(İSTANBUL)- Türkiye, deniz üstü rüzgar enerjisinde ilk YEKA ihalesine hazırlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın açıklamasına göre Türkiye’nin ilk offshore YEKA ihalesi 2027 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilecek. TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden de ilk offshore YEKA’nın Türkiye’nin rüzgar enerjisinde yeni bir dönemi başlatacağını belirterek, deniz üstü rüzgarın enerji arz güvenliği ve yenilenebilir kapasitenin artırılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında belirlenen dört saha için çalışmalar sürerken, Türkiye’nin 2035 yılı için deniz üstü rüzgarda 5 bin MW kapasite hedefi bulunuyor.

DÖRT SAHA İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört deniz üstü rüzgar sahası belirlendi. Söz konusu sahaların YEKA olarak ilan edilmesine yönelik süreç devam ederken, hazırlanan şartname taslağı da sektör temsilcileri, yatırımcılar ve ilgili kuruluşların görüşlerine sunuldu. Taslağa ilişkin görüşler 17 Ağustos’a kadar Bakanlığa iletilebilecek. TÜREB, Türkiye’nin offshore rüzgar alanındaki ilk YEKA sürecini yakından takip ederken, sektörün deneyim ve görüşlerinin şartname hazırlık sürecine yansıtılmasının, yatırımların sağlıklı ve öngörülebilir bir yapıda ilerlemesi açısından önem taşıdığını değerlendiriyor.

OFFSHORE RÜZGAR, ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN YANI SIRA SANAYİ İÇİN DE FIRSAT SUNUYOR

TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden, deniz üstü rüzgarın Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki büyümesinin bir sonraki önemli aşamalarından biri olacağını belirterek, şöyle konuştu:

"İlk offshore YEKA ihalesinin 2027’nin ilk çeyreğinde yapılacak olması, sektörümüz açısından tarihi bir başlangıç niteliğindedir. Türkiye’nin deniz üstü rüzgar potansiyelini değerlendirmeye başlaması; enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, teknoloji ve ekipman üretiminin geliştirilmesi ve nitelikli istihdam açısından önemli fırsatlar sunuyor. 2035 yılı için belirlenen 5 bin MW hedefini de bu alandaki gelişim açısından önemli bir perspektif olarak görüyoruz. İlk ihaleyle birlikte sürdürülebilir ve öngörülebilir bir yatırım takviminin oluşturulması, sektörümüzün bu potansiyeli en etkin şekilde değerlendirmesinin önünü açacaktır. TÜREB de şartname taslağı yayınlandığı tarihten beri yönetimi ve üyeleriyle bu alanda çalışıyor. Görüşler toplandı, konsolide edilerek bakanlığa öneriler ve talepler sunulacak."

Dr. Erden, offshore rüzgarın Türkiye’nin enerji dönüşümünün yanı sıra sanayi politikası açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Deniz üstü rüzgar yatırımlarının yalnızca kurulacak santraller üzerinden değil, oluşturacağı tedarik zinciri ve sanayi ekosistemi üzerinden de değerlendirilmesi gerekiyor. Türkiye’nin karasal rüzgarda elde ettiği üretim ve ihracat tecrübesini offshore alana taşıyabilmesi, önümüzdeki dönemin önemli fırsatlarından biri olacak" ifadelerini kullandı. 

OFFSHORE YEKA İÇİN SEKTÖR VE KAMU İŞ BİRLİĞİ

TÜREB Deniz Üstü Rüzgar Enerjisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman ise sürecin sektörün deneyimi ve ihtiyaçları dikkate alınarak yürütülmesinin önemine işaret ederek, "Deniz üstü rüzgar, teknik ve operasyonel açıdan karasal rüzgardan farklı dinamiklere sahiptir. Bu nedenle ilk ihalenin tasarımında sektörün bilgi birikiminin ve yatırımcıların deneyimlerinin dikkate alınmasını önemli buluyoruz. TÜREB olarak görüş ve önerilerimizle bu çalışmalara destek vermeye devam edeceğiz" dedi.

Yaman, Bakanlık ile sektör arasındaki istişarenin önemine dikkat çekerek, "Bakanlığımızda gerçekleştireceğimiz görüş alışverişinin de şartname sürecine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Türkiye’nin offshore rüzgarda güçlü ve sürdürülebilir bir yatırım modeli oluşturması için kamu ve sektörün yakın iş birliği içinde ilerlemesi büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA