullarına karşı korunduğunu, mozaiklerin güvence altına alındığını ve tüm çalışmaların özgün dokuya zarar verilmeden büyük hassasiyetle sürdürüldüğünü aktardı.</p>

<p>Bakan Ersoy, 'Medeniyetimizin en kıymetli miraslarından Ayasofya'yı bilimsel koruma anlayışıyla gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Fatih'in emaneti Ayasofya, ezanla, duayla ve tüm ihtişamıyla ilelebet yaşamaya devam edecek.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>- Ana kubbede güçlendirme ihtiyacı belirlendi</p>

<p>Tarihi ve mimari özellikleriyle dünya kültür mirasının en önemli eserleri arasında yer alan Ayasofya'da yapılan kapsamlı analiz ve incelemelerde, kubbenin güçlendirilmesi gerektiği tespit edildi. Kubbedeki kurşun örtünün onarılması ve kapsamlı güçlendirme uygulamalarının gerçekleştirilebilmesi için mevcut kurşun kaplamaların sökülerek onarılması veya yenilenmesi zorunluluğu ortaya çıktı.</p>

<p>Kubbenin dış yüzeyindeki güçlendirme çalışmalarıyla eş zamanlı olarak iç yüzeyde bulunan mozaik süslemelerin konservasyon, restorasyon ve güçlendirme işlemlerinin de bütüncül, sağlıklı ve güvenli şekilde yürütülmesi planlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılacak uygulamaların hassasiyeti nedeniyle kubbenin kurşun örtüsü kaldırılırken, yapının mevsimsel hava şartlarından etkilenmemesi ve iç kısımda bulunan mozaiklerin zarar görmemesi için koruma tedbirleri değerlendirildi. Gerçekleştirilen bilim heyeti toplantılarında, kubbe yüzeyinin geçici olarak kapatılması gerektiği kararlaştırıldı.</p>

<p>Bu doğrultuda kubbenin üzerinin geçici çelik konstrüksiyon ve uygun nitelikte koruyucu brandayla kapatılmasının ardından imalatlara başlanması uygun bulundu.</p>

<p>- Brandayla kaplama işlemine başlandı</p>

<p>Ana kubbenin gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında alanın dış etkenlerden korunması için kurulan geçici çelik çatının brandayla kapatılması aşamasına gelindi. Kubbe üzerindeki restorasyon çalışmalarının iklim koşullarından etkilenmeden ve güvenli ortamda sürdürülebilmesi amacıyla geçici çelik çatının koruyucu brandayla kaplanması işlemine başlandı.</p>

<p>Proje kapsamında kullanılacak koruma örtüsü, alanında uzman akademisyenler ile koruma uzmanlarından oluşan Bilim Heyeti tarafından gerçekleştirilen detaylı teknik incelemeler sonucunda belirlendi. Kubbenin kurşun görünümüyle uyum sağlaması amacıyla gri renkte seçilen branda, yangın risklerine karşı en yüksek güvenlik standartlarını karşılayan alev yürütmez malzemeden üretildi.</p>

<p>Uygulama öncesi kubbenin mevcut yük dengesi ve geçici çelik konstrüksiyonun taşıma kapasitesi dikkate alınarak mimari ve mühendislik gereklilikleri doğrultusunda ağırlık ve rüzgar yüküne ilişkin hesaplamalar tamamlandı.</p>

<p>Geçici koruma uygulaması, tarihi yapının özgün dokusuna ve malzeme bütünlüğüne zarar vermeyecek şekilde titizlikle planlandı. Uygulama sayesinde hem kubbenin iç ve dış yüzeylerinde yürütülecek restorasyon çalışmaları hava koşullarından korunacak hem de çalışma alanındaki iş güvenliği en üst seviyede tutulacak.</p>

<p>Restorasyon süreci boyunca Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, ibadete ve ziyaretçilere açık olmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/ayasofyanin-ana-kubbesindeki-restorasyon-calismalarinda-yeni-asamaya-gecildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-24-112241.png" type="image/jpeg" length="23757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ciddiye alınmayan bel ağrısı böbrek hasarına yol açabiliyor]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/ciddiye-alinmayan-bel-agrisi-bobrek-hasarina-yol-acabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/ciddiye-alinmayan-bel-agrisi-bobrek-hasarina-yol-acabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, hafife alınan bel ağrısının böbrek hasarına yol açabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, günlük yaşamda sık görülen bel ve yan ağrısı şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvuran birçok kişi, sorunun kaynağını yalnızca kas ve iskelet sistemiyle ilişkilendirilebiliyor. Söz konusu ağrılar, çoğu zaman basit bir kas ağrısı olarak değerlendirilse de bazı durumlarda böbrek taşı gibi ciddi sorunların habercisi olabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle geç fark edilen böbrek taşları, kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Ağrının tek taraflı olması, aralıklı şiddetlenmesi veya eşlik eden farklı belirtilerin bulunması durumunda tablonun daha dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, her bel ağrısının fıtık olmadığını ve böbrek kaynaklı nedenlerin mutlaka araştırılması gerektiğini aktararak, erken tanının hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Bel ve yan ağrısı şikayetleriyle hastaların farklı branşlara başvurabildiğine değinen Atış, 'Bu hastalar ortopediye, fizik tedaviye ya da beyin cerrahisine gidebildiği gibi ürolojiye de başvurabiliyor, çünkü bu ağrıların altında sadece bel fıtığı değil, böbrek taşı gibi ürolojik nedenler de yatabiliyor.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Atış, doğru tanı için tüm sistemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine ve aksi durumda hastalığın gözden kaçabileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p>

<p>'Böbrek taşları bazı hastalarda şiddetli ağrıya yol açarken, bazı durumlarda sessiz ilerleyebilir. Sessiz ilerleyen taşlar ise tanının gecikmesine neden olabilir. Taş, böbrekte tıkanıklık oluşturursa ciddi hasar gelişebilir ve bu durum böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilir. Erken dönemde teşhis edilen böbrek taşları genellikle endoskopik yöntemlerle kolayca tedavi edilebiliyor. Ancak gecikmiş ve böbrekte hasar oluşturmuş vakalarda daha ileri cerrahi yöntemlere başvurmak zorunda kalabiliyoruz. Hatta bazı durumlarda böbreğin alınması gerekebilir.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/ciddiye-alinmayan-bel-agrisi-bobrek-hasarina-yol-acabiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/aa/ciddiye-alinmayan-bel-agrisi-bobrek-hasarina-yol-acabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="27115"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kağıthane'de çocuklar lastik yaktı: Dumandan etkilenen KOAH hastası kadın hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/kagithanede-cocuklar-lastik-yakti-dumandan-etkilenen-koah-hastasi-kadin-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/kagithanede-cocuklar-lastik-yakti-dumandan-etkilenen-koah-hastasi-kadin-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) - KAĞITHANE'de çocukların bir binanın duvarında lastik yakması nedeniyle yangın çıktı. Alevler çevredekiler tarafından söndürülürken, binanın dış duvarında hasar meydana geldi. Olay sırasında KOAH hastası Fatma U. (50) yangın nedeniyle yoğun dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Tedavisinin ardından taburcu edilen kadın şikayetçi olurken, polis şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı.</p>

<p>Olay, dün saat 18.30 sıralarında Yeşilce Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çocuklar apartmanın dış duvarına bitişik alanda lastik yaktı. Ateş kısa sürede büyüyerek binanın dış cephesine sıçradı. Yangını fark eden çevredekiler müdahale ederek alevleri söndürdü. Yangın nedeniyle apartmanın dış duvarında hasar meydana gelirken, yükselen yoğun duman binaya doldu. Bu sırada binada yaşayan KOAH hastası Fatma U. dumandan etkilenerek fenalaştı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Serum verilen kadın ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Tedavisinin ardından taburcu edilen Fatma U.'nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KADIN ŞİKAYETÇİ OLDU</p>

<p>Fatma U., tedavisinin ardından Çeliktepe Polis Merkezi Amirliği'ne giderek ifade verdi. Kadının ateşi yakan çocuklardan şikayetçi olduğu öğrenildi. Polis ekipleri, kimliklerini belirledikleri şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Yaşananlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, çocukların apartmanın dış duvarına bitişik alanda çakmakla lastik yaktıkları anlar görülüyor. Dumanlar sokağı kaplarken, bu sırada çevre sakinlerindne 2 kişi dumanı görerek binanın yanına geliyor. Bina bitişiğinde bulunan araçlarını çekenlerin yanı sıra, çevredekilerin itfaiyeyi aradığı anlar da görüntülerde yer alıyor. Bu sırada bir bina sakini alevlere su dökerek müdahale ediyor yoğun duman bir süre daha sokakta etkili oluyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güvenlik, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/kagithanede-cocuklar-lastik-yakti-dumandan-etkilenen-koah-hastasi-kadin-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/kagithanede-cocuklar-lastik-yakti-dumandan-etkilenen-koah-hastasi-kadin-hastaneye-kaldirildi.jpg" type="image/jpeg" length="65420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul merkezli 7 ilde dolandırıcılık operasyonu: 12 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/istanbul-merkezli-7-ilde-dolandiricilik-operasyonu-12-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/istanbul-merkezli-7-ilde-dolandiricilik-operasyonu-12-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DÜZELTME: 'İstanbul merkezli 7 ilde dolandırıcılık operasyonu: 12 şüpheli gözaltına alındı' başlıklı haberde yer alan 'İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.' cümlesi, 'İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.' şeklinde düzeltilmiştir.</p>

<p>Esra GÜNTEPE / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, örgüt lideri konumunda bulunan 1 kişi ve 2 örgüt yöneticisinin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada adı geçen ve cezaevinde bulunduğu öğrenilen 4 şüpheli hakkında ise işlem başlatıldı. Firari 12 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik soruşturma kapsamında soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturmada adı geçen şüphelilerin mağdurları telefonla arayarak kendilerini banka görevlisi olarak tanıttıkları, hileli yöntemlerle para temin ettikleri tespit edildi. Teknik ve fiziki takip çalışmaları ve elde edilen deliller doğrultusunda, 21 mağduru dolandırdıkları belirlenen toplam 28 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.</p>

<p>7 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON; 12 GÖZALTI</p>

<p>Soruşturma kapsamında İstanbul merkezli olmak üzere, Batman, Gaziantep, Amasya, Kırıkkale, Trabzon ve Kayseri'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda cezaevinde bulunan 4 şüpheli hakkında işlem başlatılırken, örgüt lideri konumunda bulunan 1 kişi ve 2 örgüt yöneticisinin da aralarında bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alındı. Firari olan 12 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü, soruşturmanın titizlikle devam ettiği belirtildi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güvenlik, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/istanbul-merkezli-7-ilde-dolandiricilik-operasyonu-12-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2024/12/gozalti-3.jpg" type="image/jpeg" length="77263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da kaçak göçmen operasyonu: 39 kişi yakalandı]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/istanbulda-kacak-gocmen-operasyonu-39-kisi-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/istanbulda-kacak-gocmen-operasyonu-39-kisi-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Derya EVREN KORKMAZ / İSTANBUL, (DHA)- FATİH ve Bahçelievler'de göçmen kaçakçılığına yönelik düzenlenen operasyonda 39 kaçak göçmen ile organizatör olduğu belirlenen 4 şüpheli yakalandı. Operasyonda 1 deniz botuna da el konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul emniyeti Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığının önlenmesine yönelik yürüttüğü çalışmalara devam ediyor. Ekipler, çalışmalar kapsamında Fatih Nişanca Mahallesi'nde göçmen kaçakçılığı yapıldığını belirledi. Araştırmalar sonucunda 2 araca 9 yabancı uyruklu kişinin bindiği tespit edildi. Durdurulan araçlarda 9 kaçak göçmen ile göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 2 sürücü yakalanırken, 1 deniz botuna el konuldu. Çalışmaların devamında Fatih ve Bahçelievler'de kaçak göçmenlerin kullandığı 'şok evi' olarak tabir edilen 3 ev belirlendi. Belirlenen evlere düzenlenen operasyonlarda 30 kaçak göçmen ile göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 2 şüpheli daha yakalandı.</p>

<p>Operasyonlarda yakalanan toplam 39 kaçak göçmen, sınır dışı işlemleri için İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edildi. Gözaltına alınan 4 şüpheliden 3'ü adli makamlarca serbest bırakılırken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güvenlik, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/istanbulda-kacak-gocmen-operasyonu-39-kisi-yakalandi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/istanbulda-kacak-gocmen-operasyonu-39-kisi-yakalandi.jpg" type="image/jpeg" length="53224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatih'te uyuşturucu operasyonu: 2 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/fatihte-uyusturucu-operasyonu-2-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/fatihte-uyusturucu-operasyonu-2-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emre KURT / İSTANBUL, (DHA)- FATİH'te bir eve düzenlenen narkotik operasyonunda 49 kilo 250 gram metamfetamin ile uyuşturucu yapımında kullanıldığı değerlendirilen katkı maddesi ele geçirildi. Operasyonda 2 şüpheli gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretinin önlenmesine yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında 20 Temmuz'da Fatih'te belirlenen bir eve operasyon düzenledi. Evde yapılan aramalarda 42 kilo 450 gram sıvı metamfetamin, 6 kilo 800 gram metamfetamin, 3 kilo 400 gram katkı maddesi ile 3 hassas terazi ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan 2 şüpheli hakkında başlatılan soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güvenlik, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/fatihte-uyusturucu-operasyonu-2-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/fatihte-uyusturucu-operasyonu-2-gozalti.jpg" type="image/jpeg" length="84557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayrampaşa'da pazar yerinde erkek cesedi bulundu]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/bayrampasada-pazar-yerinde-erkek-cesedi-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/bayrampasada-pazar-yerinde-erkek-cesedi-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vehbi DEMİR - Emin YEŞİL / İSTANBUL (DHA) - BAYRAMPAŞA'da kapalı pazar yerindeki vatandaşlar yerde hareketsiz yatan bir kişi olduğunu fark etti. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptığı kontollerde kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Cenaze kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay, sabah saatlerinde Kocatepe Mahallesi'nde bulunan Cumartesi Kapalı Pazar yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, pazar yerinde bulunanlar yerde hareketsiz yatan bir kişi olduğunu fark etti. Çevredekiler durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrollerde, yerde yatan erkeğin yaşamını yitirdiği tespit edildi. Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından hayatını kaybeden kişinin cenazesi, kimliğinin ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. Polis olayla ilgili çalışma başlattı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güvenlik, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/bayrampasada-pazar-yerinde-erkek-cesedi-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/bayrampasada-pazar-yerinde-erkek-cesedi-bulundu.jpg" type="image/jpeg" length="94486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye denizlerinde pusula denizanası yüzde 70 arttı]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/turkiye-denizlerinde-pusula-denizanasi-gorulmesi-son-iki-yilda-yuzde-70-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/turkiye-denizlerinde-pusula-denizanasi-gorulmesi-son-iki-yilda-yuzde-70-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜDAV'ın 'Ya Yakarsa' Ulusal Denizanası İzleme Programı verilerine göre en fazla pusula denizanası bildirimi Çanakkale, İstanbul ve Tekirdağ'dan geldi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan TÜDAV araştırmacısı ve İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Araştırma Görevlisi Dr. İlayda Destan Öztürk, pusula denizanasının özellikle son iki yıldır Kuzey Ege ve Marmara Denizi'nde daha sık görülmeye başladığını kaydetti.</p>

<p>Denizanalarının yaklaşık 600 milyon yıldır deniz ekosisteminin bir parçası olduğunu vurgulayan Öztürk, 'Pusula denizanası, insan sağlığını tehdit edebilen denizanası türlerinden biri. Ancak bu, onun ekosistem açısından zararlı olduğu anlamına gelmiyor. Denizlerdeki her canlının bir görevi ve ekosistemde bir işlevi var. Türler arasındaki besin ağı ilişkilerinin korunması, ekosistemlerin çevresel değişimlere karşı daha dirençli olmasını sağlıyor. Denizanaları da milyonlarca yıldır bu besin ağının doğal ve önemli bileşenlerinden biri. Bizim amacımız onları korkulacak canlılar olarak göstermek değil, ekosistemdeki rollerini anlamak ve değişimlerini bilimsel olarak izlemek.' dedi.</p>

<p>Pusula denizanasının Türkiye sularına yeni gelen bir tür olmadığını, uzun yıllardır Akdeniz ve Ege Denizi'nde ve 2000'li yıllardan itibaren de Marmara Denizi'nde görülmekte olduğunu belirten Öztürk, son iki yılda özellikle Kuzey Ege ve Marmara Denizi'nde dikkat çeken bir artış olduğu bilgisini verdi.</p>

<p>Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında pusula denizanası sayısının arttığını bildiren Öztürk, sıcak geçen kışlar, deniz suyu sıcaklığındaki yükseliş, besin tuzu zenginleşmesi ve akıntılar gibi çevresel faktörlerin bu artışta etkili olabileceğini anlattı.</p>

<p>Öztürk, denizanaları gibi geniş alanlara yayılan ve mevsimsel değişkenlik gösteren canlıların izlenmesinde vatandaş biliminin büyük önem taşıdığını, bilim insanlarının tüm kıyıları aynı anda izlemesinin mümkün olmadığını ifade etti.</p>

<p>TÜDAV bünyesinde yürütülen Ya Yakarsa Ulusal Denizanası İzleme Programı'na gönderilen fotoğrafların uzmanlar tarafından incelendiğine değinen Öztürk, 'Vatandaşlardan gelen doğrulanabilir kayıtlar türlerin dağılımını, mevsimsel değişimlerini ve olası yoğunlaşmaları anlamamız açısından büyük değer taşıyor. Bugün bize sıradan görünen bir fotoğraf, birkaç yıl sonra denizlerimizdeki değişimi ortaya koyacak en önemli bilimsel kayıtlardan biri olabilir.' diye konuştu.</p>

<p><strong>- Temas halinde yapılması gerekenler</strong></p>

<p>Pusula denizanasının temas halinde ciltte ağrı, kızarıklık ve yanma hissine neden olabildiğini anlatan Öztürk, temasın özellikle alerjik bünyelerde daha ciddi reaksiyonlara yol açabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşların denizanalarına çıplak elle dokunmaması gerektiğinin altını çizen Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Temas halinde bölge tatlı suyla değil deniz suyuyla temizlenmeli. Çıplak elle müdahale edilmesi ya da ovalanması, henüz açılmamış yakıcı kapsüllerin açılmasına ve etkinin artmasına neden olabilir. Gerekirse tentakül kalıntıları bir kredi kartı ya da bıçağın sırt kısmı yardımıyla dikkatlice uzaklaştırılabilir. Alerjik kişilerde temas daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği için vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor. Ancak bu durum, denizanası görülen her bölgede denize girilemeyeceği anlamına gelmiyor. Yoğunluğun yüksek alanlarda temastan kaçınmak ve yetkililerin uyarılarını dikkate almak gerekiyor.'</p>

<p>İklim değişikliğiyle deniz suyu sıcaklıklarının yükselmeye devam ettiğini vurgulayan Öztürk, gelecekte insan sağlığını etkileyebilecek deniz canlılarıyla karşılaşma olasılığının artabileceği, bu nedenle ulusal izleme programlarının hem bilimsel çalışmalar hem de kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/turkiye-denizlerinde-pusula-denizanasi-gorulmesi-son-iki-yilda-yuzde-70-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-17-113958.png" type="image/jpeg" length="65135"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul merkezli 10 ilde bahis ve şike iddialarına ilişkin düzenlenen operasyonda 17 zanlı yakalandı]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/istanbul-merkezli-10-ilde-bahis-ve-sike-iddialarina-iliskin-duzenlenen-operasyonda-17-zanli-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/istanbul-merkezli-10-ilde-bahis-ve-sike-iddialarina-iliskin-duzenlenen-operasyonda-17-zanli-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Aralarında bazı kulüp yöneticilerinin de olduğu 19 şüpheliden 17'si, İstanbul merkezli 10 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda yakalandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - İstanbul merkezli 10 ilde yasa dışı bahis ve şike iddialarına ilişkin düzenlenen operasyonda, aralarında bazı kulüp yöneticilerinin de olduğu 17 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince bahis ve şike iddialarına yönelik çalışma yürütüldü.</p>

<p>Çalışma kapsamında, Türkiye'de yerleşik olarak faaliyet gösteren yasal bahis sitelerinden futbol kulüplerindeki yöneticilere ait 2020-2026 arasını kapsayan veriler alındı.</p>

<p>Yapılan çalışmalarda, kulüplerinde yönetici olarak görev aldıkları dönemde bahis kuponları bulunan kişiler belirlendi.</p>

<p>Bahis yaptığı tespit edilen 19 şüpheli hakkında savcılığın gözaltı kararı vermesinin ardından İstanbul merkezli 10 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyonda 17 şüpheli yakalanırken, 2 şüpheliyi arama çalışmaları ise sürüyor.</p>

<p>Haklarında gözaltı kararı verilen şüpheliler ile bahisle suçlandıkları dönemde görevli oldukları kulüpler şöyle:</p>

<p>'Ali Sancak (Adana Demirspor AŞ), Savaş Tatil (Adana Demirspor AŞ), Hasan Turan Güven (Altayspor Kulübü), Barış Orhunbilge (Altınordu Futbol Kulübü), Kemal Aydın (Balıkesirspor Kulübü), Ünsal Yamaner (Bandırmaspor Kulübü), Tolga Kırgız (Beşiktaş Jimnastik Kulübü), Kerem Gürel (Beşiktaş Jimnastik Kulübü), Ahmet Akçelik (Beşiktaş Jimnastik Kulübü), Hüseyin Gözütok (Bodrum Spor Faaliyetleri AŞ), Murat Şabablı (Boluspor Kulübü), Ali Şen (Boluspor Kulübü), Halil İbrahim Yavaş (Boluspor Kulübü), Ali Gürsoy (Boluspor Kulübü), Avni Akdemir (Erzurumspor Futbol Kulübü), Maruf Güneş (Galatasaray), Özgür Durşen (Gençlerbirliği Spor Kulübü), Sezgin Özkan (Gençlerbirliği Spor Kulübü) ve Ömer Çetin (Karaman Futbol Kulübü)'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/istanbul-merkezli-10-ilde-bahis-ve-sike-iddialarina-iliskin-duzenlenen-operasyonda-17-zanli-yakalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2025/09/yasa-disi-bahis-2.jpg" type="image/jpeg" length="61662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[15 Temmuz gecesi ilk gözaltı talimatlarını veren dönemin başsavcıvekili Aydıner, yaşananları anlattı]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/15-temmuz-gecesi-ilk-gozalti-talimatlarini-veren-donemin-bassavcivekili-aydiner-yasananlari-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/15-temmuz-gecesi-ilk-gozalti-talimatlarini-veren-donemin-bassavcivekili-aydiner-yasananlari-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gülseren KARAPINAR-Hadican EROL/İSTANBUL, (DHA)- FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı vekili iken ilk gözaltı talimatlarını veren Ömer Faruk Aydıner o gece yaşananları anlattı. Eşini arayıp, helallik istedikten sonra görevinin başına geçtiğini belirten Aydıner, 'Adliyede terörle savaşımıza hukuk nezdinde başladık. Sabaha kadar gözaltılar, talimatlar... Daha önce hiç yaşamadığımız olaylar... Emniyet Müdürlüğü arıyor; savcım, tankı ele geçirdik, ne yapalım?' diye. Hayatımızda daha önce 'Tankı alın, getirin' de söyleyemedik, nereye koyacağımızı bilemedik. 'Bir minibüs dolusu patlayıcı ele geçirildi, ne yapalım?' deniliyor, talimatlar vermek zorunda kaldık. Allah bize o gece bu terör örgütüyle savaşma fırsatını verdiği için şükrediyoruz. Onurlu bir şekilde ölme arzusuyla o kararı verdik' dedi.</p>

<p>Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin kalkıştığı hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. O gece Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı vekili olarak görev yapan Ömer Faruk Aydıner yaşadıklarını anlattı. Hafta sonu için Çatalca'daki evine giden Aydıner, kalkışmadan burada haberdar oldu. Boğaziçi Köprüsü'ne tankların çıktığını öğrenen Aydıner darbe girişimi olduğunu düşündü. Daha önce çalıştığı Çatalca Adliyesi'nin başsavcısını aradı. İzin alarak adliyeyi kullanacağını söyledi. Daha önce birlikte çalıştığı zabıt katibini de arayan Aydıner, ilk gözaltı talimatlarını İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne buradan yazdı. O yazıda ' '15/07/2016 tarihinde saat 21.00 sıralarında haber bültenlerinde silahlı kuvvetler içerisinde bir kısım cuntacının, Türk Silahlı Kuvvetleri dahil olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti kurumlarını ele geçirmeye, demokratik seçimlerle gelen hükümeti düşürmeye teşebbüs ettikleri anlaşılmakta, Türk milletine karşı harekete geçen cuntacıların gözaltına alınması rica olunur' ifadeleri yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'TÜRKİYE'NİN YAKLAŞIK 40 YIL BOYUNCA YETİŞEN NESLİNİ YOK ETTİ'</p>

<p>Halen Yargıtay Üyesi olarak görevini sürdürmekte olan Ömer Faruk Aydıner, 'Tam 10 yıl geçti. Ama dün gibi aklımızda. O gece hayatını bu ülke için veren 251 şehidimizi rahmetle anmak istiyorum. Gazilerimize sağlık diliyorum. Yaklaşık 40 yıl boyunca ülkenin içerisine girmiş, birçok kurumunu zapt etmiş, uluslararası boyutu olan bir terör örgütünden bahsediyoruz. Bu terör örgütü öyle bir terör örgütü ki Türkiye'nin yaklaşık 40 yıl boyunca yetişen neslini yok etmiş. Bu neslin muhakeme yeteneğini ortadan kaldırmış. Büyük bir kült örgütü, büyük bir terörize örgüt. Bugün 10 yıl geçti, Türkiye gerek savunma sanayinde gerek eğitiminde gerek adaletinde bağımlı bir şekilden çıkıp özgür bir ülke olma yolunda hedefine çok daha hızlı bir şekilde yürümekte' dedi.</p>

<p>'DARBE GECESİNE KADAR 245 ŞEHİT VERDİK'</p>

<p>Aydıner, ' Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun dik duruşuyla, onun bu ülkeye vermiş olduğu milli duruş bakışıyla bu hale geldik. 17 Aralık'la birlikte başlayan saldırı, 2016'da en tavan seviyesine ulaştı ve ülke insanlarının canına kıyıldı. Demokrasiyle gelen hükümetimizi yargı yoluyla düşürmeye çalıştı FETÖ terör örgütü. 25 Aralık soruşturmalarıyla, Selam Tevhid soruşturmalarıyla hükümeti halk nezdinde itibarını düşürüp, Cumhurbaşkanımızın itibarını halk nezdinde düşürüp, bir yerde post modern bir darbeyle hükümeti alaşağı etmek istediler. Bürokrasiyle, siyasetin ve halkımızın desteğiyle o saldırılar bertaraf edildi. Bunlar bertaraf edilince farklı bir metot uygulamaya başladılar. Hemen hatırlatmak istiyorum, 2015 Ekim'inden itibaren Türkiye çok ciddi terör saldırılarına muhatap oldu. Bu terör saldırıları nelerdi? Önce Ankara Gar patlaması; o zaman DEAŞ terör örgütü üstlendi bunu. Sultanahmet'te patlamalar meydana getirildi. İstanbul Vezneciler'de patlamalar oldu. Ankara Güvenpark'ta patlamalar oldu. Beyoğlu'nda patlamalar oldu. 2015 Ekim ile 15 Temmuz 2016'da, son olarak da İstanbul Havalimanı'na DEAŞ saldırısı, DEAŞ ve PKK'nın gerçekleştirdiği yaklaşık 10 terör eylemine Türkiye maruz kaldı. Bu olaylarda kaç kişi öldü, kaç kişiyi kaybettik? Bir sürü askerimiz ve polisimiz şehit oldu, vatandaşımız şehit oldu. 245 kişi şehit verdik. Aslında bu çok kez de atlanan bir olay. Darbe gecesine kadar yaklaşık 7-8 ay içerisinde biz 245 şehit verdik, yaklaşık bin 130 tane de kişimiz, askerimiz, polisimiz yaralandı' dedi.</p>

<p>'17 GÜN ÖNCEKİ İSTANBUL HAVALİMANI'NA SALDIRISI, DARBE İÇİN ÖN HAZIRLIKTI'</p>

<p>Ömer Faruk Aydıner, ' Geçmiş darbeler de benzer şekilde yapıldı bu ülkede. Önce ülke bir kaotik duruma sokuldu, sonra darbeciler kurtarıcı olarak kendilerini lanse ettiler. Halka bu şekilde gözüktüler ve ülkeyi ele geçirdiler. 15 Temmuz darbesi de bu şekilde gerçekleştirildi. Darbeden önce yaklaşık bu ülkede 10-12 tane terör saldırısı düzenletildi ve bunlar DEAŞ ve PKK'ya yaptırıldı. Sonrasında 15 Temmuz'da FETÖ terör örgütü bizzat kendisi darbeye kalkıştı ve ülkeyi ele geçirmeye çalıştı. İstanbul Havalimanı patlaması soruşturmasını da ben yapmıştım; o zaman Bakırköy Başsavcı Vekiliydim. Yaklaşık, 45 kişi vefat etmişti, 236 kişi de yaralanmıştı. Darbenin ertesi günü, Florya Hava Harp Okulu'nun soruşturmasını yaptığımda oradaki erler bana şunu söylediler: 'Savcım, bizi kışladan çıkartırken komutanlarımız şunu söyledi: 'İstanbul Havalimanı'nı tekrar DEAŞ bastı, biz onları kurtarmaya gidiyoruz' 17 gün evvel İstanbul Havalimanı'na saldırılmanın gerekçesi, 17 gün sonra yapılacak darbe için bir ön hazırlıktı. Askeri kışladan çıkartmak için, 'Tekrar DEAŞ İstanbul Havalimanı'na saldırdı' gerekçesini oluşturmak için 45 kişiyi öldürdüler. Buradan şunu çıkartmak lazım. Terör örgütlerinin hepsi aynı merkezden besleniyor. Çünkü Türkiye'yi kaotik duruma her üçü birden götürdüler. Her üçü birden 15 Temmuz'u kaotik durumunu hazırladılar. O gece evet, mücadele yaptık. O gece halkımızla birlikte mücadele yaptık. O gece Cumhurbaşkanımız olmak üzere, açıklamalarıyla halkı sokağa çağırmasıyla evet, büyük bir devrim o gece başladı. Şükür ki halkımız o gece sokaklara çıktı. O terör örgütüne karşı dik durdu, cesurca hareket etti ve biz saldırıyı defetmeyi sağlayabildik, ülkemizi kurtarabildik' dedi.</p>

<p>'FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN CİDDİ SALDIRILARINA MARUZ KALDIM'</p>

<p>Aydıner, '15 Temmuz gecesinden birazcık daha geriye gittiğimiz zaman ben 17 Aralık - 25 Aralık ve Selam Tevhid yargı yoluyla hükümeti devirmeye çalıştıkları soruşturmaların hakim, savcı kanadının soruşturmasını yaptım. Allah bunu bana nasip eyledi. Ben Çatalca Başsavcısıyken o zaman 'cemaat' diye adlandırılan ve sonrasında da gerçek yüzü ortaya çıkan bu FETÖ terör örgütünün ciddi saldırılarına maruz kaldım. Bakırköy'e savcı olarak verdiler, başsavcılıktan ettiler, soruşturmalar üzerine soruşturmalar geçirdim, meslekten ihraç noktasına getirdiler. Bunların zulümlerine ben 2007'den itibaren maruz kalan bir kişiyim ve bu zulüm bana aslında bunların gerçek yüzlerini anlamamıza, gerçek yüzlerini tanımamıza fırsat verdi. 17 Aralık 2014'ten itibaren yaptığımız çalışmalardan bu terör örgütünün az çok gücünü öğrenme fırsatımız olmuştu ' dedi.</p>

<p>'BU İŞİN BİR DARBE OLDUĞUNU BİZ ALGILAMIŞTIK'</p>

<p>Aydıner, '15 Temmuz gecesi Bakırköy'de Başsavcı vekiliydim, teröre bakıyordum. O gece Çatalca'ya gittim. Çatalca Başsavcılığım döneminde orada bir ev almıştım. Hafta sonları da Çatalca'ya ara sıra giden biriydim. O gece de gittim. Akşam saat 20.00 gibiydi Çatalca'ya vardım. Eve girdim. Bir arkadaşım aradı, 21.00 civarıydı. Boğaziçi Köprüsü'ne tank çıktığını ve bir terör saldırısı olabileceğinden bahsetti. Tankın Boğaziçi Köprüsü'nde olduğunu duyunca şaşırdım. Teröre karşı tankla mücadele edilemez. Bunun darbe olduğunu emin olun o ilk haberle algıladım. Sonra orada bir komşuma gittim. Onunla bir fikir alışverişinde bulunduk. Arkadaşlarımızla telefon görüşmeleri yaptık. Artık bu işin bir darbe olduğunu algılamıştık' dedi.</p>

<p>'ÇATALCA ADLİYESİ'NİN BAŞSAVCISININ ARADIM ADLİYENİ KULLANACAĞIM DEDİM'</p>

<p>Aydıner, 'Saat 23.00'a geldiği vakit o dönemki Başbakanımız Binali Yıldırım açıklama yaptı. Ben o süreçte, öncesinde başsavcılığını yaptığım Çatalca Adliyesi'ne doğru yola çıktım, 22.30 gibi. O dönem Çatalca Başsavcısı'nı aradım. Dedim ki: 'Başsavcım, adliyene giriyorum, adliyeni kullanacağım, bilgin olsun.' Ondan izin aldım. Benim eski katibim Turgay Narin'i çağırdım. Adliyeye geldi. Saat 23.00 sıralarıydı, darbeciler hakkındaki gözaltı kararımızı yazdık. O süreçte İstanbul Emniyeti'nde görevli Kaçakçılık Şube Müdürü Feramuz Çetin'i aradım. Ondan faks numarası istedim ve bu faksa gözaltı talimatını gönderdik. Akabinde adliyeden çıktım. Çatalca Meydanı'nda biraz halk toplanmaya başlamıştı, saat 00.00'a geliyordu. Halka da bir konuşma yaptım. Cesur olmalarını, bu darbeyi hep birlikte püskürtebileceğimizi, bunların milli olmadıklarını, bu askerin bizim askerimiz olmadığını anlattım. Yaklaşık bir 15 dakikalık konuşma yaptım'</p>

<p>'ONURLU BİR ŞEKİLDE ÖLME ARZUSUYLA O KARARI VERDİK'</p>

<p>Aydıner, 'Çatalca Emniyeti'nden bir araç istedim ve oradan Sefaköy'e kadar araçla geldik. Sefaköy'de insanlar dışarıya çıkmaya başlamışlardı. Yoğun bir trafik vardı. Sefaköy'de indim. Yaklaşık herhalde oradan Bakırköy Adliyesine, bir saate yakın bir süreçte yürüdüm. Çoluk çocuk Ataköy'deydi. Eşimi aradım, eve gelemeyeceğimi bildirdim. Darbenin başarılı olması durumunda haklarını helal etmelerini söyledim, helallik istedim. Çoluk çocuğumu da görmedim, eve de gitmedim, doğrudan Bakırköy Adliyesine gittim. Bakırköy Adliyesinde de o süreçte savaşımıza başladık. Terörle savaşımıza hukuk nezdinde başladık. Sabaha kadar gözaltılar, sabaha kadar talimatlar, daha önce hiç yaşamadığımız savcılık olayları. Tankı ele geçiriyoruz, Emniyet Müdürlüğü arıyor: ' Savcım, tankı ele geçirdik, ne yapalım?' diye. Hayatımızda daha önce 'Tankı alın, getirin' de söyleyemedik, nereye koyacağımızı bilemedik. 'Bir minibüs dolusu patlayıcı ele geçirildi, ne yapalım?' şeklinde talimatlar vermek zorunda kaldık. Hayatımızın hiçbir evresinde, savcılık yaptığımız hiçbir evresinde yapmadığımız talimatları verdik. Allah bize o gece bu terör örgütüyle savaşma fırsatını verdiği için Rabbimize binlerce şükür ediyoruz. Onurlu bir şekilde ölme arzusuyla o kararı verdik. Eğer başarılı olsalardı bizi ya canımızdan ya hürriyetimizden edeceklerdi, bunun farkındaydık. Ama en azından savaşarak, en azından mücadele ederek bunun sonunu görmek istedik. Beni bu gözaltı talimatını o gece yazılı şekilde İstanbul Emniyet Müdürlüğüne göndermeye sevk eden bu duruştur' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULUNUN YAPISINI FETÖ'CÜ UNSURLARA TESLİM ETMEDİK'</p>

<p>Aynı zamanda Yargıda Birlik Derneği Başkanı olan Aydıner, 'Yargıda Birlik Derneği, Türk yargısındaki, ülkemiz yargısındaki FETÖ'cü hakim ve savcılarla mücadele etmek için 2014 yılında, o dönemki milli duyguları yüksek, beynini herhangi bir gruba, külte kiralamamış hakim ve savcılardan müteşekkil oluşan bir dernek. Yaklaşık 10 bin civarında hakim ve savcının kayıtlı olduğu, üye olduğu bir dernek. O dönemde Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun yapısının oluşmasında ciddi mücadeleler verdi derneğimiz. 2014 yılında Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu, hakim ve savcıların verdikleri oylarla belirleniyordu üyeler. O dönemde yargının içerisinde yaklaşık 5 bin civarında FETÖ'cü hakim ve savcı vardı. Toplam yargı hakim ve savcı sayısı 12 bin olan bir teşkilatta 5 bin kişinin FETÖ terör örgütüne mensup olduğunu düşünün; çok ciddi, korkunç bir rakam bu. Bir arada hareket eden, aynı merkezden beslenen ve aynı şekilde hareket eden bir topluluktan bahsediyoruz. Diğer geriye kalan 7 bin kişi ise bağımsız şekilde hareket etmeyi benimsemiş bir yargı mensuplarından bahsediyoruz. Bu 7 bin kişiyi organize etmek ve bu 5 bin kişilik terör örgütüne karşı savaşmak için biz bir dernek kurduk. Şükürler olsun bu dernek vazifesini yerine getirdi. Onların Hakimler Savcılar Yüksek Kuruluna göstermiş olduğu adaylara oy verilmemesini sağladık. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısını FETÖ'cü unsurlara teslim etmedik. Eğer o zaman teslim etmiş olsaydık birçok başsavcılık, birçok ehemmiyetli yerlere FETÖ'cü hakim ve savcılar getirilecekti. 17 Aralık'tan daha kötü ya da 25 Aralık'taki soruşturmalardan çok daha kötü soruşturmalara Cumhurbaşkanımız ve seçilmiş hükümetimiz maruz kalma olasılığı yüksek olacaktı. Önümüzdeki perşembe 16 Temmuz'da Fırat Üniversitesinde, kendi memleketimde gençlerle bir arada olacağız. Buradaki tabii amacımız gençlere unutturmamak, 15 Temmuz'u unutturmamak. Ne tür bir tehlikeyle Türkiye'nin karşı karşıya geldiğini onlara hatırlatmak' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/15-temmuz-gecesi-ilk-gozalti-talimatlarini-veren-donemin-bassavcivekili-aydiner-yasananlari-anlatti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-14-132853.png" type="image/jpeg" length="26290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuba Ulu'ya 5 ay hapis cezası]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/tuba-uluya-5-ay-hapis-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/tuba-uluya-5-ay-hapis-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- Bir gösterisinde Kanuni Sultan Süleyman'a yönelik sözleri nedeniyle 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçundan yargılanan sanal medya ünlüsü Tuba Ulu hakkında 5 ay hapis cezası verildi.</p>

<p>Sanal medyada ünlüsü Tuba Ulu, bir gösteride Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman hakkındaki sözleri nedeniyle 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamasıyla üçüncü kez hakim karşısına çıktı. Savcılık önceki celsede sunduğu mütalaasında, Ulu'nun 3 yıla kadar cezalandırılmasını talep etmişti. Bugün İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Tuba Ulu ve avukatları katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'BÖYLE BİR EYLEMİ KESİNLİKLE GERÇEKLEŞTİRMEDİM'</p>

<p>Mütalaaya karşı savunma yapan Ulu, 'İddianameden farklı olarak mütalaada kadınlara aşağılamaya yönelik eylemim olduğu yönündeki iddiaları kabul etmiyorum. Türkiye'de yaşayan bir kadın olarak her alanda mücadele ettiğimi düşünerek bu suçu işlemem mümkün değildir. Böyle bir eylemi kesinlikle gerçekleştirmedim. Beraatımı talep ederim. Gösterilerimde de kadınlara yönelik pozitif ayrıcalıklı gösteriler gerçekleştirdim. Söz konusu söylemlerimin kesinlikle ne bir toplumun kesimini ne de cinsiyeti aşağılamak amacıyla olmadığını düşünüyorum ve söylemlerimin ayrıştırıcı değil birleştirici olduğunu düşünüyorum. Suç işleme kastım yoktur' dedi.</p>

<p>5 AY HAPİS CEZASI</p>

<p>Mahkeme kararında, Tuba Ulu'nun 'Halkın bir kesimini alenen aşağılama' suçundan 5 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Mahkeme , hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/tuba-uluya-5-ay-hapis-cezasi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-14-132935.png" type="image/jpeg" length="85682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['El-ayak-ağız hastalığı yaz aylarında daha sık görülüyor']]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/el-ayak-agiz-hastaligi-yaz-aylarinda-daha-sik-goruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/el-ayak-agiz-hastaligi-yaz-aylarinda-daha-sik-goruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- YAZ aylarında çocuklarda sık görülen el-ayak-ağız hastalığının bulaşıcılığının yüksek olduğuna dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Rüstem Üçel, 'Özellikle havuzlar, kreşler ve ortak oyun alanları bulaş riskini artırabiliyor. Çocuklarda ateş, ağız yaraları, döküntü ve beslenme reddi gibi belirtiler görüldüğünde dikkatli olunmalı' dedi.</p>

<p>Genellikle 2-10 yaş arasındaki çocuklarda, özellikle de 5 yaş altı grupta görülen el-ayak-ağız hastalığı yaz aylarında daha sık karşımıza çıkıyor. Viral kaynaklı bu enfeksiyonun hızlı yayılabildiğini belirten Medical Park Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Rüstem Üçel, hastalığın belirtileri, bulaş yolları ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p>'YAZ VE SONBAHAR AYLARINDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR'</p>

<p>El-ayak-ağız hastalığının en sık enterovirüs 71 ve coxsackievirus A16 kaynaklı geliştiğini belirten Dr. Üçel, 'Bu hastalık özellikle yaz ve sonbahar aylarında daha sık görülüyor. Küresel ısınma ve mevsim değişiklikleri nedeniyle görülme dönemlerinde kaymalar olabiliyor' diye konuştu.</p>

<p>'HAVUZLAR VE KREŞLER BULAŞ RİSKİNİ ARTIRABİLİYOR'</p>

<p>Hastalığın solunum yoluyla, tükürükle, yakın temasla ve dışkı yoluyla bulaşabildiğini söyleyen Dr. Üçel, 'Yazın havuz sezonunun açılması ve enfekte havuz sularının yutulması bulaş riskini artırabiliyor. Bunun yanında kreşler ve ortak oyun alanları da yayılım açısından risk oluşturuyor' dedi.</p>

<p>'İLK BELİRTİLER HALSİZLİK VE ATEŞLE BAŞLAYABİLİYOR'</p>

<p>Hastalığın ilk belirtilerine değinen Dr. Üçel, 'İlk dönemde halsizlik, iştahsızlık, kırgınlık, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve yüksek ateş görülebilir. Küçük çocuklarda ise huysuzluk, huzursuzluk, salya artışı ve beslenme reddiyle başlayabilir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'AĞIZ YARALARI VE DÖKÜNTÜLER DİKKAT ÇEKİYOR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlerleyen süreçte ağız içinde ağrılı yaralar oluşabildiğini ifade eden Dr. Üçel, 'Bu yaralar yutma zorluğuna neden olabilir. Sonrasında avuç içi, ayak tabanı, diz, dirsek ve kalça bölgelerinde döküntüler ortaya çıkabilir' dedi.</p>

<p>'BESLENME REDDİ ÖNEMLİ BİR UYARI OLABİLİR'</p>

<p>Özellikle küçük çocuklarda ağız yaralarının sıvı alımını zorlaştırabileceğine dikkat çeken Dr. Üçel, 'Sıvı alamama, beslenme reddi, ateş, kusma ve uykuya meyil gibi bulgular ciddiye alınmalıdır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'BULAŞICILIK İLK 7-10 GÜNDE DAHA YÜKSEK'</p>

<p>Hastalığın belirtilerinin başlamasından sonraki ilk günlerde bulaşıcılığın arttığını vurgulayan Dr. Üçel, 'Döküntülerin tamamen kaybolması 7 ila 10 gün sürebilir. Bu süreçte çocuğun okula ya da kreşe gönderilmemesi gerekir' diye konuştu.</p>

<p>'BAŞKA HASTALIKLARLA KARIŞABİLİYOR'</p>

<p>El-ayak-ağız hastalığının bazı başka enfeksiyonlarla karışabileceğini belirten Dr. Üçel, 'Hastalık ağız içi yaralar, suçiçeği, alerjik döküntüler ve uçuk enfeksiyonlarıyla karıştırılabilir. Aileler özellikle ateş, ağız yarası ve el-ayak tabanındaki döküntü birlikteliğinde dikkatli olmalıdır. Ancak çoğu zaman ayrıntılı muayene ile tanı koymak mümkündür' dedi.</p>

<p>'BAZI DURUMLARDA MUTLAKA HASTANEYE BAŞVURULMALI'</p>

<p>Üç günden uzun süren ateş, bilinç değişikliği, kusma ve sıvı alamama durumlarının önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Üçel, 'Özellikle küçük çocuklarda sıvı kaybı ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu durumlarda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır' diye konuştu.</p>

<p>'KORUNMADA HİJYEN KURALLARI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR'</p>

<p>Korunma yollarına değinen Uzm. Dr. Üçel, 'Hasta çocukların izole edilmesi, ellerin sık sık yıkanması, yakın temastan kaçınılması ve ortak kullanım alanlarının düzenli dezenfekte edilmesi bulaşı önlemede çok önemlidir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'YETİŞKİNLERDE DE GÖRÜLEBİLİYOR'</p>

<p>Hastalığın nadiren yetişkinlerde de görülebileceğini belirten Uzm. Dr. Üçel, 'Yoğun stres, yorgunluk, bağışıklık sisteminin baskılanması ve hasta bireylerle yakın temas yetişkinlerde de hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir' dedi.</p>

<p>'TEDAVİ SEMPTOMLARA YÖNELİK UYGULANIYOR'</p>

<p>El-ayak-ağız hastalığında tedavinin semptomlara yönelik olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Üçel, 'Ağız yaralarının ağrısını azaltmak için topikal tedaviler uygulanabilir. Ateş düşürücü ve ağrı kesiciler kullanılabilir. Sıvı tüketiminin artırılması ve yumuşak besinlerle beslenme iyileşme sürecini destekler' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/el-ayak-agiz-hastaligi-yaz-aylarinda-daha-sik-goruluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2025/06/sicak-hava.jpg" type="image/jpeg" length="41985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filenin Sultanları, Tayland'ı mağlup etti]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/filenin-sultanlari-taylandi-maglup-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/filenin-sultanlari-taylandi-maglup-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tayland - Türkiye: 1-3</p>

<p>İSTANBUL,(DHA)-</p>

<p>SALON: Asue Arena</p>

<p>HAKEMLER: İsmail İbrahim Alblooshi (BAE), Joo-Hee Kang (Kore)</p>

<p>TAYLAND: Pornpun, Sasipaporn, Thatdao, Pimpichaya, Ajcharaporn, Kaewkalaya, Piyanut (L) (Warisara, Kalyarat, Natthanicha, Serah)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜRKİYE: Yaprak, Zehra, Vargas, Saliha, Sinead-Jack, Elif, Gizem (L) (Cansu, İlkin, Defne)</p>

<p>SETLER: 27-25, 21-25, 19-25, 22-25</p>

<p>SÜRE: 112 dakika</p>

<p>Filenin Sultanları, 2026 Voleybol Milletler Ligi'nin (VNL) üçüncü haftasının dördüncü ve son maçında Tayland'ı 3-1 mağlup etti.</p>

<p>Voleybol Milletler Ligi'nde grup etabında dokuz galibiyet ve 25 puana ulaşan Filenin Sultanları, grup etabını dördüncü sırada tamamladı. Millilerimiz 22-26 Temmuz tarihleri arasında Çin'in Makau şehrinde gerçekleşecek Voleybol Milletler Ligi Finalleri'nde sahaya çıkacak. Türkiye'nin çeyrek finaldeki rakibi, grup etabını beşinci sırada tamamlayan takım olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Spor</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/filenin-sultanlari-taylandi-maglup-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/filenin-sultanlari-taylandi-maglup-etti.jpg" type="image/jpeg" length="57193"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başakşehir'de bariyerlere çarpan otomobil takla attı: 3 yaralı]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/basaksehirde-bariyerlere-carpan-otomobil-takla-atti-3-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/basaksehirde-bariyerlere-carpan-otomobil-takla-atti-3-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)-BAŞAKŞEHİR'de sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil bariyerlere çarparak takla attı. Kazada araçta bulunan 3 kişi yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaza, 12.00 sıralarında Başak Mahallesi Kanuni Sultan Süleyman Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği 34 KDN 776 plakalı otomobil bariyerlere çarparak takla attı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Polis ekipleri kaza nedeniyle trafik akışını kontrollü olarak sağladı. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde kazada yaralandıkları belirlenen 3 kişi ambulansla hastaneye kaldırıldı. Aracın çekiciyle olay yerinden kaldırılmasının ardından trafik akışı normale döndü. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güvenlik, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/basaksehirde-bariyerlere-carpan-otomobil-takla-atti-3-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/basaksehirde-bariyerlere-carpan-otomobil-takla-atti-3-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="71946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bak: 15 Temmuz destanı ilelebet yaşayacaktır]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/bakan-bak-15-temmuz-destani-ilelebet-yasayacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/bakan-bak-15-temmuz-destani-ilelebet-yasayacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ceren KÜP - Mehmet ALA / İSTANBUL, (DHA)- Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümü kapsamında düzenlenen bisiklet turu, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünden başlayarak 15 Temmuz Hafıza Müzesi'nde sona erdi. Turun ardından açıklamalarda bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 'Biz çılgın Türkleriz, bize kimse irade ortaya koyamaz. Bizi kimse esir alamaz, bayrağımızı kimse indiremez, ezanımızı kimse susturamaz. Dünyaya bunu anlattık, anlatmaya da devam ediyoruz. 15 Temmuz destanı ilelebet yaşayacaktır. Bunun için de her türlü programı yapmaya ve gençlerimize anlatmaya devam edeceğiz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen bisiklet turu, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünden başlayarak 15 Temmuz Hafıza Müzesi'nde sona erdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Valiliği, 15 Temmuz Derneği ve Türkiye Bisiklet Federasyonu iş birliğinde düzenlenen etkinliğe Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da bisikletiyle katıldı. Bakan Bak ve katılımcılar, verilen startın ardından 15 Temmuz Şehitler Köprüsü güzergahını takip ederek 15 Temmuz Hafıza Müzesi'ne ulaştı.</p>

<p>'MİLLETİN İRADESİNE HİÇ KİMSE YÖN ÇİZEMEZ'</p>

<p>Tur sonrası açıklamada bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, '15 Temmuz gecesi ülkemizin yaşadığı hain darbe girişimine aziz milletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla meydanlara koşarak bir karşılık verdi. O günkü yurt dışındaki manşetlere baktığınızda, 'Türkler tankları parçaladı' diye başlık attılar. Milletin iradesi, kalkışmaya yeltenen tankları, silahları, uçakları parçaladı. Milletin iradesine hiç kimse yön çizemez. Türk milleti 15 Temmuz gecesi tüm dünyaya şunu söyledi: 'Bizi kimin yöneteceğine sadece biz karar veririz. Bunun dışında hiçbir şeyi kabul etmeyiz. Darbeleri, yönlendirmeleri, kuklaları kabul etmeyiz.' Ve bedeli 251 şehit, 2 bin 800 gazi ve onlarca mücadelenin ortaya konduğu o aziz gecede milletimiz, bayrağın inmeyeceğini, ezanın susmayacağını tüm dünyaya anlattı' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'MİLLETİN İRADESİNİN ÜSTÜNDE HİÇBİR GÜÇ TANIMADIĞIMIZI TÜM DÜNYAYA GÖSTERDİK'</p>

<p>Bakan Bak, 'FETÖ terör örgütü devletin pek çok birimine sızarak bu darbe girişimini planladılar ama bir şeyi hesap edemediler. Hesap edemedikleri; bu milletin iradesi, bu milletin vatana olan sevgisi ve hiçbir şekilde esaret altına düşmeyeceğiydi. Bunu da tüm dünyaya gösterdik. Bu hainleri 40 yıl beslediler ve 4 dakika kullanmak için düğmeye bastılar ama başaramadılar. Hatırlarsınız, orada 'Bizim çocuklar başaramadı' veya 'Önce başarıyorlar, sonra başaramadılar' dediler ama biz tüm dünyaya şu cevabı verdik, aziz milletimiz dedi ki: 'Bizim çocuklar başardı'. Tüm dünyaya Türk milletinin aziz gücünü gösterdiler. Milletimiz, hiçbir şekilde iradesine kimsenin el uzatamayacağını, bu iradeyi yalnız kendisinin koyabileceğini, milli iradenin tek sahibinin kendisi olduğunu ve Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 'Milletin iradesinin üstünde hiçbir güç tanımadığımızı' tüm dünyaya gösterdi' dedi.</p>

<p>'15 TEMMUZ DESTANINI GELECEK NESİLLERE AKTARMAYI GÖREV BİLDİK'</p>

<p>Bakan Bak, 'Bizler, 15 Temmuz destanını anlatmayı, gençlere duyurmayı, gelecek nesillere aktarmayı bir görev bildik. Yaklaşık 500 bisikletçi, 400'e yakın motosikletçi geldi. Herkes o geceyi, o heyecanı, o coşkuyu yaşayarak vatanı için, milli irade için pedal çevirdiler. O gece motosikletli arkadaşlarımız yaralıları taşımada gerçek bir mücadele ortaya koydular. Biz çılgın Türkleriz, bize kimse irade ortaya koyamaz. Bizi kimse esir alamaz, bayrağımızı kimse indiremez, ezanımızı kimse susturamaz. Dünyaya bunu anlattık, anlatmaya da devam ediyoruz. 15 Temmuz destanı ilelebet yaşayacaktır. Bunun için de her türlü programı yapmaya ve gençlerimize anlatmaya devam edeceğiz' diye konuştu.</p>

<p>'HALK VATANINA SAHİP ÇIKMIŞTIR'</p>

<p>Etkinliğe katılan Osmanlı Motosiklet Kulübü Başkanı Burçin Özsayar, 'Hain darbe girişimi yapanların milli iradeye tosladığı bu gece de halk kendi iradesini göstererek vatanına milletine sahip çıkmıştır. Bizim halkımızla kimsenin oyun oynayamayacağını tüm dünyaya göstermiş bulunmaktayız. Biz çoluğumuza çocuğumuza 15 Temmuz'u asla unutturmayacağız' dedi.</p>

<p>'15 TEMMUZ'U UNUTTURMAYACAĞIZ'</p>

<p>Muhafazakar Motorcular Kulübü Başkanı Murat Sağır, '15 Temmuz'u unutmayacağız, unutturmayacağız. Unutturmamak için de bu tür etkinliklerde hep var olacağız. Bugün hain FETÖ gibi şahsiyetler belki yok ama yarın yenisi gelecek. Onlar da bu etkinlikleri gördükçe böyle bir şeye kalkışmamaları gerektiğini farkına varacaklar' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/bakan-bak-15-temmuz-destani-ilelebet-yasayacaktir</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/bakan-bak-15-temmuz-destani-ilelebet-yasayacaktir.jpg" type="image/jpeg" length="82484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akondroplazi hastası 5 yaşındaki Nurcan'ın babası: Kızım ilacına kavuşmazsa felç kalabilir]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/akondroplazi-hastasi-5-yasindaki-nurcanin-babasi-kizim-ilacina-kavusmazsa-felc-kalabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/akondroplazi-hastasi-5-yasindaki-nurcanin-babasi-kizim-ilacina-kavusmazsa-felc-kalabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gülseren KARAPINAR-Feridun AÇIKGÖZ/İSTANBUL, (DHA)- Suriye'den 14 yıl önce İstanbul'a gelen Akondroplazi (cüce) hastası Nurcan Hüseyin'in annesi ve babası, tedavide kullanılan ilaca maddi imkansızlıklar nedeniyle ulaşamadıklarını belirterek yardım istedi. Tekstil işçisi olan 3 çocuk babası Muhammed Hüseyin, kızına doğumundan 2 ay sonra Akondroplazi tanısı konulduğunu, ilacını yüksek maliyeti nedeniyle bugüne kadar hiç temin edilemediğini söyledi. Maddi yetersizlik nedeniyle fizik tedaviyi de 2 yıl önce bırakmak zorunda kaldıklarını belirten Hüseyin, 'Kızım ilacını kullanmazsa ileride kemik erimesi ve ömür boyu felç kalma riskiyle karşı karşıya. Tek isteğim çocuğumun tedavisine kavuşması' dedi.</p>

<p>Suriye'den 14 yıl önce İstanbul'a göç etmek zorunda kalan Muhammed Hüseyin, Güngören'de asgari ücretle tekstil işçisi olarak çalışarak ailesinin geçimini sağlıyor. Üç çocuk babası Hüseyin'in 5 yaşındaki kızı Nurcan'a, doğumundan iki ay sonra yapılan tıbbi genetik testlerin ardından Akondroplazi (cüce) tanısı konuldu. Tanının ardından tedavi süreci başlatılan Nurcan'ın hastalığının ilerlemesini önlemek amacıyla erken yaşta başlanması gereken ilaca, yüksek maliyeti nedeniyle aile ulaşamadı. Ekonomik imkansızlıklar nedeniyle kızlarının fizik tedavi sürecini de iki yıl önce sonlandırmak zorunda kalan aile, tedavinin yeniden başlayabilmesi için yetkililerden destek istedi.</p>

<p>'ÖMÜR BOYU SAKAT KALMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA'</p>

<p>Nurcan'ın babası Muhammed Hüseyin, 'Üç çocuk babasıyım. 5 yaşındaki kızım Nurcan Hüseyin, Akondroplazi hastası. Doğduktan 2 ay sonra tıbbi genetik testi yapıldı. Akondroplazi hastası olduğu ortaya çıktı. Şu anda üzülerek söylüyorum, gittiğimiz her yerde hiçbir şekilde sonuç alamadık. Kaymakamlığa gittim, belediyeye gittim, Göç İdaresi'ne defalarca gittim. Her tarafla görüştüm. 'Bizim yapabileceğimiz bir şey yok' dediler. Çocuğum bu ilacı almadığı sürece ileride kemik erimesi ve ömür boyu sakat kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'İLAÇLARI BİR SEFERLİK ALMAYA BİLE GÜCÜM YETMEZ'</p>

<p>Hüseyin, '2 yıldır ilaç mücadelesi veriyoruz. Gittiğimiz hiçbir yerden sonuç alamıyoruz. Not alıyorlar, 'Dönüş yapılacak' diyorlar ama dönüş olmuyor. Yetkililerimizden, herkesten bu konuda çocuğumun elinden tutmalarını ve ona umut olmalarını niyaz ediyorum. Asgari ücretle çalışan biriyim. Evim kira, 3 çocuk babasıyım. Bu ilacın fiyatı da çok yüksek bir meblağ. Benim ilaçları bir seferlik almaya bile gücüm yetmez. Bu ilacı doktorla da, dernek başkanıyla da görüştüğümüzde, '10 sene kullanması lazım' dediler. Elimden gelen her şeyi yaptım. Tek umudum çocuğumun ilacına kavuşması, ilacını kullanabilmesi' dedi.</p>

<p>'18 YAŞINDAN SONRA BU İLACIN BİR FAYDASI YOK'</p>

<p>Ekonomik sıkıntılar nedeniyle kızının fizik tedavisini de sürdüremediklerini belirten Hüseyin, 'Şu anda fizik tedavisini bırakalı 2 yıl oldu. Niye? Mesela saati 300 liraydı, şu anda 900 lira. 2 yıldır çocuğum fizik tedavisi görmüyor. Tanısı konulan akondroplazi hastaları, doğduktan 6 ay sonra bu ilacı kullanabilir, hiçbir sakıncası yok. Şu anda biz bu ilacı 3-4 yıldır kullanması gerekirken, bugüne kadar ilaca erişim sağlayamadık. 18 yaşından sonra bu ilacın bir faydası yok. Çünkü ilik, oradaki ilik kapanıyor ve bu ilacın bir faydası kalmıyor. Şu anda ilaç mevcut. Bizim derneğin bir grubu var. Oradan görüyoruz. İhtiyacı olan çocukların ilaçları alınıp grupta paylaşılıyor. Bu beni çok üzüyor, hakikaten bir baba olarak üzülüyorum. Yeri geliyor ağlıyorum. Bir babanın bu dünyada çocuğu için yapamayacağı hiçbir şey yoktur ama bugün maalesef 2 buçuk yıldır büyük bir mücadele veriyoruz. Bu mücadelemizin sonunda da hiçbir şekilde ilaca kavuşmamız söz konusu bile olmadı. Gittiğimiz yerde kapıdan, belgemi daha sunmadan, 'Biz hiçbir şey yapamayız' deyip gönderiyorlar' şeklinde konuştu.</p>

<p>'İLACI OLDUĞU HALDE KULLANAMAMAK ÇOK ÜZÜYOR'</p>

<p>Yetkililere çağrıda bulunan Hüseyin, 'Bir baba olarak çok üzülüyorum. Rabbim kimseyi çocuğuyla sınamasın. Hakikaten çok zor bir şey. 'Beterin beteri var' derler. İlacı mevcut. Mevcut olduğu halde kullanamamak, sadece bize özgü olması, insanı gerçekten çok üzüyor. Sağlık Bakanlığımıza, buradan bütün yetkililerimize, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a buradan sesleniyorum. Her baba mutlaka beni anlayacaktır. Bir baba çocuğunun dünyada iyi olmasından başka gerçekten bir şey istemez. Ben bütün yetkililerimizden bu konuda Allah rızası için kızıma yardım etmelerini ve kızıma umut olmalarını istiyorum. Cumhurbaşkanımız bugün herkese umut olurken çocuğuma da umut olmasını Rabbimden niyaz ediyorum' diye konuştu.</p>

<p>'ÇOCUĞUMUN İYİLEŞMESİNİ İSTİYORUM'</p>

<p>Anne Aya Hüseyin ise kızının tedaviye ulaşabilmesi için destek beklediklerini belirterek, 'Herkesten yardım istiyorum. Çocuğumun iyileşmesini istiyorum. Ben de bir anne olarak çocuğumun diğer çocuklar gibi olmasını istiyorum. İlacına kavuşmasını istiyorum. Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu'na sesleniyorum. Bir anne olarak yardım istiyorum. Ne olur sesimizi duyun, çocuğum için. Doğduğundan beri mücadele ediyorum. Çocuğum için gitmediğimiz hastane kalmadı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan yardım istiyorum. Tedavisi varken böyle yaşamasını istemiyorum. Çocuğumun da tedavi olmasını istiyorum. Hiçbir anne böyle olmasını istemez' dedi.</p>

<p>'İLACIMI İSTİYORUM'</p>

<p>5 Yaşında ki Nurcan ise, 'İlacımı istiyorum' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/akondroplazi-hastasi-5-yasindaki-nurcanin-babasi-kizim-ilacina-kavusmazsa-felc-kalabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/akondroplazi-hastasi-5-yasindaki-nurcanin-babasi-kizim-ilacina-kavusmazsa-felc-kalabilir.jpg" type="image/jpeg" length="28149"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'daki piyano yarışmasında 'en iyi kulak' seçilen Özgür: Ülkemi temsil etmeyi sürdüreceğim]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/fransadaki-piyano-yarismasinda-en-iyi-kulak-secilen-ozgur-ulkemi-temsil-etmeyi-surdurecegim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/fransadaki-piyano-yarismasinda-en-iyi-kulak-secilen-ozgur-ulkemi-temsil-etmeyi-surdurecegim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tuğçe SEZER ODABAŞI-Şevval CİNDİR/İSTANBUL,(DHA)-Fransa'da düzenlenen Samson Francois Uluslararası Piyano Yarışması'nda jüriden tam puan alarak 'Absolut (en iyi kulak) birincisi' seçilen Özgür Deniz Akbay (7), 'Ülkemi uluslararası yarışmalarda temsil etmeye devam edeceğim' dedi. Özgür Deniz Akbay'ın babası Sinan Deniz Akbay, 'Benim müzisyen olmam, sürekli öğrencilerimin arasında olması, Özgür Deniz'in kulağını inanılmaz geliştirdi ve sahneye ilk kez 4 yaşında çıktı. Absolut aslında kelime anlamına baktığımız zaman sesleri kusursuz duyan müzisyen kulağı anlamına geliyor. Örneğin, yoldan geçen kamyon kornasının notasını bilmek gibi, evdeki zil sesinin notalarını bilmek gibi. Yetenekli olan, yetenekli görülen çocuğun mutlaka üzerine gidilmesi lazım. İşin ehli bir öğretmenle gidecek, sonrasında aile desteği. Bu takım çalışması çok önemli' dedi.</p>

<p>Şile'de Ahmetli Yahşibey İlkokulu'nda eğitim gören 7 yaşındaki Özgür Deniz Akbay, müzikle 3 yaşında müzisyen babası Sinan Deniz Akbay sayesinde tanıştı. İlk sahne heyecanını da 4 yaşında babasıyla birlikte yaşayan Akbay, 5,5 yaşında Sunart Akademi'de öğretmeni Zarema Abir ile profesyonel piyano eğitimine başladı. Ulusal ve uluslararası birçok yarışmada derece elde eden Akbay, Adana Rhapsody Müzik Festivali'nde 'Üstün Başarı Ödülü', Barkorol Müzik Festivali ile Sunarist Uluslararası Piyano Yarışması'nda kendi yaş kategorisinde birincilik, Little Mozart Uluslararası Müzik Yarışması'nda ikincilik, 30'uncu Uluslararası Pera Piyano Yarışması'nda ikincilik ve 'En İyi Türk Bestesi Yorumcusu' ödülü aldı. Yarışmaların yanı sıra farklı şehirlerde düzenlenen piyano festivallerinde de sahne alarak bir çok deneyim elde eden Akbay, son olarak 6'ncı Samson François International Piano Competition'da kendi kategorisinde 'Absolute' birincilik, yani en iyi kulak ödülünü kazandı.</p>

<p>'ANNE KARNINDA BAŞLAYAN BİR MÜZİK YOLCULUĞU'</p>

<p>Özgür Deniz2in babası 22 yıllık müzik öğretmeni baba Sinan Deniz Akbay' Ben müzisyenim, anne tarafı müzisyen bir aileden gelme. Genetik aktarım oldu. Benim müzisyen olmam, sürekli öğrencilerimin arasında olması, Özgür Deniz'in kulağını inanılmaz geliştirdi ve ilk sahneye 4 yaşında çıktı. Sonrasında biz şöyle bir karar aldık; Özgür Deniz'in baba-öğretmen olayına girmeden, başka bir öğretmenden ders almasını istedik. Bu şekilde bir müzik yolculuğu oldu Özgür Deniz'in' dedi.</p>

<p>100 TAM PUANLA GELEN 'ABSOLUT' KULAK</p>

<p>Baba Akbay, 'Yarışmalar ve festivallere başladı. İlk festivali, 6'ncı Adana Rapsodi Piyano Festivali'ne katıldı. 5,5-6 yaşındayken burada üstün başarı ödülü aldı. Yaklaşık olarak 45 kişi arasında 2 kişi üstün başarı aldı ve Özgür Deniz de bunların arasındaydı, ilk festivaliydi. Sonrasında Antalya'da bir yarışmaya, online bir yarışmaya katıldı, orada birincilik aldı. Sonrasında Sanartist, Uluslararası Sanartist Piyano Yarışması'nda kendi yaş kategorisinde birinci oldu. Sonrasında Kapadokya'ya gittik, Kapadokya'daki Little Mozart Piyano Yarışması'nda ikinci oldu. Pera Uluslararası Piyano Festivali ve Yarışması'nda, bu sene düzenlendi, kendi yaş kategorisinde ikinci ve En İyi Türk Besteci Yorumcusu ödülünü aldı. Ve son olarak da Fransa'nın Nice şehrinde düzenlenen Samson Francois Uluslararası Piyano Yarışması'nda da birincilik ve En İyi Absolut Birinciliği ödülünü aldı' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'ABSOLUT, SESLERİ KUSURSUZ DUYAN MÜZİSYEN KULAĞI ANLAMINA GELİYOR'</p>

<p>Nice'teki 'Absolut' başarısını detaylandıran Akbay, 'Absolut aslında kelime anlamına baktığımız zaman sesleri kusursuz duyan müzisyen kulağı anlamına geliyor. Şöyle örnek verebilirim yoldan geçen kamyon kornasının notasını bilmek gibi, evdeki zil sesinin notalarını bilmek gibi, bunları kusursuz bilen kulak anlamına geliyor' dedi. Müziğe olan ilgisini 1 yaşından bu yana fark ettiklerini de anlatan Akbay, 'Benim piyano çalmamı görerek, benim öğrencilerimin piyano çalmasını görerek duvarda piyano çalmaya başladı ve melodileri doğru şekilde yapmaya başlayınca, 'Bu' dedim 'kusursuz bir kulak.' Bu zamana kadar çok öğrenciyle çalıştım, çok öğrenci yetiştirdim. Bu öğrenciler arasında en özellerinden bir tanesi de Özgür Deniz'in kulağıydı' diye konuştu.</p>

<p>'BU YARIŞMALAR, BİR MÜZİSYENİN KENDİSİNİ TEST ETMESİ AÇISINDAN GÜZEL'</p>

<p>Gelen başarıların bir takım çalışmasının ürünü olduğunu söyleyen baba Akbay, yeteneği fark edilen çocukların değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, 'Bu yarışmalar, festivaller bir müzisyenin kendisini test etmesi açısından, sınaması açısından güzel organizasyonlar. Burada çocuğun kesinlikle motivasyonunu etkilememesi lazım. Yani ben, biz de sürekli annesiyle beraber, öğretmeniyle beraber bunu bu şekilde Özgür Deniz'e deklare ediyoruz. Burada aldığın ikincilik, üçüncülük ya da birincilik senin için çok önemli değil, sadece senin kendi emeğini, kendi yaptığın performansı bu şekilde karşıdaki insanlara aktarman önemli diyerek sürekli deklare ediyoruz zaten. Yetenekli olan, yetenekli görülen çocuğun mutlaka üzerine gidilmesi lazım. İşin ehli bir öğretmenle gidecek, sonrasında aile desteği. Bu takım çalışması çok önemli. Mesela Özgür Deniz çok büyük emek ortaya koyuyor, öğretmeni çok büyük emek koyuyor, annesi çok büyük emek koyuyor. Yani bu tam bir takım işi. Yetenekli bir çocuğun keşfedilmesi açısından da çocuğu doğru şekilde yönlendirmek' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'KENDİ ÇOCUĞUMU DEĞİL, BÜYÜK BİR SANATÇIYI İZLİYOR GİBİYDİM'</p>

<p>Fransa'daki yarışma sürecinde yaşadıklarını anlatan anne Nihan Akbay' Bizim için çok heyecanlıydı. O yüzden birkaç gün önce gittik, oradaki o havayı soluyalım istedik, nasıldır orası diye. Çok güzel karşılandık. Orada da bir devlet konservatuvarı vardı ve bizi her gün ağırladılar. Özgür Deniz orada her gün prova yapabildi, bu çok büyük bir avantajdı. Yarışmada da bilmediğimiz insanların içerisindeydik, kimler katılacak, kaç kişi olacak hiç bilmiyorduk. Sonra biz Özgür Deniz ile dışarıda bekledik kulağı rahatsız olmasın diye. Sırası geldi, içeri girdik, çalmaya başladı Zaten o sahneye çıktığı zaman kendi çocuğum değil de büyük birisini izliyormuşum gibi oluyorum her seferinde. Oturduktan sonra seyirciler arasında büyük bir alkış oldu. Herkes bize, 'Nereden geliyorsunuz?', 'Öğretmeni kim?', 'Nasıl çalışıyor?' gibi sorular sormaya başladılar ama yarışma devam ediyordu bu arada. Yarışma bitiminde de bizi seyirciler ablukaya aldı, herkes çok beğendi. Herkes tebrik etti ama daha açıklanmamıştı hiçbir şey' dedi.</p>

<p>'EN ÖNEMLİSİ ONUN SAHNEDEKİ MUTLULUĞUNU GÖRMEKTİ'</p>

<p>Nihan Akbay, 'Törende videoyu çekerken üçüncüler, ikinciler açıklandı. Birinci açıklandığında da Özgür Deniz'in adı okunmadı. Tam 'Dereceye giremedik mi acaba' derken, jüri çok güzel sözlerle Özgür Deniz'i 'Absolut Birinci' ve 'Birincilerin Birincisi' olarak sahneye davet etti. Çok güzeldi o an. Tabii çok gurur verici ama onun böyle mutlu olduğunu görmek, sahnedeki o ışığını görmek çok ayrı duygular, tarif edemeyeceğim şeyler. Hep böyle olsun inşallah' diye konuştu.</p>

<p>'ÜLKEMİZİ TEMSİL ETTİ, BUNLAR ÇOK KIYMETLİ'</p>

<p>Anne Akbay, 'Ülkemizi temsil etti, bunlar çok kıymetli. Orada çocuklar 7-8 tane de olsa, 20 tane de olsa hiç fark etmez, sonuçta bu çocuklar farklı ülkelerden, farklı eğitimlerden geçen, farklı kültürlerden geçen çocuklar ve onların arasından sıyrılmak, derece almak, bunlar çok kıymetli' diye konuştu.</p>

<p>'BİR TEK BEN 4 PARÇA ÇALDIM'</p>

<p>Özgür Deniz Akbay 'Gittiğimde çok heyecanlıydım. Orada yarışma piyanosuyla aynı renkte ve modelde çok güzel bir piyano vardı ve çalışma fırsatımız oldu. Yarışmadan önce bir restorana gitmiştik, oradaki bir abla İstanbul'u çok sevdiğini söyleyip bana 'Birinciliği kap gel' demişti. Kategorimde birkaç kişi bekledikten sonra sıra bana geldi. Orada onlar da çok güzel çaldı. Ben çalmayı bitirince herkes beni çok alkışladı. Diğer yarışmacılar hep birer parça çalmıştı, bir tek ben 4 parça çaldım, Johann Sebastian Bach'tan Menuet, Kabalevsky'den Sonatina, William Gillock'tan Humming Bird ve İlham Baran'dan Söyleşi parçalarını çaldım' dedi.</p>

<p>Ödül anında birinci olduğunu ilk başta fark etmediğini anlatan Özgür Deniz 'Jüri sahnede farklı şeyler söyleyince ben ikinci oldum sandım. Babama neden bana iki tane şey verdiklerini sorduğumda, 'Sen birincilerin birincisi oldun' dedi. Hiç beklemiyordum, çok şaşırdım. Fazıl Say'ı çok seviyorum, onunla tanışmayı ve beraber müzik yapmayı çok isterim' diye konuştu.</p>

<p>'ÜLKEMİ TEMSİL ETMEYE DEVAM EDECEĞİM'</p>

<p>Özgür Deniz Akbay son olarak, 'Ülkemizi temsil ettiğim için çok mutluyum, uluslararası yarışmalarda ülkemi temsil etmeye devam edeceğim' diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/fransadaki-piyano-yarismasinda-en-iyi-kulak-secilen-ozgur-ulkemi-temsil-etmeyi-surdurecegim</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/fransadaki-piyano-yarismasinda-en-iyi-kulak-secilen-ozgur-ulkemi-temsil-etmeyi-surdurecegim.jpg" type="image/jpeg" length="12473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kağıthane'de Türk bayrağını sökerek yere atan şüpheli yakalandı: Arada sırada kendimi kaybediyorum]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/kagithanede-turk-bayragini-sokerek-yere-atan-supheli-yakalandi-arada-sirada-kendimi-kaybediyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/kagithanede-turk-bayragini-sokerek-yere-atan-supheli-yakalandi-arada-sirada-kendimi-kaybediyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) - KAĞITHANE'de yolda yürüyen bir kişi, iş yerinin dış cephesinde asılı Türk bayrağını yerinden sökerek yere attı. İhbar üzerine harekete geçen polis, yaptığı çalışmada Cafer B.'yi (51) aynı gün yakaladı. 11 suç kaydı bulunan şüphelinin ifadesinde, sinir hastalığı nedeniyle zaman zaman kendisini kaybettiğini söylediği öğrenildi. Yapılan incelemelerde ise herhangi bir sağlık raporuna rastlanmadı. Şüpheli işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Olay, dün saat 06.30 sıralarında Yeşilce Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yolda yürüyen bir kişi, iş yerinin dış cephesinde asılı bulunan Türk bayrağını yerinden sökerek yere attı. Yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından işyeri sahibinin ihbarı üzerine polis ekipleri çalışma başlattı.</p>

<p>AYNI GÜN YAKALANDI</p>

<p>Kağıthane Güvenlik Büro Amirliği polisleri tarafından yapılan çalışmada şüphelinin kimliği belirlendi. Cadde üzerinde yakalanarak gözaltına alınan Cafer B.'nin yapılan sorgusunda 'kumar oynanması için yer ve imkan sağlama', 'hırsızlık', 'tehdit', 'kasten yaralama' ve 'Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanuna muhalefet' suçlarından toplam 11 suç kaydı bulunduğu tespit edildi.</p>

<p>'ARADA SIRADA KENDİMİ KAYBEDİYORUM'</p>

<p>Emniyete götürülen Cafer B.'nin ifadesinde, 'Sinir hastalığımdan kaynaklı arada sırada kendimi kaybediyorum' dediği öğrenildi. Polis ekiplerinin yaptığı incelemelerde ise şüphelinin bu beyanını doğrulayan herhangi bir sağlık raporuna rastlanmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'BABAM AİLEDEN KİMSEYLE GÖRÜŞMÜYOR'</p>

<p>Yapılan araştırmada Cafer B.'nin daha önce iki kez cezaevine girip çıktığı, 2016 yılında eşinden boşandığı, bir oğlu ve bir kızı bulunduğu belirlendi. Polis ekiplerinin görüştüğü kızı Rabia Gül B., babasının Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde daha önce yattığını ancak kendilerine herhangi bir sağlık raporu verilmediğini, ayrıca aile bireylerinden hiçbirinin babasıyla görüşmediğini söyledi. Emniyette işlemleri tamamlanan Cafer B. 'Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama' suçundan adliyeye sevk edildi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/kagithanede-turk-bayragini-sokerek-yere-atan-supheli-yakalandi-arada-sirada-kendimi-kaybediyorum</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/kagithanede-turk-bayragini-sokerek-yere-atan-supheli-yakalandi-arada-sirada-kendimi-kaybediyorum.jpg" type="image/jpeg" length="98228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evden çıkarılan kalp hastası kiracıdan 'Benim kalbim hasta, senin vicdanın' yazılı pankartla eylem]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/evden-cikarilan-kalp-hastasi-kiracidan-benim-kalbim-hasta-senin-vicdanin-yazili-pankartla-eylem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/evden-cikarilan-kalp-hastasi-kiracidan-benim-kalbim-hasta-senin-vicdanin-yazili-pankartla-eylem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baran AKKAYA-Altunay TUGA / İSTANBUL, (DHA)- Küçükçekmece'de yaşayan kalp hastası Hasan Güler, sağlık sorunları nedeniyle çalışamayınca kirasını ödeyemedi. Bir süre mahallelinin desteğiyle yaşamını sürdüren Güler, ev sahibinin daireyi boşaltmasını istemesi üzerine evsiz kaldı. Bir caminin önündeki bankta kalan Güler, 'Bu sessiz eylemdir, lütfen para vermeyin' ve 'Bir insan iki aylık kiradan daha değersiz olamaz', ' Benim kalbim hasta senin vicdanın' yazılı pankartlar açtı. Güler ' Üçüncü evre kalp hastasıyım ve şu an sokakta kaldım. 3 yıldır kiracısıyım. Ev sahibi 'Bunu bu şekilde halledemeyeceğiz evi boşalt' dedi. Ben de cumartesi günü evi boşalttım' dedi.</p>

<p>Olay, Gültepe Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hasan Güler Ocak ayında geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Yapılan tetkiklerde kalp hastası olduğu belirlenen Güler, 20 Ocak'ta taburcu edildi. Sağlık sorunları sebebiyle çalışamayan Güler, bir süre sonra kirasını ödemekte güçlük çekmeye başladı. Mahalleli ile çevredeki esnafın desteğiyle bir süre kira ödemeleri karşılansa da ev sahibine olan kira borcu bitmedi. Ev sahibi geciken diğer kira borçlarını gerekçe göstererek Güler'den 3 Temmuz'da evi boşaltmasını istedi. Evden ayrıldıktan sonra bir caminin önündeki bankta kalan Güler, 'Bu sessiz eylemdir, lütfen para vermeyin' ve 'Bir insan iki aylık kiradan daha değersiz olamaz', ' Benim kalbim hasta senin vicdanın' yazılı pankartlar açtı. Pankart açarak yetkililere yardım çağrısında bulunan Güler'in 4 Temmuz'dan beri caminin girişinde bulunan bankta kaldığı öğrenildi.</p>

<p>'EV SAHİBİ 'EVİ BOŞALT' DEDİ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Evden çıkarılan Hasan Güler, '5 Ocak tarihinde işten eve giderken rahatsızlandım ve kalp hastalığım olduğunu öğrendim. Hastaneye yatırdılar ve 22 Ocak'ta taburcu oldum. Taburcu olduğum tarihten itibaren çalışamıyorum. Bu süre zarfında çalışamadığım için kira konusunda sıkıntılar yaşadım ve mahallemdeki esnaflar kendi aralarında para toparlayıp birkaç kiramı ödediler. Ev sahibi de 6 bin lira borcumu silmişti. Hastalığımdan dolayı çalışamıyorum, 1-2 dakika yürüdüğümde nefes nefese kalıyorum. Cuma günü ev sahibim aradı '14 bin lira borcun birikti ve yeni kira gelecek, nasıl yapacağız' dedi. Bende 'Durumu biliyorsun' dedim. 3 yıldır kiracısıyım. Ev sahibi 'Bunu bu şekilde halledemeyeceğiz evi boşalt' dedi. Bende Cumartesi günü evi boşalttım. Sosyal yardıma gittim. Müdürün toplantısı vardı saat 14.15'te müdürün toplantısının bitmesini bekledim ama bitmedi. 'Yarın gel' dediler yolladılar. Onun öncesinde Pazar günü sokakta kaldım' dedi.</p>

<p>'ÜÇÜNCÜ EVRE KALP HASTASIYIM VE ŞU AN SOKAKTA KALDIM'</p>

<p>Güler, 'Pazar günü akşam 183 Sosyal Yardım Hattı'nı aradım. 'Böyle bir durum var üçüncü evre kalp hastasıyım ve şu an sokakta kaldım' dedim. Bana 'engelli raporun var mı' dedi. 'Yok' dedim. 'Engelli raporu yoksa sana kalacak yer temin edemiyoruz' dediler. Kalbimde aort kapaklarında kaçak var ikisinde de. Benim kalbimde şu an 3 tane sorun var. Eylemi yapma sebebim, sürekli bir yerlere gitmekten bıktım. Sessiz bir eylem yapayım dedim. Çünkü bir yere gidip kapı aşındırmaktansa sosyal medya büyük bir silah bunu kullanmak istedim. Pankartlarımı hazırladım, eylemimi yaparken muhtarın oğlu olduğunu öğrendiğim bir kişi 'burada eylem yapamazsın, senin burada eylem yapman bizi kötü gösteriyor' dedi. Beni orada kovmak istedi, diğer insanlar da kendisine tepki gösterince kovamadı. Aradan yarım saat geçti 4 tane sivil polis geldi. Polislerden birisi 'Sende devlet büyüklerine küfretmişsin' dedi. O arkadaş polislere öyle söylemiş. Bende polislere 'Çağırın arkadaşı, devlet büyüklerine küfrettiğimi ispatlasın bir tane şahit göstersin' dedim. Sonra gelen polislerden birisi yukarıya gidip onunla konuştu geldi. Bana 'Tamam Hasan küfretmemişsin biz yanlış anlamışız' dedi. Büyük ihtimalle orada olayı kapatmak için söyledi. Çünkü adam yalan söyledi zaten belli. Polisler pankartı aldı çöpe attılar büyük ihtimalle' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Istanbul</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/evden-cikarilan-kalp-hastasi-kiracidan-benim-kalbim-hasta-senin-vicdanin-yazili-pankartla-eylem</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/evden-cikarilan-kalp-hastasi-kiracidan-benim-kalbim-hasta-senin-vicdanin-yazili-pankartla-eylem.jpg" type="image/jpeg" length="56012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Bilinçsiz vitamin kullanımı sağlığı riske atıyor']]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/bilincsiz-vitamin-kullanimi-sagligi-riske-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/bilincsiz-vitamin-kullanimi-sagligi-riske-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- SAĞLIKLI bireylerin yalnızca daha enerjik hissetmek veya hastalıklardan korunmak amacıyla vitamin kullanmasının bilimsel açıdan yanlış olduğunu belirten Aile Hekimi ve Check-Up Uzmanı Dr. Füsun Güneşdoğdu, 'Doğal besinlerden alınan vitaminler hem daha güvenli hem de daha etkilidir. Örneğin, bir kırmızı kapya biber günlük C vitamini ihtiyacının büyük bölümünü karşılayabilir. Eğer yorgunluk, halsizlik veya odaklanma sorunu gibi şikâyetler varsa öncelikle neden araştırılmalıdır. Yapılması gereken, istenen tetkiklerin ardından yalnızca eksik olduğu belirlenen vitaminlerin doktor önerisiyle uygun dozda kullanılmasıdır' dedi.</p>

<p>Son yıllarda vitamin ve gıda takviyesi kullanımı giderek yaygınlaşırken uzmanlar, bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Aile Hekimi ve Check-Up Uzmanı Dr. Füsun Güneşdoğdu, vitaminlerin her birey için gerekli olmadığını belirterek, takviye kullanımının mutlaka ihtiyaç doğrultusunda ve hekim önerisiyle yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>'VİTAMİNİN ZARARI OLMAZ DÜŞÜNCESİ YANLIŞ'</p>

<p>Toplumda yaygın olan 'Vitamindir, zararı olmaz' düşüncesinin doğru olmadığını ifade eden Uzm. Dr. Güneşdoğdu, özellikle rastgele kullanılan vitamin ve takviyelerin faydadan çok zarar verebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>'HER GÜN KULLANMAK HERKES İÇİN GEREKLİ DEĞİL'</p>

<p>Sağlıklı bireylerde dengeli ve yeterli beslenmenin çoğu zaman vitamin ihtiyacını karşılayabildiğini dile getiren Uzm. Dr. Güneşdoğdu, 'Her gün vitamin kullanmak her zaman gerekli veya sağlıklı değildir. Çoğu insan için dengeli bir beslenme düzeni, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri karşılayabilir. Vitamin desteği genellikle belirli durumlarda veya doktor önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır' diye konuştu.</p>

<p>Bazı gruplarda vitamin desteğinin gerekli olabileceğini belirten Uzm. Dr. Güneşdoğdu, '50 yaş üzerindeki bireylerde B12 vitamini emilimi azalabilir. Hamilelik planlayan veya hamile olan kadınlarda folik asit kullanımı önem taşır. Vegan ve vejetaryen beslenen kişilerde B12 desteği gerekebilir. Ayrıca günümüzde özellikle kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması nedeniyle D vitamini eksikliği de oldukça yaygın görülmektedir' dedi.</p>

<p>'FAZLASI ZEHİRLENMEYE YOL AÇABİLİR'</p>

<p>Vitaminlerin bilinçsiz kullanımının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Güneşdoğdu, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>'A, D, E ve K vitaminleri vücutta depolanır. Bu vitaminlerin yüksek dozda ve uzun süre kontrolsüz kullanılması vücutta birikerek zehirlenmeye yol açabilir. Örneğin, fazla A vitamini karaciğer hasarına neden olabilir. Suda eriyen vitaminlerin fazlası genellikle idrarla atılsa da yüksek dozlarda böbrekleri zorlayabilir ve mide-bağırsak sorunlarına yol açabilir.'</p>

<p>'DOĞAL TAKVİYELER MASUM DEĞİL'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Piyasada satılan doğal içerikli takviyelerin de dikkatli kullanılması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Güneşdoğdu, 'Bir ürünün doğal olması, tamamen güvenli olduğu anlamına gelmez. Doğada bulunan birçok madde yanlış kullanıldığında ciddi yan etkilere neden olabilir. Ayrıca takviye ürünler ilaçlar gibi uzun klinik çalışmalardan geçmez. Bu yüzden etiketinde doğal yazması, ürünün tamamen zararsız olduğu anlamına gelmez. Bazı bitkisel ürünler kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilir. Örneğin; Sarı Kantaron bazı ilaçların etkisini azaltabilir. Ginkgo Biloba ve sarımsak içeren takviyeler ise kan sulandırıcı kullanan kişilerde kanama riskini artırabilir. Bu nedenle kullanılan her takviye mutlaka hekime bildirilmelidir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uzm. Dr. Güneşdoğdu, doğal ibaresi taşıyan ürünlerin içerisinde bağlayıcılar, dolgu maddeleri, renklendiriciler ve tatlandırıcılar bulunabileceğini belirterek, 'Bazı takviyelerde yer alan bu maddeler hassas bireylerde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu yüzden doğal olduğu belirtilen ürünler de bilinçsiz kullanılmamalıdır' dedi.</p>

<p>'YORGUNLUK HER ZAMAN VİTAMİN EKSİKLİĞİ ANLAMINA GELMEZ'</p>

<p>Sürekli yorgunluk hisseden birçok kişinin çözümü vitaminlerde aradığını belirten Uzm. Dr. Güneşdoğdu, bunun her zaman doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Uzm. Dr. Güneşdoğu, 'Yorgunluk vücudun verdiği genel bir alarm sinyalidir. Bunun nedeni yalnızca vitamin eksikliği olmayabilir. Kalitesiz uyku, yetersiz sıvı tüketimi, hareketsiz yaşam, düzensiz beslenme, stres, kaygı bozuklukları, depresyon, tiroit hastalıkları, kansızlık, insülin direnci ve diyabet gibi pek çok durum yorgunluğa neden olabilir' diyen Güneşdoğdu, vitamin eksikliklerinde genellikle farklı belirtilerin de görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Uzm. Dr. Güneşdoğdu, 'B12 vitamini eksikliğinde unutkanlık ve el-ayaklarda karıncalanma, D vitamini eksikliğinde yaygın kas ve kemik ağrıları, demir eksikliğinde ise saç dökülmesi, üşüme hissi ve soluk cilt gibi belirtiler görülebilir' dedi.</p>

<p>'VİTAMİN KULLANMADAN ÖNCE TEST YAPILMALI'</p>

<p>Vitamin eksikliğinden şüphelenildiğinde öncelikle tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Güneşdoğdu, 'Kişilerin rastgele multivitamin kullanmak yerine öncelikle bir hekime başvurması gerekir. Kan sayımı, tiroit fonksiyonları, kan şekeri, demir, B12 ve D vitamini gibi değerler değerlendirilerek eksiklik varsa buna yönelik tedavi planlanmalıdır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'BAZI VİTAMİNLER VÜCUT TARAFINDAN ÜRETEBİLİYOR'</p>

<p>Vitaminlerin büyük bölümünün besinlerden alınması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Güneşdoğdu, 'D vitamini aslında vücudun güneş ışığı yardımıyla üretebildiği bir hormondur. Besinlerle alınan miktar çoğu zaman yeterli olmaz. Bu nedenle uygun koşullarda güneş ışığından faydalanmak D vitamini açısından önemlidir. Bağırsak sağlığı da vitamin üretiminde önemli rol oynar. Bağırsaklarımızda bulunan yararlı bakteriler K vitamini ve biyotin gibi bazı vitaminlerin üretimine katkı sağlayabilir. Bu nedenle dengeli beslenmenin yanı sıra bağırsak sağlığının korunması da önem taşımaktadır' dedi.</p>

<p>'SAĞLIKLI BİREYLERDE RASTGELE TAKVİYE KULLANIMI ÖNERİLMİYOR'</p>

<p>Sağlıklı bireylerin yalnızca daha enerjik hissetmek veya hastalıklardan korunmak amacıyla vitamin kullanmasının bilimsel açıdan da doğru olmadığının altını çizen Uzm. Dr. Güneşdoğdu, 'Doğal besinlerden alınan vitaminler hem daha güvenli hem de daha etkilidir. Örneğin, bir kırmızı kapya biber günlük C vitamini ihtiyacının büyük bölümünü karşılayabilir. Eğer yorgunluk, halsizlik veya odaklanma sorunu gibi şikayetler varsa öncelikle neden araştırılmalıdır. Yapılması gereken, istenen tetkiklerin ardından yalnızca eksik olduğu belirlenen vitaminin doktor önerisiyle uygun dozda kullanılmasıdır. Sağlıklı bir bireyin kendini daha enerjik hissetmek veya hastalıklardan korunmak amacıyla ezbere vitamin kullanması bilimsel olarak önerilmemektedir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/bilincsiz-vitamin-kullanimi-sagligi-riske-atiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2025/02/vitamin2.jpg" type="image/jpeg" length="84317"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
