Haber

Petersburg Ekonomik Forumu’nda Merkez Bankaları'na 'cesaret' çağrısı

25. St. Petersburg Uluslar Arası Ekonomik Forumu’nun ikinci gününe Türkiye, Mısır ve İran ile ilgili etkinlikler damgasını vurdu. Söz konusu etkinliklerin hepsi de üç ülkenin Rusya ile ilişkilerine vurgu yapan temel başlıklarla düzenlendi.

Türkiye ile alakalı toplantı mahiyetinde ve geniş katılımlı ilk organizasyon olma özelliğindeki etkinlik günün ilk yarısında “Rusya – Türkiye Etkin Business Partnerliği” başlığı altında düzenlendi. Tüm forum boyunca “business diyalogu” formatında ağırlanan üç ülke Türkiye, İran ve Mısır oldu. Türkiye ve Mısır’ınkiler aynı anda olduğu için haliyle Türkiye’yi tercih ettiğim için Mısır ile ilgili olanın hangi şekli içerikte geçtiğini kestiremeyeceğim ancak İran ve Türkiye kıyaslandığında, Türkiye lehine açık ara bir ağırlığın olduğu kesindi. Türk konuklar büyük bir salonda oldukça geniş masalarda ayrı ayrı, ve oldukça zengin menülü bir brunch eşliğinde ağırlandılar. Öte yandan her iki etkinlik kıyaslandığında en göze batanın, Türkiye'nin içinde olduğu etkinliğin çok daha yüksek katılımlı ve en önemlisi de girişimci, işadamı ve sanayici yoğunluklu bir delegasyona ev sahipliği yapmasıydı. İran oturumu açısından ise bu kesinlikle söylenemez. https://tele1.com.tr/petersburg-ekonomik-forumunda-ortak-para-birimi-onerisi-643602/

NOVAK: ORTAK İŞBİRLİĞİ ALANLARINA SÜREKLİ YENİLERİ EKLENİYOR

Türkiye’nin konuk ülke olarak ağırlandığı etkinliğin Rusya Federasyonu (RF) tarafından en mühim katılımcısı şüphesiz Enerji Bakanı Aleksandr Valentinoviç Novak’tı. Yakın zamanda Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirmiş olan Novak döner dönmez soluğu iktisadi forumda almış oldu. Türkiye ile çok uzun süredir ekonomik, ticari ve stratejik ortaklıklarının, partnerliklerinin olduğuna vurgu yapan bakan; enerjiden, sanayi ve transporta, oradan tarım alanına hatta dijital teknolojilere, İT sektörüne, ilaç, gemi yapım ve uzay sanayi sahalarına değin sayısız alanda uzun süredir karşılıklı ve çok boyutlu işbirliklerinin olduğunu ve her geçen gün de buna yeni başlıkların eklendiğini kaydetti.

"ON BİNLERCE RUS TÜRKİYE'DE ÇALIŞIYOR"

Rusya’da epeydir çok sayıda etkin Türk şirketinin faaliyet yürüttüğünü anımsatan Novak, bu kapsamda çok sayıda profesyonel – vasıflı Türk çalışanın onlarca yıldır Rusya’da çalışıp yaşadıkların, aynı şekilde de karşı tarafta da yani Türkiye cephesinde de sadece Akkuyu Nükleer Santrali inşasında ve Türk (Güney) akımında on binlerce Rus mühendis ve teknisyenin istihdam edilmekte olduğunun altını çizdi.

KARŞILIKLI TİCARETTE YENİ PARA BİRİMİ

Bu arada enerji bakanı araç üretim markası GAZ’ın Türkiye’ye yatırıma hazırlandığı bilgisini de paylaştı katılımcılarla. Her şeye rağmen, yani tüm olumlu gelişmelere karşın pek çok idari engeli halen aşmaya ihtiyaç olduğuna işaret eden Novak, her iki ülke arasında hususi banka ödeme sistemi konularında ise müspet ilerlemelerin olduğunu kaydedip gene taraflar arasındaki karşılıklı ticarette yerli para birimlerinin kullanılabilmesi için gereken alt yapının inşa oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Aleksandr Valentinoviç son olarak her iki ülke liderinin de karşılıklı ticari – ekonomik potansiyelin arttırılması için sürekli uğraş verdikleri noktasının altını çizdi.

DIŞ TİCARET YELPAZESİ ÇEŞİTLENDİRİLMELİ VE BUNUN DA ADRESİ RUSYA

Novak’tan sonra sözü Türkiyeli iş adamları ve büyük çaplı sınai tesislerinin sahipleri ve iş konseylerinin yöneticileri aldı. Katılımcıların kayda değer kesimini teşkil eden makine yapım – inşa tesislerinin patronlarından bazıları, ihracatlarının en az yarısının Avrupa ülkelerine olduğunu, dolayısıyla eksportta çeşitlilik konularında zayıf kaldıklarını itiraf ederlerken, bu açıdan Rusya başta olmak üzere Avrasya pazarına yüklenmenin tam zamanı olduğunda hem fikir olduklarını söylediler.

"TÜRKİYE'NİN SUNDUĞU SANAYİ SİTELERİ UYGULAMASINIA RUSYA'NIN İHTİYACI YOK"

Rusya’nın dünyadaki en önemli pazarlardan bir tanesi ve aynı zamanda büyük nüfusu ve hatırı sayılır kitlesinin zengin alım gücüyle Türkiye açısından her daim olduğu gibi, ancak bugün düne göre çok daha fazla bir cazibe ve çekim merkezi olduğunun altını çizildi. Öte yandan Türkiye’yi temsil eden pek çok üst düzey iş insanı ve ilgili örgüt temsilcileri organize sanayi sitelerinden örnek vererek bu modeli dünyanın birçok ülkesinde uyguladıkları gibi Rusya’ya da taşımak arzusunda olduklarını dile getirdiler. Ancak arada, Rusya’nın böyle bir modele ihtiyaç duymadığını, ülkede zaten bunu ikame edecek alt yapının ve benzer entegre tesislerin zaten mevcut olduğunu ifade edenler de oldu.

BANKACILIK SİSTEMİ VE GÜMRÜK BEKLEMELERİ SORUNLARI BİR AN EVVEL ÇÖZÜLMELİ

Türk iş dünyasının özellikle de makine – imalat sektörünün temsilcilerinin bizzat Rus bakan karşısında yakındıkları ve bir an çözüm getirilmesini talep ettikleri bir dizi yakıcı talepleri de oldu. Bunların başında ise bankacılık sektörü geldi. Rusya’ya yönelik ağır Batı yaptırımları koşullarında ülkenin uluslar arası Swift sisteminden çıkartılması, gene Sber Bank başta olmak üzere bir dizi bankanın dış ülkelerdeki faaliyetlerine kısıtlamalar getirilmesi hatta neredeyse kesilmesi karşısında, iki ülke arasındaki ikili ticarette ödemelerin olabildiğince seri ve pratik yapılabilmesi için taraflar nezdinde özel bir bankacılık sisteminin bir an evet teşkil edilmesi ve başta merkez bankaları olmak üzere önde gelen bankaların da buna göre yeniden yapılandırılmalarının aciliyetine ve hayatiyetine vurgu yapıldı.

GÜMRÜK KAPISI SORUNU MASAYA YATIRILDI

Bunun yanı sıra, Türkiye ile Rusya arasında eskiden beri, özellikle de son yıllarda adeta kangren haline gelen gümrük kapılarında bekleme süreleri meselesi de buluşmada masaya yatırılan bir diğer konu oldu. Gümrüklerde mal çekim sürelerinin her geçen gün daha da uzadığı hatırlatılarak, global ölçekte rekabet etmeye devam edilebilmesi ve dış ticaretin sürdürülebilir olması için buna bir an önce bir çare bulunması, aksi takdirde belirli pazarlardan ve lojistik güzergahlarından çekilmek durumunda kalınabileceği Rusya hükümetinin en yetkili simalarından birisine bizzat iletilmiş olundu.

KARAASLAN: MERKEZ BANKALARI DAHA CESUR DAVRANMALI

2015 yılı sonlarında Rusya’nın Türk vatandaşlarına dönük olarak vize uygulamasını yeniden devreye sokması en çok iş – yatırım ve çalışma amacıyla Rusya’ya düzenli gitmekte olan ve ülkede bilfiil yaşayan ciddi bir kitleyi çok olumsuz etkilemişti. Özellikle servis elemanlarının hızlıca gidip gelebilmeleri, süratle hareket edebilmeleri için en azından bu hususi kitlenin artık ve bir an evvel vizeden muaf tutulmasının gerektiği seslendirildi toplantıda. Rus – Türk İşadamları Birliği Başkanı Naki Karaaslan ise yaptığı kısa konuşmada, sınır kapılarındaki ve gümrük kapılarındaki problemlerin en kısa zamanda çözülmesi gerektiğini, her iki ülkenin merkez bankalarının daha cesaretli davranmak suretiyle dış ticaretin yeni dönemde Türk Lirası ve Ruble üzerinde yapılabilmesi için ihtiyaç duyulan finansal sistemi kurmaları gerektiğini kaydetti.

"AYRICALIKLI BİR TİCARET OLUMASI ŞART"

Rusya ve Türkiye arasında muhakkak suretle ayrıcalıklı bir ticaretin olmasının şart olduğuna vurgu yapan Karaaslan, her iki taraftın resmi ekonomik kurumlarında ticaret ve sanayi odalarının yetkililerinin temsil edilmesinin de önem taşıdığını altını çizerek sözlerini noktaladı.