<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tele1 TV Canlı yayın</title>
    <link>https://www.tele1.com.tr</link>
    <description>Tele1 Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tele1.com.tr/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 26 Jul 2026 16:16:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Turizm sektörü çalışanlarına aylık 3 bin 500 lira destek verilecek]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/turizm-sektoru-calisanlarina-aylik-3-bin-500-lira-destek-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/turizm-sektoru-calisanlarina-aylik-3-bin-500-lira-destek-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: - 'Ülkemizde birçok sektörü destekleyen, istihdam kapasitemizi güçlendiren, bacasız sanayimiz turizm sektörü için yeni bir uygulamayı hayata geçiriyoruz' - 'Sektörde faaliyet gösteren belirli koşulları sağlayan konaklama tesislerinde çalışan her bir sigortalı için 3 bin 500 lira destek sağlayacağız. Bu kapsamda 6 milyar lira kaynağı doğrudan turizm sektörüne ayırdık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, turizm sektöründe faaliyet gösterip belirli koşulları sağlayan her bir sigortalı için yıl sonuna kadar aylık 3 bin 500 lira destek sağlayacaklarını bildirdi.</p>

<p>Işıkhan, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Ülkemizde birçok sektörü destekleyen, istihdam kapasitemizi güçlendiren, bacasız sanayimiz turizm sektörü için yeni bir uygulamayı hayata geçiriyoruz. Sektörde faaliyet gösteren belirli koşulları sağlayan konaklama tesislerinde çalışan her bir sigortalı için 3 bin 500 lira destek sağlayacağız. Bu kapsamda 6 milyar lira kaynağı doğrudan turizm sektörüne ayırdık. Desteğimiz yıl sonuna kadar devam edecek. Hayırlı olmasını diliyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/turizm-sektoru-calisanlarina-aylik-3-bin-500-lira-destek-verilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2025/06/para-13.jpg" type="image/jpeg" length="49660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, 6 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını duyurdu]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/adalet-bakani-gurlek-6-faili-mechul-cinayetin-aydinlatildigini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/adalet-bakani-gurlek-6-faili-mechul-cinayetin-aydinlatildigini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2005-2016 yılları arasında farklı şehirlerde işlenen ve faili meçhul durumda olan 6 cinayet dosyasının tekrar incelenerek aydınlatıldığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ve ilgili tüm kurumlarla güçlü bir eş güdüm halinde, faili meçhul suçların aydınlatılması ve faillerin adalet önüne çıkarılması için kararlılıkla çalıştıklarını belirtti.</p>

<p>'Adalet Bakanlığımız bünyesinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda yeniden ele alınan dosyalarda yürütülen titiz ve kapsamlı çalışmalar neticesinde, Ali Sarıoğlu, Esra Aşık, Gültekin Yıldırım, Mehmet Ali Türkmen, Selbi Uyğur ve Yusuf Sayaner'in hayatını kaybettiği olaylar aydınlatılmıştır.' ifadesini kullanan Gürlek, 2005-2016 yılları arasında farklı şehirlerde işlenen ve aradan uzun yıllar geçmesine rağmen kamu vicdanında açık bir yara olarak kalan bu 6 cinayet dosyasının, günümüzün teknolojik imkanları, kriminal incelemeler, DNA eşleştirmeleri, HTS ve baz analizleri, yeniden alınan tanık beyanları ve elde edilen yeni deliller ışığında bütün yönleriyle tekrar incelendiğini kaydetti.</p>

<p>Gürlek, aydınlatılan faili meçhul olaylara ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>'Balıkesir'de 21 yıl önce kundaklanan evde hayatını kaybeden çocuk Esra Aşık'ın dosyasında, daha önce hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen şüpheli yönünden soruşturma yeniden açılmış, gerçekleştirilen operasyon sonucunda bir şüpheli tutuklanmıştır. Denizli'de 20 yıl önce iş yerinde 11 yerinden bıçaklanarak öldürülen Mehmet Ali Türkmen'in dosyasında, tanıkların yeniden alınan ve birbiriyle örtüşen beyanları ile HTS kayıtları birlikte değerlendirilerek cinayeti işledikleri değerlendirilen 2 şüpheli yakalanarak tutuklanmıştır. Hatay'da 14 yıl önce kaybolan Selbi Uyğur'un öldürülmesine ilişkin yürütülen çalışmalarda, alınan itiraflar üzerine yer gösterme ve kazı işlemleri yapılmış, bulunan insan kemiklerinin Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen DNA incelemesi sonucunda Selbi Uyğur'a ait olduğu tespit edilmiş ve adli işlemler başlatılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Bayrampaşa'da 12 yıl önce öldürülen Gültekin Yıldırım'ın dosyasında, olay yerinde bulunan biyolojik bulguların yıllar sonra yapılan karşılaştırmalar neticesinde bir şüphelinin DNA profiliyle uyumlu olduğu belirlenmiş, HTS kayıtlarıyla desteklenen tespitlerin ardından yakalanan şüpheli tutuklanmıştır. İstanbul Fatih'te 10 yıl önce öldürülen Yusuf Sayaner'in dosyasında ise şüpheli, yeniden yürütülen soruşturma kapsamında suçunu ikrar etmiş ve kasten öldürme suçundan tutuklanmıştır. Samsun'da 19 yıl önce öldürülen Ali Sarıoğlu'nun dosyasında, olaydan sonra yapılan ve soruşturmayı yanlış yönlendirmeyi amaçladığı değerlendirilen ihbarın kaynağı yıllar sonra tespit edilmiş, yeni tanık beyanları ve teknik analizler sonucunda belirlenen 4 şüpheli yakalanarak tutuklanmıştır.'</p>

<p>Bu dosyaların yeniden ele alınmasında ve aydınlatılmasında büyük bir özveriyle çalışan İstanbul, Çarşamba, Balıkesir, Denizli ve Hatay Cumhuriyet Başsavcılıklarına, gece gündüz demeden gayret gösteren Emniyet ve Jandarma Teşkilatlarının fedakar mensuplarına teşekkür eden Gürlek, teknik ve bilimsel incelemeleriyle soruşturmalara önemli katkılar sağlayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna, Adli Tıp Kurumuna, kriminal polis laboratuvarlarına, bilirkişilere ve bu dosyaların aydınlatılmasına emek veren bütün kurumlara şükranlarını sundu.</p>

<p>Vatandaşlardan müsterih olmalarını isteyen Gürlek, şunları kaydetti:</p>

<p>'Adaletin hafızası güçlüdür. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, her dosyanın izini sonuna kadar sürecek, karanlıkta kalan olayları aydınlatmak için devletimizin bütün imkanlarını seferber edeceğiz. Acıları yıllardır dinmeyen mağdur ailelerimizin yanında olmaya, cevap bekleyen sorularını adaletin imkanlarıyla karşılıksız bırakmamaya devam edeceğiz. Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek ve hiçbir fail geçen zamana güvenerek adaletten kaçamayacaktır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/adalet-bakani-gurlek-6-faili-mechul-cinayetin-aydinlatildigini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/aa/adalet-bakani-gurlek-6-faili-mechul-cinayetin-aydinlatildigini-duyurdu.jpg" type="image/jpeg" length="21845"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Türkiye, Avrupa'nın güvenliği için stratejik bir gerçekliktir]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/bahceli-turkiye-avrupanin-guvenligi-icin-stratejik-bir-gercekliktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/bahceli-turkiye-avrupanin-guvenligi-icin-stratejik-bir-gercekliktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Umutcan ÖREN/ANKARA, (DHA)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Türkiye, Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır. Türkiye Avrupa'nın güvenliği, istikrarı, enerji arzı, ticaret yolları ve jeopolitik dengesi bakımından vazgeçilmez bir stratejik gerçekliktir' dedi.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, Türkiye'nin NATO'da yalnızca jeostratejik konumuyla değil; tarihi birikimi, devlet tecrübesi, siyasi iradesi ve milli kudretiyle yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline geldiğini belirterek, 'Türkiye Cumhuriyeti'nin eriştiği siyasi ve stratejik seviye, Ankara Zirvesi'nde bir kez daha tebarüz etmiştir. Bugün NATO yeni bir devrin şafağındadır. Bu devir, yalnızca savunma bütçelerinin sağına sıfırların eklenip rakamca büyütüldüğü bir devir değildir. Bu devir; kağıttaki taahhüdün fabrikada üretime, üretimin sahada kabiliyete, kabiliyetin caydırıcılığa, caydırıcılığın da barışın teminatına dönüşeceği yeni bir merhaledir. Böylesi bir çağda güvenlik; yalnızca bütçenin büyüklüğüyle değil, o bütçeyi kabiliyete çevirecek üretim sürekliliğiyle ölçülecektir. Bugün NATO'nun önündeki mevzu aslında budur. İttifak, bu yeni güvenlik çağının idrakine varmış mıdır? Külfet ve yük paylaşımını gerçek bir adalet zeminine oturtacak mıdır? Savunma sanayiini birkaç ülkenin imtiyazlı alanı gibi görmekten vazgeçecek midir? Müttefikleri arasında örtülü ambargo, lisans kısıtlaması, siyasi blokaj ve tedarik engeli gibi ittifak hukukunu yaralayan çelişkileri ortadan kaldırabilecek midir? Ankara Zirvesi, işte bu soruları NATO'nun önüne koymuştur. Türkiye namına bu saatten sonra atılacak her olumlu adım, bir lütuf değil, geç de olsa güç de olsa hakkaniyet ve hakikat ibresinin yerini bulmasıdır' dedi.</p>

<p>'İRAN'IN YENİDEN BOMBALANMASI, GÜVENİ SARSMIŞTIR'</p>

<p>NATO Ankara Zirvesi müzakereleri devam ederken, dünyanın dikkatinin bir anda Ankara ile Hürmüz Boğazı arasında bölündüğünü ifade eden Bahçeli, 'Zirve devam ederken Trump, mutabakat sürecinin kendisi için bittiğini ifade etmiştir. Bu gelişme yalnızca Washington- Tahran hattında yoğunlaşan gerilim ile nükleer program başlığı altında sarmala dönen ihtilafın ifadesi değildir. Daha iki hafta önce bu kürsüden mutabakat sözlerine ilişkin duyduğumuz memnuniyeti ve fakat temkinli yaklaştığımızı söylemiş, verilen sözün nihayete ulaşmasının önemini ifade etmiştik. Devletler arasında tesis edilen mutabakatın itibar ve bağlayıcılığına vurgu yapmıştık. Diplomasinin barışa susamış insanlığın ağzına bir parmak bal çalmak için kullanılan geçici bir aldatmaca mı, yoksa savaşın yolunu kapatacak samimi ve kalıcı bir çözüm iradesi mi diye sormuştuk. Henüz kısa bir süre önce bölgeye umut veren, çatışmanın ateşini kesen ve nihai anlaşmaya ulaşılması için bir takvim ortaya koyan mutabakatın, daha bir ay geçmeden etkisizleştirilmesi, ardından İran topraklarının yeniden bombalanması, barış ihtimaline duyulan güveni sarsmıştır' dedi.</p>

<p>'SALDIRILAR DURDURULMALIDIR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçeli, hadiselerin sırasını tersine çevirmemek gerektiğine işaret ederek, 'İran, mutabakatın tarafıyken saldırıya uğramıştır. İran şehirleri bombalanmış, İran vatandaşları hayatlarını kaybetmiş, ülkenin egemenlik sahası askeri müdahalenin hedefi olmuştur. Bu gerçek görmezden gelinerek Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazını kapatma yönünde daha sonra aldığı kararları, öncesinde hiçbir gelişme yaşanmamış gibi müstakil bir saldırganlık başlığı altında değerlendirmek doğru, hakkaniyetli ve vicdanlı bir yaklaşım olmayacaktır. Sebebi sonuç, sonucu sebep gibi göstermek; hakikati baş aşağı çevirmekten başka bir anlama gelmeyecektir. İran'ın ülkesine yönelen saldırılar karşısında güvenliğini koruma, egemenlik haklarını müdafaa etme ve milletinin can emniyetini sağlama hakkı vardır. Hiçbir devlet, imza attığı mutabakatın kendisini koruyacağına inanırken ansızın bombalanmayı sineye çekmek mecburiyetinde değildir. Hiçbir millet, topraklarına düşen bombaları sükunet telkinleriyle karşılamak zorunda değildir. Hürmüz'de oluşan tabloyu, İran'ın sebepsiz ve keyfi bir tasarrufu gibi takdim etmek gerçeklerin yalnızca yarısını anlatmaktır. Hürmüz'deki kilitlenmenin anahtarı da kaynağı da mutabakatın bozulduğu yerde aranmalıdır. Müzakere masasının hükmü korunup askeri yöntemlere müracaat edilmeseydi bugün Hürmüz Boğazı'nın kapanmasını değil, nihai anlaşmanın hangi esaslar üzerinde yükseleceğini konuşuyor olacaktık. Bu nedenle öncelikle saldırılar durdurulmalı, mutabakatın ihlal edilen hükümleri yeniden işler hale getirilmeli, taraflar karşılıklı yükümlülüklerine riayet etmelidir. Barış kapısı kısa süre önce aralanmıştır. Bu kapıyı yeniden kapatan gelişmelerin üzerine soğukkanlılıkla gidilmelidir. Barışın önüne düşen gölgeyi kaldırma sorumluluğu, mutabakatın taraflarına aittir. ABD, askeri müdahalenin müzakereyle bağdaşmayan sonuçlarını görmeli ve verdiği taahhütlerin gereğine dönmelidir. İran da Hürmüz'deki geçişlerin yeniden emniyet içinde yürütülmesini sağlamalıdır. Hürmüz'den yükselen gerilim, daha büyük bir felakete dönüşmeden durdurulmalıdır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'HAKİKATİN ADI TÜRKİYE'DİR'</p>

<p>Bahçeli, Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakere sürecine değinerek, 'Avrupa'nın stratejik geleceği yeniden masaya yatırılmalı ve hakkaniyetli bir gelecek planı oluşturulmalıdır. Çünkü bugün Avrupa'nın karşı karşıya bulunduğu sorunlar, artık eski ezberlerle yönetilemeyecek kadar ağırlaşmıştır. Enerji arz güvenliğinden düzensiz göçe, savunma kapasitesinden demografik daralmaya, tedarik zincirlerinden ekonomik rekabete kadar uzanan geniş bir alanda Avrupa yeni bir yol ayrımına gelmiştir. Bu yol ayrımında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir hakikat vardır; o hakikatin adı da Türkiye'dir. Ukrayna sahasından Karadeniz'e, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Doğu Akdeniz'den Orta Doğu'ya kadar uzanan geniş jeopolitik kuşakta Türkiye'nin bulunmadığı hiçbir güvenlik denklemi kalıcı olamayacaktır. Türkiye'nin hesaba katılmadığı hiçbir enerji koridoru sürdürülebilir olmayacaktır. Türkiye'nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesi başarıya ulaşamayacaktır. Bu durum bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçektir' diye konuştu.</p>

<p>'TÜRKİYE'NİN YERİ AVRUPA'NIN BEKLEME SALONU DEĞİLDİR'</p>

<p>Bahçeli, Avrupa Birliği'nin uzun yıllardır bu gerçeği görmek yerine günü kurtaran siyasi reflekslerle hareket etmeyi tercih ettiğine işaret ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>'Türkiye'nin üyelik süreci teknik kriterlerden çok siyasi ön yargılarla değerlendirilmiştir. Açılması gereken fasıllar bloke edilmiş, yerine getirilmesi gereken yükümlülükler ertelenmiş, verilen sözler tutulmamış, Türkiye'nin haklı beklentileri sürekli başka gündemlerin gölgesinde bırakılmıştır. Bu yaklaşım yalnızca Türkiye'ye değil Avrupa'ya da zarar vermiştir. Çünkü Avrupa Birliği, Türkiye'yi bekleme odalarında tutarken kendi stratejik ufkunu daraltmıştır. Türkiye'yi dışarıda bırakarak Avrupa'nın daha güçlü olacağını düşünenler, bugün karşı karşıya kaldıkları güvenlik ve istikrar sorunlarına dönüp bakmalıdır. Avrupa, her geçen gün daha fazla stratejik belirsizlikle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle Türkiye'nin Avrupa Birliği süreci artık yalnızca üyelik müzakereleri başlığı altında ele alınabilecek bir mesele olmaktan çıkmıştır. Mesele, Avrupa'nın kendi geleceğini nasıl tasavvur ettiğidir. Mesele, Avrupa'nın jeopolitik gerçeklerle yüzleşip yüzleşmeyeceğidir. Mesele, Avrupa'nın stratejik aklı ile ideolojik önyargıları arasında hangi tercihi yapacağıdır. Görüşümüz açıktır; Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri karşılıklı saygı, egemen eşitlik ve hakkaniyet temelinde ilerlemelidir. Türkiye ne bir yükümlülükten kaçmaktadır ne de bir ayrıcalık talep etmektedir. Türkiye yalnızca kendisine karşı dürüst olunmasını istemektedir. Türkiye yalnızca çifte standartların son bulmasını istemektedir. Türkiye yalnızca ortaklık hukukunun gereğinin yerine getirilmesini istemektedir. Elbette Gümrük Birliği'nin güncellenmesi önemlidir. Elbette vize serbestisi sürecinin tamamlanması önemlidir. Elbette ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi önemlidir. Ancak bunlardan daha önemli olan husus, Avrupa'nın Türkiye'yi artık geçici ihtiyaçların hatırlandığı, kriz zamanlarında kapısı çalınan, işler normale döndüğünde ise yeniden ötelenen bir ülke gibi görme alışkanlığından vazgeçmesidir. Türkiye'nin yeri Avrupa'nın bekleme salonu değildir. Türkiye'nin yeri stratejik kararların şekillendiği masalarda hak ettiği ağırlıkla bulunmaktır.'</p>

<p>'TÜRKİYE AVRUPA İÇİN BİR SEÇENEK DEĞİL'</p>

<p>Bahçeli, bu çerçevede son günlerde Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Türkiye'nin Avrupa güvenlik mekanizmalarındaki rolünü Adalar Denizi'ndeki ihtilaflara bağlayan açıklamalarının son derece vahim olduğunu, Avrupa'nın güvenliğini Atina'nın dar siyasi hesaplarına mahkum etmenin ne akılcı ne de sürdürülebilir olmadığını söyledi. Bahçeli, 'Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkiler üçüncü ülkelerin ön yargılarına, seçim hesaplarına veya tarihi korkularına rehin bırakılamaz. Hiçbir ülke kendi ikili sorunlarını Avrupa'nın müşterek güvenlik gündemi gibi sunma hakkına sahip değildir. Hiçbir başkent Türkiye'nin meşru hak ve menfaatlerini tartışma konusu yapamaz. Türkiye'nin milli hakları müzakere masalarında pazarlık unsuru değildir. Türkiye'nin egemenlik hakları herhangi bir siyasi şantajın konusu olamaz. Bu hususta tavrımızın değişmesi söz konusu dahi olamaz. Ancak burada altını özellikle çizmek istediğim konu, bu tartışmayı yalnızca Yunanistan veya belirli ihtilaflar düzeyine indirgememektir. Çünkü burada yatan niyet, söze dökülenden daha büyüktür. Ve Avrupa'nın yeni dünya düzeninde nasıl bir konum alacağı bu niyete ortak olup olunmadığının sınanmasıdır. Avrupa Türkiye ile birlikte mi hareket edecek, yoksa eski önyargıların esiri olarak mı kalacak? Önümüzdeki yıllar bu sorunun cevabını verecektir. Fakat hangi şart altında olursa olsun değişmeyecek bir gerçek varsa o da şudur; Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır. Türkiye Avrupa'nın güvenliği, istikrarı, enerji arzı, ticaret yolları ve jeopolitik dengesi bakımından vazgeçilmez bir stratejik gerçekliktir. Bu gerçeği kabul edenler kazanacaktır. Görmezden gelenler ise değişen dünyanın setlerine er ya da geç çarpıp dağılacaktır' diye konuştu.</p>

<p>'FETÖ, KİRLİ BİR MAŞADIR'</p>

<p>Bahçeli, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümüne değinerek, '15 Temmuz'u yalnızca FETÖ'nün kalkışması olarak değerlendirmek yetersizdir. 15 Temmuz, Çanakkale'yi geçemeyenlerin başka yollar aramasıdır. 15 Temmuz, Milli Mücadele'de dize getiremediklerini içeriden çözme teşebbüsüdür. 15 Temmuz, Sevr'i kabul ettiremeyenlerin farklı yöntemlerle aynı hedefe ulaşma arayışıdır. 15 Temmuz, Türk milletinin bağımsız yaşama iradesine karşı yürütülen uzun ve karanlık mücadelenin yeni bir cephesidir. FETÖ denilen ihanet yapısı ise bu karanlık hesabın yalnızca taşeronu ve sahaya sürülmüş kirli bir maşasıdır. Bu habis örgüt yıllarca eğitim kisvesi altında büyümüştür. Hizmet söylemi altında kadrolaşmıştır. İnanç istismarıyla taraftar devşirmiştir. Hayır görüntüsü altında hıyanet biriktirmiştir. Milletimizin temiz duygularını sömürmüş, devletimizin imkanlarını kullanmış, kurumlarımızın içine sızmış ve nihayet fırsatını bulduğunu düşündüğü anda Türk devletine silah doğrultmuştur. Türk milleti o gece bir kez daha tarih yazmıştır. Ve tarihe şu notu düşmüştür; bu millet esir yaşamaz. Bu millet teslim olmaz. Bu millet iradesini vesayet odaklarına bırakmaz. Bu millet devletini terör örgütlerine teslim etmez' dedi.</p>

<p>'YARIN BAŞKA YOLLAR DENEYENLER OLABİLİR'</p>

<p>Bahçeli, FETÖ ile mücadelenin geçmişte kalmış bir mesele olmadığına işaret ederek, 'FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığını düşünmek ciddi bir yanılgıdır. İhanetin yöntem değiştirmesi, ihanetin sona erdiği anlamına gelmez. Tehdidin görünmez hale gelmesi, tehdidin yok olduğu anlamına gelmez. Dün himmet adı altında örgütlenenler vardı. Bugün başka maskelerle ortaya çıkmak isteyenler olabilir. Dün eğitim kisvesi kullananlar vardı. Bugün farklı alanlarda benzer yöntemlere başvuranlar olabilir. Dün devletin mahrem yapılarına sızmaya çalışanlar vardı. Yarın başka yollar deneyenler olabilir. Bu sebeple devlet hafızasının diri tutulması, kurumsal tedbirlerin tavizsiz sürdürülmesi ve milli şuurun canlı tutulması hayati önemdedir. Unutulmamalıdır ki, millet hafızasını kaybettiği gün tehditler yeniden güç kazanır. Tarih şuuru zayıfladığı gün fitne odakları yeniden cesaret bulur. Milli birlik duygusu aşındığı gün Türkiye'nin karşısındaki hesaplar yeniden hareketlenir. Bu sebeple 15 Temmuz'un hatırasını yaşatmak yalnızca geçmişe saygı değildir. Aynı zamanda geleceğe karşı sorumluluktur. Aynı zamanda devletimize karşı görevdir. Aynı zamanda milletimize karşı vefadır. 15 Temmuz'un bize verdiği derslerden biri de şudur; Türkiye'nin bekası günlük siyasi hesapların üzerindedir. Devletin varlığı geçici tartışmaların üzerindedir. Milli güvenlik, partiler üstü bir konudur. Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı her türlü görüş ayrılığının üzerindedir' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/bahceli-turkiye-avrupanin-guvenligi-icin-stratejik-bir-gercekliktir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/bahceli-turkiye-avrupanin-guvenligi-icin-stratejik-bir-gercekliktir.jpg" type="image/jpeg" length="68685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM'de 15 Temmuz'da anma etkinlikleri düzenlenecek]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/tbmmde-15-temmuzda-anma-etkinlikleri-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/tbmmde-15-temmuzda-anma-etkinlikleri-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) bu hafta, 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümü nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenlenecek.</p>

<p>TBMM Genel Kurul ve komisyon çalışmaları salı günü başlayacak. Genel Kurul'da, kamuoyunda '12'nci Yargı Paketi' olarak bilinen, 'Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' görüşülecek. Teklifle Danıştay'daki daire sayısının 10'a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026'da sona erecek süre 4 yıl daha uzatılacak. Ayrıca idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilecek. Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilecek. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacak. Öte yandan teklifle faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, TCMB'nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacak. Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında duruşmalar arasındaki süre 3 aydan daha uzun olamayacak.</p>

<p>'IBAN MAĞDURLARI'NA YÖNELİK DÜZENLEME</p>

<p>Kamuoyunda 'IBAN mağdurları' olarak bilinen haksız menfaat için banka hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlarla ilgili düzenlemeye gidiliyor. Dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan, zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek. Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15 TEMMUZ ETKİNLİKLERİ</p>

<p>TBMM'de çarşamba günü ise 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni kapsamında çeşitli etkinlikler yapılacak. Darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümünde düzenlenecek etkinlikler; TBMM Camisinde saat 12.30'da şehitler ve gaziler için Mevlid-i Şerif okutularak başlanacak. Daha sonra TBMM 15 Temmuz Şehitler Anıtı ile Ana Bina Şeref Holü Anı Taşı'na karanfil bırakılacak. Ardından TBMM Şeref Holü'nde, '15 Temmuz Milli İradenin Zaferi Dijital Gösterim Sergisi' düzenlenecek. Diğer taraftan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın, '15 Temmuz'un 10'uncu Yılı Anısına Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Sergisi' ile Basın İlan Kurumunun, '15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi Sergisi'nin açılışı gerçekleştirilecek. Meclis Tören Salonu'ndaki 15 Temmuz Anma Töreni'nde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımcılara hitap etmesi bekleniyor.</p>

<p>KOMİSYON GÜNDEMLERİ</p>

<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu salı günü toplanarak en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren, 'Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşecek. Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu ise öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren, 'Yüksek Öğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere toplanacak. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu ise Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı yetkililerini dinleyecek. Komisyon ayrıca sanal medya şirketlerinin temsilcilerini kabul edecek.</p>

<p>Öte yandan Dışişleri Komisyonu Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu ise perşembe günü Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Hizmetleri ve Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar Genel Müdür Vekili Büyükelçi Esin Çakıl'ın sunumunu dinleyecek. Genel Kurul ve komisyon çalışmalarının yanı sıra salı ve çarşamba günleri Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak. Partilerin grup başkan vekilleri de gündemdeki konulara ilişkin basın toplantıları düzenleyecek. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/tbmmde-15-temmuzda-anma-etkinlikleri-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/tbmmde-15-temmuzda-anma-etkinlikleri-duzenlenecek.jpg" type="image/jpeg" length="21553"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, ABD'li mevkidaşı Rubio ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/bakan-fidan-abdli-mevkidasi-rubio-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/bakan-fidan-abdli-mevkidasi-rubio-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NATO Ankara Zirvesi kapsamında bugün ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüştü. Basına kapalı gerçekleşen görüşmeden fotoğraf paylaşıldı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/bakan-fidan-abdli-mevkidasi-rubio-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/bakan-fidan-abdli-mevkidasi-rubio-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="53154"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Miçotakis'ten F35 açıklaması: Tüm NATO müttefiklerinin hassasiyetleri dikkate alınmalı]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/micotakisten-f35-aciklamasi-tum-nato-muttefiklerinin-hassasiyetleri-dikkate-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/micotakisten-f35-aciklamasi-tum-nato-muttefiklerinin-hassasiyetleri-dikkate-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kübra SONKAYA/ANKARA, (DHA)- YUNANİSTAN Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye'nin F35 savaş uçaklarını tedarikine ilişkin, 'Dün yapılan açıklamalar hakkında yorum yapmayacağım. Söyleyebileceğim tek şey, bir ittifakın, iyi komşuluk ilişkileri temel ilkesine dayanması gerektiğidir. Ülkem, kara sularını genişletmeye yönelik yasal hakkını kullanması durumunda hala Türkiye'nin açık savaş tehdidiyle karşı karşıyayken, tüm NATO müttefiklerinin hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğine inanıyorum' dedi.</p>

<p>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, NATO Liderler Zirvesi öncesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın toplantısı düzenledi. Miçotakis, geçen yıl Lahey'de alınan kararlar doğrultusunda savunma harcamalarında önemli adımlar atıldığını belirterek, 'Ülkem Yunanistan, bu yıl itibarıyla yüzde 3,5'luk savunma harcaması hedefini planlananın çok öncesinde yakalamış durumdadır. Silahlı kuvvetlerimizi modernize etmek adına şu an 25 milyar avroluk bir program uyguluyoruz. Çok hassas bir coğrafyada, ciddi jeopolitik zorluklarla karşı karşıyayız. Ekonomik kemer sıkma dönemlerinde bile NATO harcamalarımıza sadık kaldık. Şu an savunma harcamalarında ittifaka liderlik eden 5 ülkeden biriyiz' dedi.</p>

<p>'YENİ BİR GERİLİM DALGASI YAŞANMAMASINI UMUYORUZ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgesel gelişmelere değinen Miçotakis, ABD ile İran arasındaki ateşkes sürecine ilişkin iyimserliğini koruduğunu söyledi. Diplomasiye zaman tanınması gerektiğinin altını çizen Miçotakis, 'Yaşam maliyetinin tüm Avrupa hükümetleri için bir numaralı öncelik olduğu bu dönemde, petrol fiyatlarını yeniden tırmandıracak yeni bir gerilim dalgasının yaşanmamasını umuyoruz' dedi.</p>

<p>'YORUM YAPMAYACAĞIM'</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın dünkü açıklamaları sorulan Miçotakis, Türkiye'nin F35 savaş uçaklarını tedarikine ilişkin, 'Dün yapılan açıklamalar hakkında yorum yapmayacağım. Söyleyebileceğim tek şey, bir ittifakın, iyi komşuluk ilişkileri temel ilkesine dayanması gerektiğidir. Ülkem, kara sularını genişletmeye yönelik yasal hakkını kullanması durumunda hala Türkiye'nin açık savaş tehdidiyle karşı karşıyayken, tüm NATO müttefiklerinin hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğine inanıyorum. Ne de olsa biz bir savunma ittifakıyız ve bu çözülmemiş sorunların iyi komşuluk ve iş birliği ruhu içinde çözülebileceğinden eminim' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/micotakisten-f35-aciklamasi-tum-nato-muttefiklerinin-hassasiyetleri-dikkate-alinmali</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/micotakisten-f35-aciklamasi-tum-nato-muttefiklerinin-hassasiyetleri-dikkate-alinmali.jpg" type="image/jpeg" length="80505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere Başbakanı Starmer: İttifak'ın sergileyeceği duruş kritik önem taşıyor]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/ingiltere-basbakani-starmer-ittifakin-sergileyecegi-durus-kritik-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/ingiltere-basbakani-starmer-ittifakin-sergileyecegi-durus-kritik-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ruken KADIOĞLU/ANKARA, (DHA)- İNGİLTERE Başbakanı Keir Starmer, 'Küresel risklerin arttığı bu dönemde İttifak'ın sergileyeceği duruş kritik önem taşıyor. Böyle bir dönemde liderler olarak NATO'nun birliğini ve gücünü göstermemiz son derece büyük bir önem taşıyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO 36'ncı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nden önce gazetecilere açıklamada bulundu. Keir Starmer, Ukrayna'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmelere değinerek, 'Ukrayna'da devam eden çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki son gelişmelerle birlikte NATO Zirvesi'ndeyiz. Bu zirveden çıkacak kararlar üzerinde tartışmamız ve mutabakata varmamız gereken pek çok önemli konu bulunuyor. Küresel risklerin arttığı bu dönemde İttifak'ın sergileyeceği duruş kritik önem taşıyor. Böyle bir dönemde liderler olarak NATO'nun birliğini ve gücünü göstermemiz son derece büyük bir önem taşıyor. Bu sabah buradaki zirvede tam olarak bunu gerçekleştireceğiz' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/ingiltere-basbakani-starmer-ittifakin-sergileyecegi-durus-kritik-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/ingiltere-basbakani-starmer-ittifakin-sergileyecegi-durus-kritik-onem-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="25831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Rutte: NATO şimdi daha güçlü]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/nato-genel-sekreteri-rutte-nato-simdi-daha-guclu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/nato-genel-sekreteri-rutte-nato-simdi-daha-guclu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 'ABD Başkanı Eisenhower'dan bu yana ilk defa savunma harcamaları Avrupa ile ABD arasında eşitlendi. Yüzde 5'lik hedefimiz vardı, bu yıl yüzde 4'e ulaşıyoruz bile ve bu harika bir şey. Bu sadece Başkan Trump'ın ısrarları sonucunda olmuyor çünkü diğer tarafta Rusya tehdidi var ve ondan dolayı da bu adımları atmamız gerekiyor. NATO şimdi daha güçlü ve daha güçlü NATO içerisinde Avrupa da güçlüdür' dedi.</p>

<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO Liderler Zirvesi öncesinde basın toplantısı düzenledi. Rutte, Zirve'ye yaptığı ev sahipliği için Ankara'ya teşekkür etti ve NATO'nun geçen yıl Lahey'de gerçekleştirdiği Zirve'de alınan kararları hatırlattı. Rutte, 'Bu sene ise artık kararları uygulama zamanı ve rakamlara baktığınız zaman ekstra harcanan 250 milyar dolar para var. Kanada ve Avrupalı müttefiklerin 2025 ve 2026 yılında fazladan harcadıkları paranın miktarı arttı. Atlantik'in her iki tarafında da Kanadalı ve Avrupalıların yatırımı sayesinde ABD'de savunma sanayinde 200 bin yeni istihdam sağlandı. Bunu yapıyoruz çünkü öncelikle savaşları yapmak istiyorsak güçlü olmalıyız, hiç kimsenin bize saldırmaması gerekiyor. Dün Savunma Sanayi Forumu vardı ve harika bir başarıyla sonuçlandı. Yeni taahhütler, yeni sözleşmeler imzalandı. Geçtiğimiz yıl az önce de ifade ettiğim gibi planlama vardı ve bu yıl uygulama var. Ukrayna'ya olan desteğimiz devam ediyor, devam edecek. Bizim buradaki beklentimiz çok güçlü bir şekilde Ukrayna'yı desteklemeye devam edeceğimiz yönünde. Bunun sonucunda NATO gerçekten dönüşmüş olacak. ABD perspektifine baktığınız zaman Avrupalı müttefikleriniz var ve onlar artık NATO içerisinde 1 milyar insanı güvende tutacak şekilde daha güçlü bir Avrupalı müttefik grubu var. ABD Başkanı Eisenhower'dan bu yana ilk defa savunma harcamaları Avrupa ile ABD arasında eşitlendi. Yüzde 5'lik hedefimiz vardı, bu yıl yüzde 4'e ulaşıyoruz bile ve bu harika bir şey. Bu sadece Başkan Trump'ın ısrarları sonucunda olmuyor çünkü diğer tarafta Rusya tehdidi var ve ondan dolayı da bu adımları atmamız gerekiyor. NATO şimdi daha güçlü ve daha güçlü NATO içerisinde Avrupa da güçlüdür. Ayrıca bugün müttefiklerimizin İran konusunu da ele almasını bekliyoruz. İran'ın hiçbir zaman için nükleer silah kabiliyetinin olmamasını sağlayacağımızı konuşmayı bekliyorum. İkincisi de Hürmüz Boğazı'nın tamamıyla açık olması; bu olmazsa olmaz bir şey. Bunun sağlanması gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'GRÖNLAND MESELESİNİ KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ'</p>

<p>Ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Rutte, Liderler Zirvesi'nde Grönland konusunun ele alınıp alınmayacağına ilişkin, 'Bunu derinlemesine konuşmuştuk. Çin ve Rusya'nın Arktik bölgeye erişiminin önlenmesi konusunu biz Davos'ta çok konuştuk, burada da konuşmaya devam edeceğiz. Danimarka ve Grönland ile iyi bir süreç içerisindeyiz' diye konuştu.</p>

<p>'AVRUPA, ABD İLE HARCAMALAR KONUSUNDA EŞİT NOKTAYA GELİYOR'</p>

<p>Rutte, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına NATO'nun müdahil olmamasıyla ilgili soruya da 'İran konusu izole bir konu ama diğer taraftan Avrupa'daki hava üslerinden 5 bine yakın sorti yapıldığını biliyoruz. Avrupa, ABD için büyük bir güç platformu. İş harcamaya yani paraya geldiği zaman şimdi Avrupa, ABD ile harcamalar konusunda eşit noktaya geliyor. Tabii bir taraftan Rusya tehdidi var diğer tarafta Sayın Trump'ın bastırmaları var' diye yanıt verdi.</p>

<p>'İRAN ATEŞKESİ İHLAL ETTİ'</p>

<p>ABD'nin İran'a yönelik güncel saldırılarının Zirve'yi gölgeleyebileceğine dönük soruya ilişkin değerlendirmede bulunan Rutte, 'Bakın dün bir gemiye saldırıldı. Ortada bir ateşkes var ve İran ateşkesi ihlal etti ve elbette karşılığında böyle bir saldırı gerçekleşti' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'HER GÜN OLABİLDİĞİ KADAR GÜÇLÜ OLMAK DURUMUNDAYIZ'</p>

<p>Rutte, Polonya'daki kuvvetlerin Rusya için caydırıcı olup olmadığına ilişkin soru üzerine de 'Bizim her şeye ihtiyacımız var. Polonya silahlı kuvvetlere gerçekten çok iyi yatırımlar yapıyor. Bizim savunma sanayisine ihtiyacımız var ama şu an biz burada konuşurken Polonya yatırımlarını sürdürüyor. Her gün olabildiği kadar güçlü olmak durumundayız' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Rutte ayrıca Zirve'de Rusya'nın uzun süreli bir tehdit olarak kodlanacağını belirtti ve yüzde 5'lik hedefe yakın bir zamanda ulaşılacağına inandığını söyledi.</p>

<p>'BİZ HİÇ KİMSEYE SALDIRMAYACAĞIZ'</p>

<p>Rutte, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e mesajının olup olmadığının sorulması üzerine de 'Benim mesajım şu; bu İttifak 1 milyar insan. Kanada, ABD ve Avrupa; biz topraklarımızın her bir santimetrekaresini koruyacağız. Biz savunmacıyız, hiç kimseye saldırmayacağız. Biz hayat tarzımızı, demokrasimizi ve topraklarımızı koruyacağız. Bizimle oynamayın' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/nato-genel-sekreteri-rutte-nato-simdi-daha-guclu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/nato-genel-sekreteri-rutte-nato-simdi-daha-guclu.jpg" type="image/jpeg" length="55096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Seğmenler Parkı'nda koştu]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/fransa-cumhurbaskani-macron-segmenler-parkinda-kostu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/fransa-cumhurbaskani-macron-segmenler-parkinda-kostu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Umutcan ÖREN-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- NATO Liderler Zirvesi için Ankara'da bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sabah koşusunu Seğmenler Parkı'nda yaptı.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sabahın erken saatlerinde Ankara'nın Çankaya ilçesinde kaldığı otelden çıkarak sabah koşusu yaptı. Macron, beraberindekilerle birlikte Arjantin Caddesi ve İran Caddesi üzerinden Seğmenler Parkı'na girdi. Macron, 'Günaydın' ve 'Türkiye'ye hoş geldiniz' diyen gazetecilere Fransızca 'Günaydın' ve 'Teşekkürler' diye karşılık verdi. Macron'un koşusu nedeniyle Seğmenler Parkı, geçici olarak vatandaşların girişine kapatıldı. Basın mensuplarının da parka girişine izin verilmedi. Macron, geniş güvenlik önlemleri altında yaklaşık 1 saat süren sabah koşusunu tamamladıktan sonra oteline döndü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emmanuel Macron'un, NATO Zirvesi kapsamındaki resmi programına katıldıktan sonra basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/fransa-cumhurbaskani-macron-segmenler-parkinda-kostu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/fransa-cumhurbaskani-macron-segmenler-parkinda-kostu.jpg" type="image/jpeg" length="91995"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Güler: Avrupalı müttefikler daha fazla sorumluluk üstlenmelidir]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/bakan-guler-avrupali-muttefikler-daha-fazla-sorumluluk-ustlenmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/bakan-guler-avrupali-muttefikler-daha-fazla-sorumluluk-ustlenmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gizem CENGİL-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, 'Böylesine kritik bir dönemde Avrupalı müttefikler daha fazla sorumluluk üstlenmelidir. Ancak bu yalnızca daha yüksek bütçe rakamları açıklamakla gerçekleştirilemez. Savunma harcamaları; hazır birliklere, eğitimli personele, mühimmata, dayanıklı lojistik sistemlere, bütünleşik komuta yapılarına ve muharebe edebilir kuvvetlere dönüşmelidir' dedi.</p>

<p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara Palas'ta İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı ve SETA Vakfı iş birliğinde düzenlenen 'Müttefikler Ankara'da' programına katıldı. Bakan Güler, NATO'nun kuruluşundan bu yana askeri ittifaktan daha fazlası olduğunu belirterek, 'Kolektif savunmanın, siyasi dayanışmanın ve transatlantik bağın kurumsal ifadesini teşkil etmiştir. Tarih boyunca ittifaklar ya kısa ömürlü olmuş ya da değişen koşullara uyum sağlayamamaları nedeniyle işlevsiz hale gelmiştir. NATO ise temel amacını gözden kaçırmadan kendisini yenileyebildiği için varlığını sürdürmüştür. Genel hatlarıyla NATO'nun evrimi 3 aşamada ele alınabilir. Birinci aşama, 'NATO 1.0' olarak adlandırılan, İkinci Dünya Savaşı'nı müteakip, Soğuk Savaş dönemini kapsayan ve gerçekçi tehdit değerlendirilmesinin yapılarak ittifakın misyonunu sürdürdüğü dönemdir. Bu kapsamda, hazır kuvvetler, muharebe hizmet desteği kapasitesi ve güvenilir yük paylaşımı ile birlikte çalışabilirliği inşa ederek ortak güvenliği sağlamıştır. Bu dönemde ittifakın temel önceliği, kolektif savunma çerçevesinde güçlü ve caydırıcı bir askeri yapı tesis etmek olmuştur. Ancak Soğuk Savaş sonrasında küresel sistemde yaşanan köklü değişim ile birlikte birçok Avrupalı müttefik savunma harcamalarını, kuvvetlerini, stoklarını ve sanayi kapasitesini azaltmıştır. 'NATO 2.0' olarak tanımlanan bu dönemin odak noktası terörizm ve Balkanlar'daki savaşlar nedeniyle kriz yönetimi ve alan dışı harekatlar olmuştur. 2014 yılından bu yana konvansiyonel savaş kademeli olarak NATO sınırlarına ulaşmış, yeni büyük güç rekabeti ve eş zamanlı bölgesel krizler bizi yeni bir aşamaya, yani 'NATO 3.0' dönemine taşımıştır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'TÜRKİYE'NİN TECRÜBESİ SON DERECE DEĞERLİDİR'</p>

<p>Güler, NATO'nun önündeki temel sınamanın, krizleri yönetme ve her yönden gelen tehditlere karşılık verme kabiliyetini koruyarak güvenilir kolektif savunmayı yeniden tesis etmek olduğunu belirti. Bakan Güler, 'Bu durum; Avrupa'nın konvansiyonel savunmada daha fazla sorumluluk üstlendiği, ancak Transatlantik bağın ve ABD'nin genişletilmiş caydırıcılığının vazgeçilmezliğini koruduğu, daha güçlü, daha gerçekçi ve daha dengeli bir ittifakı gerekli kılmaktadır. Bu dönüşüm, olağanüstü karmaşık bir güvenlik ortamında gerçekleşmektedir. Ukrayna'daki savaş avro-Atlantik güvenliğini şekillendirmeye devam ederken, İran, İsrail ve ABD'yi kapsayan son çatışma, bölgesel krizlerin nasıl küresel sonuçlar doğurabildiğini göstermiştir. Füze ve insansız hava aracı saldırıları, deniz ulaşımındaki kesintiler, enerji arzının sekteye uğraması ve tedarik zincirleri üzerindeki baskı, tehditlerin birbiriyle ne kadar derinden bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle NATO; doğu ve güney kanatları ile Avrupa-Atlantik alanının ötesindeki sınamaları kapsayan kapsamlı bir 360 derece bakış açısını muhafaza etmelidir' dedi.</p>

<p>Avrupalı müttefiklerin sorumluluklarına değinen Güler, 'Böylesine kritik bir dönemde Avrupalı müttefikler daha fazla sorumluluk üstlenmelidir. Ancak bu, yalnızca daha yüksek bütçe rakamları açıklamakla gerçekleştirilemez. Savunma harcamaları; hazır birliklere, eğitimli personele, mühimmata, dayanıklı lojistik sistemlere, bütünleşik komuta yapılarına ve muharebe edebilir kuvvetlere dönüşmelidir. Külfet paylaşımı ayrıca operasyonel riski, coğrafi konumu, hazırlık seviyesini, görev katkılarını, sanayi kapasitesini ve kriz anında görev icra edebilme kabiliyetini de dikkate almalıdır. Zira ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığına ilişkin düzenlemeleri, ittifak içindeki sorumlulukların yeniden dengelenmesi ihtiyacını daha da belirgin hale getirmektedir. Bu bakımdan Türkiye'nin tecrübesi son derece değerlidir. Avrupa'nın büyük bölümü Soğuk Savaş sonrasında silahlı kuvvetlerini küçültürken Türkiye aynı yolu izlememiştir. Türkiye, büyük, profesyonel ve faal bir kuvvet yapısını muhafaza etmiş; hazırlık seviyesini artırmış, savunma sanayisine yatırım yapmış ve zorlu ortamlarda harekat icra etme kabiliyetini korumuştur. Bu geniş imkan ve kabiliyetler ile sahip olunan devamlılık, bugün hem Türkiye hem de ittifak için stratejik bir avantaja dönüşmüştür. Bazı müttefikler birliklerini yeniden teşkil etmeye, personel temin etmeye ve stoklarını yenilemeye çalışırken Türkiye mevcut yapıları ve operasyonel bilgi birikimi sayesinde derhal katkı sağlayabilmektedir. Bu nedenle Türkiye; konuşlandırılabilir kuvvetleri, tecrübeli komutanları, yerleşmiş eğitim kültürü ve sağlam askeri temeliyle NATO 3.0 sürecinde güçlü bir konuma sahiptir. Bu durum Türkiye'nin, hazırlık açıklarının kapatılmasına katkı sağlamasına, farklı kanatlarda caydırıcılığı güçlendirmesine ve krizlere süratle karşılık vermesine imkan tanımaktadır' diye konuştu.</p>

<p>'TÜRKİYE, NATO'NUN İKİNCİ BÜYÜK ORDUSUNA SAHİPTİR'</p>

<p>Türkiye'nin 1952 yılında NATO'ya katılmasından bu yana yalnızca ittifakın coğrafi ön hattında yer alan bir ülke olmadığını ifade eden Güler, 'Türkiye risk üstlenen, sorumluluk alan, krizlerde sahada yer alan ve gerektiğinde caydırıcılığın fiili yükünü taşıyan bir duruş sergilemiştir. Türkiye; yüksek eğitim standartları, operasyonel tecrübesi ve güçlü müşterek harekat kapasitesiyle NATO'nun ikinci büyük ordusuna ve en yetenekli kuvvetlerinden birine sahiptir. Yüksek hazırlık seviyesindeki komando birliklerimiz, geniş bir coğrafyada süratle konuşlanma ve krizlere etkili şekilde müdahale etme imkanı sağlayan önemli stratejik güç çarpanlarıdır. Türkiye olarak Kosova'dan Akdeniz'e, Baltık bölgesinden Karadeniz'e kadar, NATO görevlerine, harekatlarına ve tatbikatlarına önemli katkılar sağlamaktayız. Bu kapsamda hava polisliği, deniz güvenliği, kriz yönetimi ve eğitim alanlarında sorumluluk üstleniyoruz. Yakın dönemde icra edilen kapsamlı NATO tatbikatları, Türkiye'nin yalnızca yakın çevresinde değil, tüm Avrupa-Atlantik alanında güvenliği sağlayıcı kapasitesini bir kez daha göstermiştir. Türkiye'nin Afrika, Orta Doğu ve Asya'daki saha tecrübesi de boş bırakılan alanların rakip aktörler tarafından hızla doldurulduğu bir dönemde stratejik bir değerdir. Mevcut dönemde NATO'nun önündeki temel soru şudur; NATO, siyasi taahhütlerini ne ölçüde ve ne kadar hızlı somut askeri kabiliyetlere dönüştürebilecektir? Savunma harcamalarının artırılması önemlidir. Ancak yapılan harcamalar, tek başına caydırıcılık üretmez. Caydırıcılık; eğitimli personel, hazır kuvvetler, mühimmat, güçlü lojistik, bütünleşik hava ve füze savunması, etkili komuta ve kontrol, siber dayanıklılık, sanayi kapasitesi ve siyasi kararlılık gerektirir. Bu nedenle Ankara Zirvesi'nin temel mesajlarından biri, taahhütlerin uygulamaya dönüştürülmesi olmalıdır' açıklamasını yaptı.</p>

<p>'MÜTTEFİKLİK RUHU DAYANIŞMA VE ORTAK VİZYONLA GÜÇLENMEKTEDİR'</p>

<p>Güler, NATO'nun geleceğinin yalnızca bütçe oranlarıyla değil, bu bütçelerin hangi kabiliyetleri ne kadar sürede üretebildiğiyle belirleneceğini ifade ederek, 'Türkiye bu alanda da önemli kabiliyetlere sahiptir. NATO yetenek hedeflerini ve milli ihtiyaçlarımızı karşılamak amacıyla önümüzdeki 3 yıl içinde hava ve balistik füze savunması, uzun menzilli ateş sistemleri ve insansız sistemlerin tedarikine öncelik veriyoruz. Savunma sanayimiz; insansız sistemler, hava savunma sistemleri, elektronik harp, mühimmat, deniz platformları, havacılık ile komuta ve kontrol teknolojilerinde ileri bir seviyeye ulaşmıştır. Bugün, ihracat projeleri de dahil olmak üzere Türkiye'de 50 askeri geminin inşası sürmektedir. İnsansız ve yeni nesil hava platformlarımız da modern harbin şekillenmesine katkı sağlamaktadır. Bunlar yalnızca milli imkan ve kabiliyetler değildir. Doğru şekilde bütünleştirildiklerinde NATO'nun kabiliyet ve üretim açıklarının kapatılmasına katkı sağlayabileceklerdir. Türkiye savunma sanayi alanında rekabet yerine tamamlayıcılığı, dışlama yerine ortak üretimi ve kısıtlamalar yerine güvene dayalı iş birliğini savunmaktadır. Müttefiklik ruhu kısıtlamalarla değil, dayanışma ve ortak vizyonla güçlenmektedir' diye konuştu.</p>

<p>'TÜRKİYE'NİN DIŞLANMASI AVRUPA'YI DAHA GÜVENLİ YAPMAYACAK'</p>

<p>Diğer kritik meselenin, Avrupa güvenliğinin gelecekte nasıl yapılandırılacağı olduğunu söyleyen Güler, 'Avrupa'nın savunmaya daha güçlü katkı sağlamasını memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak bu katkı NATO'yla rekabet etmemeli, NATO'yu güçlendirmelidir. Daha güçlü bir Avrupa sütunu, Transatlantik bağı güçlendirirken NATO, Avrupa'nın kolektif savunmasının temeli olan tek güvenlik sağlayıcı rolünü korumalıdır. Avrupa güvenlik girişimleri, ilgili kabiliyetlere sahip AB üyesi olmayan tüm NATO müttefiklerine açık olmalıdır. Askeri kapasitesi, gelişmiş savunma sanayi, operasyonel tecrübesi ve jeostratejik konumuyla uluslararası güvenlik mimarisinin başat üyelerinden biri olan Türkiye'nin dışlanması Avrupa'yı daha güvenli hale getirmeyecektir. Beklentimiz açıktır: NATO-AB iş birliği kapsayıcı, bütünleştirici ve karşılıklı olarak güçlendirici olmalıdır. Daha güçlü, daha gerçekçi ve daha dengeli bir NATO için tüm müttefiklerin eşit katılımı ve her müttefikin kabiliyetlerinden tam olarak yararlanılması gerekmektedir' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'ANKARA ZİRVESİ, YALNIZCA DİPLOMATİK BİR TOPLANTI DEĞİLDİR'</p>

<p>Bakan Güler, bugün başlayan Ankara zirvesinin yalnızca diplomatik bir toplantı olmadığına vurgu yaparak, 'Zirve; NATO'nun birlik ve beraberliğini, savunma yatırımlarını, hedeflerini, savunma sanayi üretimini, Ukrayna'ya desteğini ve caydırıcılığının sürekliliğini ele alacak kritik bir eşiktir. Ankara'dan verilecek mesaj açık olmalıdır. 5'inci maddeye bağlılığımız sarsılmazdır ve siyasi taahhütler güvenilir askeri güçle desteklenecektir. Bu kapsamda müttefikler savunma yatırımlarını, hazır kuvvetlere, dayanıklı altyapıya, sürdürülebilir mühimmat stoklarına ve modern kabiliyetlere dönüştürmelidir. Üretimi artıran, yeniliği destekleyen kapsayıcı bir savunma sanayi ekosistemi oluşturan iş birliği alanları da genişletilmelidir. Bugün ele alınacak yazılım tanımlı kabiliyetler, yapay zeka, bilişsel harp gibi teknolojik içeriklerle birlikte altyapı ve deniz güvenliği konuları ile NATO'nun güney kanadı, Karadeniz, Kafkasya, Körfez ve Hint-Pasifik gibi bölgelerdeki jeopolitik denklem, aynı stratejik gerçekliğin farklı boyutlarıdır. Günümüzde caydırıcılık; yalnızca tanklar, uçaklar ve gemilerle inşa edilemez. Caydırıcılık, aynı zamanda güvenli veri, etkili stratejik iletişim, güvenilir tedarik zincirleri, korunan altyapı ile dayanıklı toplumların varlığı ve hasımlarımızdan daha hızlı görev icra edebilme yeteneğiyle inşa edilebilir. Bu açıdan NATO'nun geleceği yalnızca silahlı kuvvetlerimizin değil; toplumlarımızın, sanayimizin, teknolojimizin ve siyasi birliğimizin gücüne de bağlıdır' dedi.</p>

<p>DURAN: ANKARA ZİRVESİ BİR BAŞKA DÖNÜM NOKTASINI TEMSİL ETMEKTE</p>

<p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise 'Bugün ve yarın, müttefik liderlerin katılımıyla 36'ncı NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyoruz. Bu, 2004'te İstanbul'dan sonra Türk topraklarında düzenlenen ikinci 'NATO Liderler Zirvesi'dir. 22 yıl önce İstanbul, NATO'nun Soğuk Savaş dönemine ait bir savunma ittifakından daha geniş bir güvenlik aktörüne evrilişine işaret etmişti. Uluslararası sistemin dinamikleri ve 2004'te karşı karşıya kaldığımız zorluklar, bugün karşılaştıklarımızdan köklü olarak farklıydı. Müttefikler olarak artık daha karmaşık, parçalanmış ve öngörülemez olan, büyük güç rekabeti, bölgesel çatışmalar, teknolojik dönüşüm, hibrit tehditler ve kurallara dayalı uluslararası düzene yönelik artan baskıların yeniden şekillendirdiği bir güvenlik ortamıyla karşı karşıyayız. Bu değişimler, NATO üyelerinin yeni tehdit algılarını ve yeni kolektif öncelikleri yeniden değerlendirmesini gerektirmektedir. Bu nedenle Ankara zirvesi, NATO'nun tarihsel evriminde bir başka dönüm noktasını temsil etmektedir. Bu, ittifakın kendisine daha zor ve daha acil bir soruyu sorması gereken yerdir. Kolektif savunma, tehditlerin artık tek bir yönden, tek bir biçimde veya tek bir araçla gelmediği bir dünyada aslında neyi gerektirir' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/bakan-guler-avrupali-muttefikler-daha-fazla-sorumluluk-ustlenmelidir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/bakan-guler-avrupali-muttefikler-daha-fazla-sorumluluk-ustlenmelidir.jpg" type="image/jpeg" length="23695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti'li Zorlu: 2028'de Cumhurbaşkanımızı yeniden seçeceğiz]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/ak-partili-zorlu-2028de-cumhurbaskanimizi-yeniden-sececegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/ak-partili-zorlu-2028de-cumhurbaskanimizi-yeniden-sececegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ-Batuhan DURNAOĞLU/ANKARA, (DHA)- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, '2028'de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı yeniden cumhurbaşkanı seçeceğiz. Ama yetmez; biraz daha çıtamızı büyüteceğiz. Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni de Çankaya'yı da AK Parti'yle onurlandıracağız' dedi.</p>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, AK Parti Çankaya İlçe Başkanlığı Seçim Koordinasyon Merkezi'nde teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Zorlu, dünyada küresel sistemin yeniden inşa edildiğini belirterek, Türkiye'nin bu süreçte güçlü liderlik ve ilkeli duruşuyla güvenli liman olmayı başardığını söyledi. Zorlu, Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki çatışmalar, Kafkaslar ve Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin merkezinde yer alan zorlu bir coğrafyada bulunduğunu kaydederek, 'Türkiye'miz bu zor coğrafyada, bu zor iklime rağmen dünyada güvenli liman olma özelliğini koruyan ve bunu geleceğe taşımayı başarmış yegane ülkelerden birisi olmuştur. Savaş ve kaos iklimine rağmen ciddi bir süredir Türkiye'miz istikrarlı bir biçimde yönetim şekliyle ekonomisiyle, siyasal duruşuyla, sosyal yaşamıyla barış ve huzuru tahkim etme anlayışıyla istikrarlı bir biçimde devam ediyor. Çok şükür bizler 86 milyon yurttaşımızın barış ve huzurunu sağlamak, tesis etmek adına tüm gücümüzle bu kaosun dışında Türkiye'mizi tutmayı başardık. Biz ikinci şeyi de başardık. Kendi savunma sanayi hamlemizde böylesine bir savaş ikliminin tetiklendiği bir dönemde 'Biz de varız' dedik. Bugün savunma sanayimiz yüzde 82'yi aşan yerlilik ve millilik oranına ulaştı' açıklamasında bulundu.</p>

<p>'ÖNGÖRÜLEMEYEN OLAN TÜRKİYE DEĞİL'</p>

<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarını eleştiren Zorlu, 'Ana muhalefetin eski genel başkanı, Türkiye'de böyle bir zirvenin yapılıyor olmasından çok büyük rahatsızlık duymuş olmalı ki yine ülkemizi dış dünyaya şikayet edercesine, 'Türkiye öngörülemeyen, güvenilmez bir ülke' ifadesini kullandı. Ben buradan, Çankaya'dan sesleniyorum. Çünkü burası bu seslenişi yapmak için belki en özel yerlerden bir tanesi. Öngörülemeyen olan Türkiye değil, sizin Türkiye'yi her fırsatta dünyaya şikayet etme alışkanlığınızdır. Güvenilmez olan da Türkiye değil; rüşvet, irtikap ve benzeri birçok yozlaşma unsuruyla yarattığınız şaibe siyasetidir. Rekabet siyasette haktır, sert eleştiri de yapılabilir. Ancak böylesine milli meseleleri kendi çukur siyaset anlayışlarına tahvil edip buna alet etmek kabul edilebilir değildir. Bu siyaset Ankara'da asla karşılık bulmayacaktır' diye konuştu.</p>

<p>'YAKLAŞAN SEÇİMLER DÖNÜM NOKTASI OLACAK'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı, TBMM ve mahalli idareler genel seçimlerinin önemli dönüm noktası olacağını belirten Zorlu, '2028'de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı yeniden cumhurbaşkanı seçeceğiz. Ama yetmez; biraz daha çıtamızı büyüteceğiz. İnanıyorum ki birlik olursak Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni de Çankaya'yı da bu sefer AK Parti'yle onurlandıracağız. Çünkü yerelde hizmetleri görüyorsunuz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'HAMASİ OYUNLARI ELİMİZİN TERSİYLE İTECEĞİZ'</p>

<p>Zorlu, NATO Zirvesi sebebiyle bazı eksikliklerin tamamladığını belirterek, 'Elbette olacak, burası başkentimiz. Ancak bunu bile kısır bir siyasete alet etmeye çalışıyorlar. Bir milletvekili çıkıp 'Ankara'da bunları yapıyorsunuz, illa burada da mı NATO Zirvesi olmalı' diye açıklama yapıyor. Kendi şehriniz Cumhuriyet Halk Partili belediye tarafından yönetiliyor, neden yapmıyorsunuz? Biz bu hamasi oyunları elimizin tersiyle iteceğiz. Kendi gündemimizle milletimize gideceğiz' diye konuştu.</p>

<p>Çankaya'ya özel önem verdiğini vurgulayan Zorlu, 'Bizimle rekabet edenlerin gündemiyle değil, kendi hedeflerimizle hareket eden bir siyasi partiyiz. Onun için bu hedefi koyuyorum. Hedefimiz 2029 Çankaya yerel seçimleridir' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/ak-partili-zorlu-2028de-cumhurbaskanimizi-yeniden-sececegiz</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/ak-partili-zorlu-2028de-cumhurbaskanimizi-yeniden-sececegiz.jpg" type="image/jpeg" length="67712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi'nde yoğun program]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/nato-zirvesinde-yogun-program</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/nato-zirvesinde-yogun-program" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- ANKARA'da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin program akışı paylaşıldı.</p>

<p>NATO tarafından paylaşılan programa göre NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirve öncesi 6 Temmuz'da basın toplantısı gerçekleştirecek. NATO Zirvesi, 7 Temmuz sabahı Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu ile başlayacak. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, forumda açılış konuşmasını yapacak. Ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in konuşma yapması bekleniyor. NATO Zirvesi Savunma Sanayi Forumu, NATO, müttefik ve ortak ülkelerin üst düzey yetkililerini, sektör liderlerini ve sanayiyi ve inovasyonu ileriye taşımaktan sorumlu toplulukları bir araya getirecek.</p>

<p>LİDERLER VE EŞLERİ YEMEKTE BULUŞACAK</p>

<p>Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde saat 17.00'de üye ülkelerin Dışişleri Bakanları, İstanbul İşbirliği Girişimi (İİİ/ICI) üyesi ülkeler Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin temsilcileriyle bir araya gelecek. Aynı saatlerde ise Ay Yıldız Karargahı'nda, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in ev sahipliğinde savunma bakanları için resepsiyon gerçekleştirilecek. Yine Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde de saat 18.30'da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde devlet ve hükümet başkanları ile eşleri için resepsiyon ve akşam yemeği düzenlenecek. Zirvenin ilk gün akşamında 19.45'te ayrıca NATO-Ukrayna Dışişleri Bakanları Konseyi Çalışma Yemeği, 20.15'te Kuzey Atlantik Konseyi Savunma Bakanları Düzeyinde Çalışma Yemeği gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AİLE FOTOĞRAFI 2'NCİ GÜN</p>

<p>Zirvenin 2'nci günü olan 8 Temmuz sabahı NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile müttefik devlet ve hükümet başkanlarının açıklamaları olacak. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Rutte, liderleri karşılayacak, ayrı ayrı tebrik edecek. Törenin ardından da aile fotoğrafı çekilecek. Saat 11.15'te düzenlenecek Kuzey Atlantik Konseyi'nin Devlet ve Hükümet Başkanları Düzeyinde Toplantısı'ndan sonra 15.00'te NATO Genel Sekreteri Mark Rutte basın toplantısı gerçekleştirecek. Zirve boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başta ABD Başkanı Trump olmak üzere liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. Ayrıca liderler arasında da pek çok temas ve görüşme yapılması bekleniyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/nato-zirvesinde-yogun-program</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-04-160314.png" type="image/jpeg" length="14745"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan'dan 'en düşük emekli aylığı' açıklaması]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/bakan-isikhandan-en-dusuk-emekli-ayligi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/bakan-isikhandan-en-dusuk-emekli-ayligi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aybala MELEK/ANKARA, (DHA)- ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, en düşük emekli aylığında yapılacak artışa ilişkin, '3 Temmuz'da enflasyon oranı açıklandığı zaman bir rakam ortaya çıkacak. Rakam belli olduğu zaman da Türkiye Büyük Millet Meclis'inde konuya ilişkin gerekli açıklama yapılacaktır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Işıkhan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Işıkhan, en düşük emekli aylığında yapılacak artışa ilişkin, '3 Temmuz'da enflasyon oranı açıklandığı zaman bir rakam ortaya çıkacak. Rakam belli olduğu zaman da Türkiye Büyük Millet Meclis'inde konuya ilişkin gerekli açıklama yapılacaktır. İnşallah hayırlı olur' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/bakan-isikhandan-en-dusuk-emekli-ayligi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2025/06/emekli-maasi.jpg" type="image/jpeg" length="26709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO üyesi ülkelerin meclis başkanlarından BAYKAR'a ziyaret]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/nato-uyesi-ulkelerin-meclis-baskanlarindan-baykara-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/nato-uyesi-ulkelerin-meclis-baskanlarindan-baykara-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda; NATO Parlamenter Zirvesine katılan üye ülkelerin meclis başkanları ile birlikte BAYKAR'ı ziyaret ettiklerini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'NATO Parlamenter Zirvesi dolayısıyla İstanbul'da bulunan kıymetli mevkidaşlarımızla, savunma sanayiinde geliştirdiği yüksek teknoloji ürünleriyle, ülkemizi uluslararası alanda başarıyla temsil eden BAYKAR'ı ziyaret ederek, yürütülen çalışmaları yerinde inceleme fırsatı bulduk. Ziyaretimiz vesilesiyle, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun mimarı, merhum Özdemir Bayraktar'ın kıymetli eşi Canan Bayraktar Hanımefendi ile de bir araya geldik. BAYKAR'ın ortaya koyduğu vizyon, geliştirdiği yenilikçi teknolojiler ve elde ettiği uluslararası başarılar, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ülkemizin bağımsız savunma sanayii yolculuğunun en güçlü örneklerinden birini teşkil etmektedir. Nazik ev sahiplikleri için BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'a teşekkür ediyor, tüm BAYKAR ailesine çalışmalarında üstün başarılar diliyorum' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/nato-uyesi-ulkelerin-meclis-baskanlarindan-baykara-ziyaret</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/06/agency/dha/nato-uyesi-ulkelerin-meclis-baskanlarindan-baykara-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="53660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cevdet Yılmaz: Bu sene ihracatta 400 milyar doları aşacağız]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/cevdet-yilmaz-bu-sene-ihracatta-400-milyar-dolari-asacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/cevdet-yilmaz-bu-sene-ihracatta-400-milyar-dolari-asacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Umutcan ÖREN-Mikail KARAMAN/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Geçen yıl itibarıyla mal ve hizmet ticareti olarak baktığınızda 396 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu sene inşallah 400 milyar doları aşacağız' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Suudi Arabistan Odalar Federasyonu (FSC) arasında düzenlenen İş Birliği Mutabakat Zaptı imza törenine katıldı. Törende, anlaşma TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile FSC Başkanı Abdullah Saleh Kamel tarafından imzalandı. İki kuruluş arasındaki kurumsal iş birliğinin kapsamını ve çerçevesini belirleyen anlaşma ile Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin özel sektör boyutunda daha sistematik ve sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>'YENİ SINAMALARLA KARŞI KARŞIYAYIZ'</p>

<p>Programda konuşan Cevdet Yılmaz, 'Bugün küresel ekonomi, jeopolitik gerilimler, artan korumacılık eğilimleri, tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve dijitalleşmenin hızlanması gibi çok boyutlu gelişmelerle karşı karşıyadır. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar, finansmana erişim sorunları ve yeşil dönüşüm gibi yeni sınamalarla karşı karşıyayız. Bu çerçevede İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkeler arasındaki ticaret imkanlarının artırılması ve iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. İİT üyesi 57 ülke dünya nüfusunun yaklaşık beşte birini barındırmakla beraber küresel mal ticaretinin yalnızca yüzde 10 ila 11'ini oluşturmaktadır. Bu veriler İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri arasında önemli bir ekonomik potansiyel bulunduğunu da göstermektedir. Rakamlarımız şu anda düşük, dolayısıyla potansiyelimiz yüksek. Bir taraftan olumsuz gibi görünüyor mevcut durum ama diğer taraftan imkanları iyi değerlendirebilirsek önümüzde alabileceğimiz önemli mesafeler olduğunu gösteriyor. Nitekim 2024-2025 yıllarında bu payın yüzde 20'ler civarında kaldığını görüyoruz. Bu tabloyu değiştirmemiz lazım. İslam ülkelerinin dünya ekonomisinden ve ticaretinden aldığı payı artırmamız lazım. Bu da tek tek yapacağımız çabaların dışında birlikte yapacağımız işlerle gerçekleşecek. Bu kapsamda daha fazla üretim ortaklığına, yatırımlarda daha fazla iş birliğine, lojistiğe, bağlantısallığa ve entegrasyona ihtiyacımız var' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'EKONOMİK BÜYÜKLÜĞÜMÜZ 1,6 TRİLYON DOLARIN ÜZERİNE ÇIKTI'</p>

<p>Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik ve ticari iş birliğinde İslam İşbirliği Teşkilatı içindeki çabalara öncülük eden bir ülke olduğunu belirterek, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti hükümetleri 2002 yılında göreve geldiklerinde ekonomik büyüklüğümüz 238 milyar dolardı. 2025 yılı itibarıyla ekonomik büyüklüğümüz 1,6 trilyon doların üzerine çıktı. Çok önemli bir gelişme kaydettik. Yine geçen yıl itibarıyla mal ve hizmet ticareti olarak baktığınızda 396 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu sene inşallah 400 milyar doları aşacağız. Kişi başına gelirimiz geçen yıl itibariyle 18 bin doların üstüne çıktı. Bugün ekonomik hacim olarak baktığınızda nominal dolar bazında dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi konumundayız. Satın alma gücü paritesiyle bakarsanız 11'inci büyük ekonomisi durumundayız. Ve bu ekonomik gücümüzle ve kardeş dost ülkelerle iş birliği içinde potansiyelimizi maksimum düzeyde kullanmayı hedefliyoruz. 2025 yılı itibariyle İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz 118 milyar dolara ulaşmıştır. Geçmişe bakarsak çok önemli bir gelişme; potansiyele bakarsak yeterli değil. Daha yapacağımız çok iş var. 2003 yılından itibaren İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerden ülkemize 27,3 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım gelirken; ülkemizden İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerine 15,2 milyar dolar doğrudan yatırım gerçekleştirilmiştir. Bunu da artırmamız lazım. Yatırımları karşılıklı ne kadar artırırsak ticari ilişkilerimizi de sağlam bir zemine kavuşturmuş oluruz' dedi.</p>

<p>'TİCARETİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ KALDIRIRSAK REFAHIMIZI ARTIRIRIZ'</p>

<p>Yılmaz, 'İslam ülkeleri olarak hedeflediğimiz yüzde 25'lik İslam İşbirliği Teşkilatı içi ticaret hedefine henüz ulaşabilmiş değiliz. Aslında bu 25 bile düşük, çok daha fazlasını hedeflememiz lazım. Bu alanda hedeflerimize ulaşmak için ikili ilişkilerimizin yanı sıra elimizdeki en önemli enstrüman bayrak projelerinden biri olan tercihli ticaret sistemidir. Ticaretin önündeki engelleri ne kadar kaldırırsak toplam refahımızı o kadar artırmış oluruz. Bunu hem ikili bazda hem de çok taraflı olarak yapmak durumundayız. Aslında bu tercihli ticaret sistemi bile yeterli değil. Uzun vadede serbest bir ticaret alanı oluşturmamız ve bu oluşacak zenginlikten hepimizin kazanması ana hedefimiz olmalı diye inanıyorum. Diğer taraftan ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarının tarafsız, adil, bağımsız bir şekilde çözülmesi bakımından İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi'nin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye olarak bir Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımladık ve kurumlarımıza, iş dünyamıza bu mekanizmayı kullanma tavsiyesinde bulunduk. Aynısını sizlerde ülkelerinizde yaparsanız bu mekanizmayı da el birliğiyle güçlendirmiş oluruz. Dünyanın bu önemli dönüşüm sürecinde iş birliklerimizi artırmalıyız ve oluşan bu ortamı kendi lehimize dönüştürmeliyiz. Riskler kadar fırsatlar da var bu yeni ortamda. Yeter ki biz bunları iyi analiz edelim ve güçlü bir iş birliğiyle bu fırsatları değerlendirelim' diye konuştu.</p>

<p>'YATIRIM ORTAMINI İYİLEŞTİRMEYE DÖNÜK ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ'</p>

<p>Türkiye'nin yeni bir uluslararası doğrudan yatırım stratejisi belgesi hazırladığını söyleyen Yılmaz, 'Bu çerçevede yatırım ortamını iyileştirmeye dönük çalışmalar yapıyoruz. Yine son dönemlerde 'Güçlü Merkez Türkiye' programıyla yeni bir vizyon ortaya koyduk. Ve çok önemli kararlar aldık. Bu çerçevede imalat, sanayi ve tarımsal üretimde kurumlar vergimizi yüzde 12,5'a düşürdük. Bugünkü dünyada üretim gücü çok önemli, üretken sektörleri korumak çok önemli. Bizim genel kurumlar vergisi ortalamamız yüzde 25 ama imalat sanayi ve tarım için bunu yüzde 12,5'a çektik. Bu içerideki yatırımcı için olduğu kadar dışarıdan gelip Türkiye'de yatırım yapacaklar için de çok daha farklı bir ortam oluşturacak. Yine transit ve nitelikli hizmet ihracatında vergileri neredeyse sıfırladık. İstanbul Finans Merkezi'nde olursa yüzde 100, dışında olursa yüzde 95 vergi muafiyeti getirdik. Dijital şirket kurulumunu kolaylaştıran adımlar attık. Girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye, bürokrasiyi azaltmaya çalışıyoruz ve 'Tek Durak Ofis' uygulamalarını İstanbul Finans Merkezi'nde başlattık. Tüm Türkiye'ye yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. Bütün bu adımları niçin atıyoruz? Daha fazla sermaye, daha fazla nitelikli insan gelsin; burada istikrarlı bir ortamda yatırım yapsın. Hem ülkemiz kazansın hem de gelen yatırımcılar kazansın. Bütün amacımız bu. Bu kaza-kazan ilişkisi yaklaşımıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İstanbul Finans Merkezi'ne de bu kapsamda yeni birtakım teşvikler sağladık. Burada da katılım, finans, İslami finans enstrümanları başta olmak üzere finansal anlamda çok daha güçlü bir merkez oluşturma çabamızı sürdürüyoruz' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/cevdet-yilmaz-bu-sene-ihracatta-400-milyar-dolari-asacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/06/agency/dha/cevdet-yilmaz-bu-sene-ihracatta-400-milyar-dolari-asacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="42272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu: En doğru duruş, inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/kilicdaroglu-en-dogru-durus-inancin-siyasete-malzeme-edilmesine-ortak-olmamaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/kilicdaroglu-en-dogru-durus-inancin-siyasete-malzeme-edilmesine-ortak-olmamaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ/ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da katılmayı planladığı etkinliğik ile ilgili, 'Programımızda yer almasına rağmen, içinde oluşan atmosfer nedeniyle aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru, daha anlamlı ve daha isabetli olacağı kanaatine vardık. Çünkü bazı zamanlarda en doğru duruş, kalabalıkların içinde görünmek değil; inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır' dedi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Hiçbir inancı, hayatımın hiçbir döneminde siyasetin ve propagandanın malzemesi yapmayı doğru görmedim. İslam inancının en müstesna zamanlarından olan muharrem ayının ve aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız. Bizim nazarımızda toplumsal ve manevi değerler; siyasi ikbal hesaplarından ve günlük siyasi kazanımlardan çok daha kıymetlidir. Bu değerlere karşı gösterilmesi gereken özen, her türlü siyasi hesap ve beklentinin üzerindedir. Bu anlayışla, programımızda yer almasına rağmen, içinde oluşan atmosfer nedeniyle aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru, daha anlamlı ve daha isabetli olacağı kanaatine vardık. Çünkü bazı zamanlarda en doğru duruş, kalabalıkların içinde görünmek değil; inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır' ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'AŞURE GÜNÜ' MESAJINI PAYLAŞTI</p>

<p>Kılıçdaroğlu paylaşımında ayrıca 'Aşure Günü' nedeniyle hazırladığı mesaja yer verdi. Kılıçdaroğlu, mesajında, 'Ehlibeyt'in asil soyunu ve ahlakını göğsünde taşıyan kıymetli kardeşlerim, inancımızın hadimi saygıdeğer inanç önderleri, yüreği Kerbela'nın dinmeyen ateşiyle yanan, Hüseyni duruşu rehber edinen resulü Zişan'ın can evlatları; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bugün buraya, İslam tarihinin ve tüm insanlığın kalbine kor bir ateş gibi düşen o büyük acıya, Kerbela'ya yüreğimizi açmaya geldik. Konuşmaya değil, aslında susarak kalplerimizin feryadını dinlemeye geldik. Gözyaşlarımızı birbirimizin yarasına merhem kılmaya geldik. Peygamber efendimizin reyhanı ve ciğer paresi, zulme karşı açan gönüller çiçeği Hz. Zeynep'in gözünün nuru, cennet gençlerinin efendisi olan Şah-ı Şehidan Hz. Hüseyin'in ve yoldaşlarının aziz ve temiz ruhları huzurunda saygı ve minnetle eğiliyorum. Tuttuğunuz oruçlar, akıttığınız gözyaşları, Şah-ı Merdan Ali'nin ve Fatima anamızın divanına yazılsın. Mateminiz Hak katında kabul ve makbul olsun' dedi.</p>

<p>'İNSANLIĞIN ADALET MÜCADELESİNİ ANIYORUZ'</p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu mesajının devamında, 'Kerbela; üzerinden asırlar geçse de sönmeyen bir kordur, kor sıcağında her Muharrem ayında yüreğimizi dağlayan yürek coğrafyasıdır. Bizler bugün sadece bir insanlık katliamını anmıyoruz; bizler bugün Fırat'ın kenarında susuz bırakılarak şehit edilen, insanlığın adalet mücadelesini anıyoruz. Sadakati, insanlık onurunu ve ahlakı anıyoruz. Kardeşlerim; Kerbela'da, güçlü olana, hırsı sahiplenenlere, dünya malına ve zalime tapan bir yezit ordusu vardı; diğer yanda ise sadece ahlakı, kardeşlerim bakınız ahlakı ve hakkı ve insanlığı müdafaa eden, müdafaa ederken canından vazgeçen ama onurundan asla ödün vermeyen Hz. Hüseyin ve canlar vardı. Kardeşlerim, Kerbela'da insana üflenen ruha ihanet etmeyen, yezitlerin zulmüne karşı canını verip onurunu yerde bırakmayan bir ruh vardı. Orada dostlarım, bizler vardık ve bizler hep orada ve hep o ruhla var olacağız. Can kardeşlerim, bizler bu topraklarda Horasan harcıyla, Hacı Bektaş-ı Veli'nin, Hz. Ali'nin ve Ehlibeyt'in nefesiyle büyüdük. Bu nefesin ruhu bir cümlede saklıdır: 'Eline, beline, diline sahip olmak.' Eline sahip olmak; yetim malına, kul hakkına el uzatmamaktır. Zulmün kılıcını kuşanmamak, harama el sürmemektir. Beline sahip olmak; nefsinin kölesi olmamak, ahlaktan, edepten, iffetten ve sadakatten zerre kadar sapmamaktır. Diline sahip olmak ise; yalana, iftiraya, fitneye, gıybete geçit vermemektir. İncinsek de incitmemek, her sözü hakikat süzgecinden geçirerek söylemektir' ifadelerine yer verdi.</p>

<p>'BİZİM SAFIMIZ MAZLUMUN YANIDIR'</p>

<p>Bugün dünyanın dört bir yanında yeni Kerbela'ların yaşandığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, 'Mazlumlar yine susuz, masum çocuklar yine ağlıyor. İnsanlık onuru ayaklar altına alınmak isteniyor. Bizim safımız, dün Kerbela'da olduğu gibi bugün de yarın da tereddütsüz mazlumun yanıdır. Mezhebine, meşrebine, inancına, etnik kökenine bakmaksızın, haksızlığa uğrayan her canın feryadı bizim feryadımızdır. Caferi kardeşlerimizin yüreğindeki bu kor ateş, hepimizin ortak acısı, ortak matemi ve ortak onurudur. Bizi mezhep fitnesiyle bölmek isteyenlere, aramıza nifak tohumları ekmeye çalışanlara karşı en büyük kalkanımız; bu meydandaki tek yürek, tek bilek oluşumuzdur. Değerli canlar, sözlerimi bitirirken, yüreğimizi yakan o büyük acıyı bir kez daha tazeliyor; İmam Hüseyin'i, Zeyneb-i Kübra'yı, Ali Ekber'i, Ali Asgar'ı ve Kerbela'nın tüm aziz şehitlerini sonsuz bir saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Amerika işgaline canını vererek ama işgale geçit vermeyerek şehadete yürüyen Ali Hamaney'i, emperyalistlerin saldırısında cennete kuş olup uçan 175 evladımızı ve işgalcilere geçit vermemek adına toprağa düşen her bir canı saygı ve rahmetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Cenabıhak bizleri Ehlibeyt'in yolundan, Hz. Hüseyin'in ahlakından ve adaletinden ayırmasın. Bu muazzam merasimi düzenleyerek acımızı ve inancımızı ortaklaştıran kıymetli isimlere ve emeği geçen tüm canlara şükranlarımı sunuyorum. Matemimiz kabul, birliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun. Hepinizi en derin saygılarımla, sevgilerimle ve hürmetle selamlıyorum. Ve son olarak buradan bütün dünyaya sesleniyorum; evet yezitler bitmez ama yezitlere baş eğmeyen Hüseyni ruhlar hep var olacaktır. Eline, beline ve diline sahip olanlara bin selam olsun' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/kilicdaroglu-en-dogru-durus-inancin-siyasete-malzeme-edilmesine-ortak-olmamaktir</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2024/11/kemal-kilicdaroglu-2.jpg" type="image/jpeg" length="12832"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Başarır ve Günaydın'ın 'grup başkan vekili' ünvanları kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/chpli-basarir-ve-gunaydinin-grup-baskan-vekili-unvanlari-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/chpli-basarir-ve-gunaydinin-grup-baskan-vekili-unvanlari-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ve CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın'ın 'grup başkan vekili' ünvanları TBMM'nin internet sitesinden kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP'de tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edilen 9 milletvekili arasında bulunan Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın ile ilgili TBMM'de süreç başlatıldı. CHP Genel Merkezi'nin, bu isimlerin partideki görevlerinden uzaklaştırıldığına ilişkin yazısının TBMM Başkanlığı'na ulaşmasının ardından, TBMM'nin internet sitesinden Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın 'grup başkan vekili' ünvanları silindi. İki ismin grup başkan vekilliği makam odalarının da boşaltılması bekleniyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/chpli-basarir-ve-gunaydinin-grup-baskan-vekili-unvanlari-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-12-121016.png" type="image/jpeg" length="56475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: Gazze'de çocuklar katledilirken Türkiye susmadı, susmayacak]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Umutcan ÖREN/ANKARA, (DHA)- İÇİŞLERİ Bakanı Mustafa Çiftçi, 'Gazze'de çocuklar katledilirken, hastaneler bombalanırken, masum insanlar açlığa ve ölüme mahkum edilirken Türkiye susmadı, susmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın mazlumdan yana, haktan yana, adaletten yana yükselttiği ses sadece Türkiye'nin değil, vicdan sahibi bütün insanlığın sesidir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Çiftçi, Ankara'da Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen Sivil Toplum İstişare Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantıda sivil toplum kuruluşların başkan ve temsilcileri yer aldı. Burada konuşan Bakan Çiftçi, bir milleti ayakta tutan ve büyük kılan şeyin; yetiştirdiği insan, kurduğu medeniyet, yaşattığı değer ve mazluma uzanan merhamet eli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bakan Çiftçi, 'Milletimizin vicdanının kurumsallaşması olan sivil toplum kuruluşlarımız; iyiliği, güzelliği ve hakkı ortak bir sorumluluk bilincine dönüştürmeye çalışan iyilik organizasyonlarıdır. Bizim medeniyetimiz, hakkı hakim kılmak için ömrünü, ilmini, malını vakfederek adayanların kurduğu bir vakıf medeniyetidir. Selçuklu'dan Osmanlı'ya ve günümüze uzanan büyük tarihi yürüyüşümüzde şehirlerimizi devlet kurumları kadar vakıflarımız da inşa etmiştir. Yetimlerin ve gariplerin elinden tutulurken, yolda kalmışların ihtiyacı karşılanırken, kuşların dahi hakkı gözetilirken bütün bu güzelliklerin ardında vakıflarımız vardı. İnsana hizmeti, Hakk'a hizmet olarak kabul eden medeniyetimizde, insanı yaşatma, iyiliği kalıcı hale getirme ve medeniyetin ahlaki omurgasını ayakta tutmak vakıf faaliyetlerinin özüdür. Medeniyet dediğimiz şey, insanın eşya ile kurduğu ilişkiden önce insanın insanla kurduğu ilişkinin adıdır. Bir medeniyetin büyüklüğü gökdelenlerinin yüksekliğiyle değil, vicdanının derinliğiyle ölçülür. Teknoloji ilerlemekte, üretim artmakta, imkanlar çoğalmakta, fakat insanlık aynı ölçüde huzur üretememektedir. Çünkü modern dünyanın temel problemi bilgi eksikliği değil; mana, irfan ve hikmet eksikliğidir. Tam da burada sivil toplum kuruluşlarımız insanı yeniden merkeze alan bir medeniyet tasavvurunun taşıyıcısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir milletin yükselişi de ahlakla mümkündür. Ahlakın olmadığı yerde kalkınma olur belki fakat medeniyet kurulamaz. İşte vakıflarımız ve derneklerimiz tam da bu ahlak hareketinin günümüzdeki temsilcileridir' dedi.</p>

<p>'TÜRKİYE SON ÇEYREK ASIRDA ÇOK BÜYÜK DÖNÜŞÜMLER YAŞADI'</p>

<p>Bakan Çiftçi, vakıfların ve derneklerin yardım faaliyetlerinin yanı sıra bir vatan şuuru inşa ederek, aidiyet duygusuyla birlikte yaşama iradesini güçlendirdiğini belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>'Bir köy okuluna kitap gönderen, bir gence burs veren, bir tarihi eseri ihya eden, bir kütüphane kuran, bir yetimin başını okşayan ve bir muhacire ensar olan da aslında aynı büyük medeniyet ve vatan davasına hizmet etmektedir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın başarısı da ancak vatanını seven, milletine bağlı, tarihinin farkında olan ve medeniyet mirasını geleceğe taşıma sorumluluğu hisseden nesillerle mümkün olacaktır. Türkiye son çeyrek asırda çok büyük dönüşümler yaşamıştır. Vesayet odaklarının siyaset ve toplum üzerindeki etkisi geriletilmiş, devlet ile millet arasına örülmeye çalışılan duvarlar yıkılmıştır. Bu süreçte sivil toplum kuruluşlarımız büyük emekler ve fedakarlıklar ortaya koymuş, milletimizin sesine ses olmuşlardır. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yürürken de aynı sorumluluk devam etmektedir. Telafer'de okul yapan, Somali'de su kuyusu açan, mazlumun elinden tutan, yetime sahip çıkan sizlerin emeği Türkiye'nin gönül köprülerini inşa etmektedir. Üstat merhum Necip Fazıl Kısakürek'in işaret ettiği gibi, büyük milletler büyük idealler etrafında yükselir. Biz büyük bir milletiz ve bizim idealimiz var. İdealimiz; insanı eşrefi mahlukat gören, adaleti esas alan, merhameti yücelten, mazluma sahip çıkan ve hakkı üstün tutan bir medeniyet anlayışının yeniden ihyasıdır. Bugün Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Türkistan'dan Afrika'ya, Kudüs'ten Gazze'ye kadar uzanan gönül coğrafyamızda Türkiye'nin adı umutla anılıyorsa bunda milletimizin merhameti, sivil toplum kuruluşlarımızın fedakarlığı vardır. Bu vesileyle özellikle Gazze'de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz kalmayan, mazlum Filistin halkına insani yardım ulaştırmak için gayret eden bütün vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Gazze'ye uzanan her yardım eli, insanlığın vicdanını ayakta tutma gayretidir. Mazlumların yanında olmak bizim medeniyetimizin en asli vazifesidir.'</p>

<p>'TÜRKİYE, MAZLUM COĞRAFYALARIN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEK'</p>

<p>Ardından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef alan açıklamalarına tepki gösteren Bakan Çiftçi, 'İşgalci şebekenin temsilcisi Netanyahu'nun, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan hadsiz ve seviyesiz açıklamaları da aslında bu hakikat karşısında duyulan rahatsızlığın açık göstergesidir. Şunu herkes bilmelidir; Gazze'de çocuklar katledilirken, hastaneler bombalanırken, masum insanlar açlığa ve ölüme mahkum edilirken Türkiye susmadı, susmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın mazlumdan yana, haktan yana, adaletten yana yükselttiği ses sadece Türkiye'nin değil, vicdan sahibi bütün insanlığın sesidir. Türkiye dün olduğu gibi bugün de Filistin davasının, Kudüs'ün, Gazze'nin ve bütün mazlum coğrafyaların yanında dimdik durmaya devam edecektir. İmkanları konfor alanına dönüştürmemeliyiz. Çünkü konfor ideali öldürür. İnsanın, ailenin ve toplumun ifsadı için fıtrata açılan bir savaş çağındayız. Bu nedenle cemiyete insan yetiştirmek, aileyi ve toplumu korumak ancak bir medeniyetin ihya ve inşasıyla mümkündür. Muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın gerçek başarısı da işte bu ihya ve inşa hareketinin başarısı olacaktır' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-26-111839.png" type="image/jpeg" length="69643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: Yeni anayasa referandumla hayat bulacak]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yazici-yeni-anayasa-referandumla-hayat-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yazici-yeni-anayasa-referandumla-hayat-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gülşah ATICI-Eser PAZARBAŞI/ADANA, (DHA)- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, 'Anayasa yapmak, milletimize ait tekel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır. Türkiye'nin ikinci yüzyılına yakışacak olan ülkemizi yeni bir anayasaya kavuşturmak, önemli hedeflerimiz arasındadır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentte bir otelde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı'nın başkanlığında AK Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı Akdeniz Bölge Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Hayati Yazıcı, 'Türkiye Yüzyılı; güçlü ekonomi, güçlü demokrasi, güçlü hukuk ve güçlü devlet vizyonunun adıdır. Türkiye Yüzyılı, geçmişinden güç alan, geleceğini güvenle inşa eden büyük Türkiye idealinin adıdır' dedi.</p>

<p>Yeni anayasa ihtiyacından bahseden Yazıcı, 'Anayasa yapmak milletin hakkıdır. Çünkü egemenliğin sahibi millettir ve siyasi kurumların, bunun en öncüsü olan parlamentonun önemli toplantı salonlarında, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' özdeyişi yer alır. Dolayısıyla bunu hayata geçirmek, her alana bu egemenliğin etkin olduğunu ortaya koymakla kaimdir. Bugüne kadar şöyle irdelediğimiz zaman ilk anayasa hareketimiz 1876'dır. Kurtuluş Savaşı dönemi var, Cumhuriyet'in kuruluş süreci var 21-24 anayasaları ve çok partili demokratik hayata geçtikten sonra iki anayasamız olmuş; 61-82 anayasaları. Bu anayasaları darbeciler yapmış. Darbe yapmışlar, milletin iradesini bir yana koymuşlar. Millete ait anayasa yapma hakkını o hakkı nerden aldılarsa kullanmak suretiyle anayasa inşa etmişler. Halen de bu nitelikte yapılmış bir anayasayla yönetiliyoruz. Önümüzdeki dönemin en önemli gündem başlıklarından biri, milletin özgür iradesinin ürünü olan yeni bir anayasa yapmaktır. İyi işleyen ve kurumsallaşmış demokrasi en büyük kazanımımızdır' diye konuştu.</p>

<p>'MİLLETE AİT TEKEL BİR HAK'</p>

<p>Yeni anayasaya için referandum ile karar verileceğini vurgulayan Yazıcı, 'Küresel ve bölgesel gelişmelerin hızlandığı, savaşların, çatışmaların, soykırım ve insanlara karşı işlenen suçların olağanlaştığı bir dönemde Türkiye olarak insanlığın yeni anayasası ile umut veren bir ülke olmayı ciddi şekilde hedefliyoruz. AK Parti olarak yeni anayasaya yönelik fikir hazırlıklarımızı ve çalışmalarımızı yapmaya devam ediyoruz. Yeni anayasa komisyonu da 1 yıldır çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni anayasa konusunda bir uzlaşma masası kurulduğunda AK Parti olarak hazır bir şekilde anayasa yapım sürecini başlatacağız. Tüm siyasi partileri yeni ve sivil anayasaya katkı vermeleri konusunda içtenlikle ve özenle çağrıda bulunuyoruz. Yeni anayasa talebi herhangi bir siyasi partinin değil, doğrudan milletimizin talebidir. Anayasayı günlük siyasi hesapların veya kişisel amaçların bir gereği olarak değil, milletimizin geleceğinin güvencesi olarak değerlendiriyoruz. Bizler yeni anayasa çalışmalarını bir siyasi polemik alanı değil, milletimizin tarihi bir sorumluluğu olarak görüyoruz. Tüm siyasi partilerin bu meseleye ön yargılardan uzak yapıcı bir anlayışla yaklaşması gerektiğine inanıyoruz. Anayasa yapmak, milletimize ait tekel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır. Türkiye'nin ikinci yüzyılına yakışacak olan ülkemizi yeni bir anayasaya kavuşturmak, önemli hedeflerimiz arasındadır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNDE KARARLIYIZ'</p>

<p>Terörsüz Türkiye konusunda tarihi bir yere ulaşıldığını ifade eden Yazıcı, şunları söyledi:</p>

<p>'Türkiye yıllardır terör nedeniyle ağır bedeller ödemiş bir ülkedir. Binlerce evladımızı şehit verdik. Milyarlarca dolarlık kaynağımızı terörle mücadele etmek için kullanmak zorunda kaldık. Cumhur İttifakımızın güçlü iradesi ve devletimizin kararlı duruşu ile bugün terörle mücadelede tarihi bir yere ulaşmış bulunuyoruz. Hedefimiz terörün tamamen gündemden çıktığı, huzurun ve kardeşliğin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye. Terörsüz Türkiye yalnızca bir güvenlik hedefi asla değildir. Aynı zamanda demokrasi, kalkınma ve kardeşlik hedefidir. 86 milyonun ortak geleceğine sahip çıkmak iradesidir. Bu toplumun mayası sağlamdır, birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin ebedi kılmak üzere üzerimize düşen dün olduğu gibi bugün ve yarın da kararlılıkla inşa etmeye devam edeceğiz. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize ulaşma yolunda samimiyiz, kararlıyız, netiz ve dirayetliyiz. Algı operasyonlarıyla, dedikodularla sürecin sekteye uğramasına asla izin vermeyeceğiz. Amacımız iç cephemizi güçlendirmek, terörsüz Türkiye'yi inşa etmektir.'</p>

<p>'KOLTUK KAVGASINA DÜŞMELERİ ÜZÜCÜ'</p>

<p>Hayati Yazıcı, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>'Ana muhalefet partisi milletin sorunlarına çözüm üretmek yerine kendi siyasi krizlerini yönetmeye çalışmaktadır. Sürekli değişen söylemler, kendi içine yaşanan çekişmeler ve liderlik tartışmaları ana muhalefetin ülke meselelerinden ne kadar uzaklaştığını maalesef göstermektedir. Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, kavgalarla ve iç hesaplaşmalarla vakit kaybetmeden bir muhalefet değil, ülkenin geleceğine katkı sunan, yapıcı ve siyaset anlayışı doğrultusunda icrai faaliyette bulunan güçlü bir muhalefet olmaktır. Bir süredir CHP'de yaşananlar sadece ve sadece siyasetin itibarsızlaşmasına hizmet ediyor. Bu olaylar ne yazık ki siyaset kurumuna olan güveni de zedelemekte ve azaltmaktadır. Milletin oylarıyla göreve gelenlerin, millete karşı sorumluluğunu yerine getirmek yerine koltuk kavgasına düşmesi üzücüdür.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yazici-yeni-anayasa-referandumla-hayat-bulacak</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/06/agency/dha/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yazici-yeni-anayasa-referandumla-hayat-bulacak.jpg" type="image/jpeg" length="60694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'ndan 'grup toplantısı' açıklaması]]></title>
      <link>https://www.tele1.com.tr/kilicdaroglundan-grup-toplantisi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tele1.com.tr/kilicdaroglundan-grup-toplantisi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'CHP Grup Toplantısı'nda sizi görecek miyiz' sorusuna 'Elbette' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılıçdaroğlu, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına başkanlık etmek üzere CHP Genel Merkezi'ne gitti. Konutundan çıkarken görüntülenen Kılıçdaroğlu, 'CHP Grup Toplantısı'nda sizi görecek miyiz' sorusuna, 'Elbette' yanıtını verdi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Politika</category>
      <guid>https://www.tele1.com.tr/kilicdaroglundan-grup-toplantisi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tele1comtr.teimg.com/crop/1280x720/tele1-com-tr/uploads/2026/06/agency/dha/kilicdaroglundan-grup-toplantisi-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="16111"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
