Wall Street Journal, ABD-İsrail ve İran Savaşı'nın 14. gününde hazırladığı haberinde ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'da kazanmak için savaşıp savaşmayacağı ihtimalini ele aldı.
WSJ haberin girişinde ABD Başkanı Trump'ın Şubat 2017'de sözleri hatırlattı: "Yeniden savaş kazanmaya başlamamız gerekiyor… Ama artık hiçbir savaşı kazanmıyoruz. Hiç kazanamıyoruz. Ve kazanmak için savaşmıyoruz. Kazanmak için savaşmıyoruz. Ya kazanacaksınız ya da hiç savaşmayacaksınız."
İran misillemelerini artırırken ve ABD ile dünya ekonomisine maliyetler yüklerken, Trump'ın bu sözleri hatırlaması gerektiği ifade edildi.
Peki Trump hala kazanmak için savaşacak mı? WSJ haberinde şu ifadelere yer verildi:
Savaşın başlamasından iki hafta sonra, İsrail ve ABD İran'ın "terör altyapısını" sistemli biçimde zayıflatmayı sürdürüyor. İlk günlerde İran'ın hava savunma sistemleri ve füze güçleri hedef alındı. İran donanmasının büyük ölçüde yok edildiği belirtiliyor.
Tahran yönetiminin karşı stratejisi ise açık: Basra Körfezi'ndeki petrol üretimini ve petrolün Hürmüz Boğazı üzerinden akışını hedef almak. İran, petrol fiyatlarını yeterince uzun süre yüksek tutabilirse Trump'ın bombardımanları durdurmaya zorlayabileceğini düşünüyor.
İran'ın tek avantajı ise asimetrik yöntemler kullanarak ekonomik baskı yaratabilmesi. İnsansız hava araçları ucuz üretilebiliyor ve sürü halinde kullanıldığında engellenmeleri zorlaşıyor. Deniz mayınları da düşük maliyetle yerleştirilebiliyor ve fark edilmediklerinde ABD gemilerine ciddi zarar verebiliyor.
ABD'nin bu tür tehditlere karşı hazırlığının, İran füzelerine karşı hazırlığı kadar güçlü olmadığı belirtiliyor.
Sonuç olarak İran dışındaki ülkelerin petrol sevkiyatı için Hürmüz Boğazı neredeyse tamamen kapanmış durumda. Küresel petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıkarken finans piyasalarında ve Batı medyasında ciddi bir tedirginlik oluştu.
"KAYBEDEN TARAF WASHINGTON OLABİLİR"
İran'ın hayatta kalan liderleri bu endişeyi görüyor ve Trump'ın ilk geri adımı atan taraf olması için uğraşıyor. Böyle bir sonuç gerçekleşirse İran'ın Körfez üzerindeki baskı gücü kalıcı hale gelebilir.
Bu durum Trump'ın savaşı ne zaman bitireceğini düşünürken karşı karşıya olduğu temel risk olarak görülüyor. İran onlarca yıldır Körfez'deki petrol akışını tehdit ediyor ve bu risk petrol fiyatlarına zaten bir "risk primi" ekliyor. Ancak savaş İran'ın bu tehdidi gerçekten uygulayabildiğini göstererek sona ererse ve ABD buna karşı bir şey yapamazsa stratejik kaybeden taraf Washington olabilir.
TRUMP ÜÇ HEDEF BELİRLEMİŞTİ
Trump savaşı başlatırken üç temel hedef belirlemişti: İran'ın füze tehdidini ortadan kaldırmak, nükleer programının kalan kısmını yok etmek ve donanmasını etkisiz hale getirmek. Bu hedeflere büyük ölçüde ulaşıldığı belirtiliyor.
Ancak İran'ın karşı hamlesi nedeniyle artık yeni bir hedef daha ortaya çıkmış durumda: Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve İran'ın buradaki veto gücünü kırmak.
Bu da Trump'ın başlangıçta düşündüğünden daha uzun bir askeri operasyon anlamına gelebilir. ABD ve İsrail'in boğaz çevresini güvence altına alması ve İran'ın drone birlikleri ile İran Devrim Muhafızları Ordusu unsurlarını daha geniş ölçekte hedef alması gerekebilir.
Bir diğer seçenek ise İran'ın ana petrol ihracat terminali olan Kharg Adası'nın kontrol altına alınması olabilir. Şimdiye kadar müttefikler İran'ın buradan petrol ihraç etmeye devam etmesine izin verdi; çünkü bunun İran'ı boğaza mayın döşemekten caydırabileceği düşünülüyordu.
Ancak İran'ın mayın döşediğine dair iddialar artarken ve Çin'e yapılan petrol satışları rejimi ayakta tutmaya devam ederken bu stratejinin değişmesi gerekebilir.
Trump özel kuvvetlerin sınırlı operasyonlar için kullanılmasını dışlamadı. Bu tür bir operasyonun hedeflerinden biri Kharg Adası olabilir. Kara birlikleri göndermek her zaman riskli ve adayı ele geçirdikten sonra savunmak da saldırıları göze almak anlamına gelir. Ancak bu aynı zamanda İran üzerindeki baskıyı artırabilir.
Trump ise savaşın süresi konusunda zaman zaman çelişkili mesajlar veriyor. Bir gün savaşın neredeyse kazanıldığını ve bir iki hafta içinde biteceğini söylüyor. Bu tür açıklamalar İran liderlerine bekleyebilecekleri mesajını veriyor.
Ancak çarşamba günü Kentucky'de yaptığı konuşmada farklı bir ton kullandı:
"Erken ayrılmak istemiyoruz, değil mi? İşi bitirmemiz gerekiyor."
Trump ayrıca kısa vadede petrol ve benzin fiyatlarında yaşanacak artışın, İran'ın Orta Doğu, dünya ekonomisi ve ABD için oluşturduğu tehdidin ortadan kaldırılmasına değeceğini söyledi.
Trump'ın sık sık dile getirdiği bir düşünce tekrar hatırlatılıyor: ABD kazanmayı hedeflemediği savaşlara girmemeli. Ve bu durumda kazanmak, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması anlamına geliyor.




