ABD basınında yer alan haberlere göre, ABD, İsrail ile birlikte 28 Şubat sabahı İran'a başlattığı savaşı sona erdirmek için 15 maddelik bir planı Tahran'a iletti. Planın, Washington ile Tahran arasında kilit arabulucu konumuna gelen Pakistan üzerinden gönderildiği belirtiliyor.
Konuya yakın iki diplomata göre bu adım, Donald Trump yönetiminin, savaşın ekonomik sonuçlarıyla mücadele ederken çatışmadan bir çıkış yolu bulma isteğini yansıtıyor.
Planın İranlı yetkililer arasında ne ölçüde paylaşıldığı ve Tahran'ın bunu müzakereler için bir temel olarak kabul edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor. Aynı şekilde, İran'a ABD ile birlikte saldıran İsrail'in bu öneriye destek verip vermediği de net değil.
Ancak planın iletilmiş olması, dördüncü haftasına giren ve başka ülkeleri de içine çeken savaşı sona erdirmek için ABD'nin çabalarını artırdığını gösteriyor.
The New York Times planın bir kopyasına ulaşamadı; ancak isminin gizli kalması şartıyla konuşan yetkililer, planın genel hatlarının İran'ın balistik füze ve nükleer programlarını kapsadığını aktardı.
İsrail ve ABD, 28 Şubat'ta başlayan saldırılarda İran'ın balistik füzelerini, fırlatma sistemlerini, üretim tesislerini ve nükleer programını hedef aldı. Hem ABD hem de İsrail, İran'ın nükleer silah sahibi olmasına asla izin vermeyeceklerini vurguladı.
Buna karşın İran, İsrail'e ve komşu Arap ülkelere füze atmayı sürdürürken, elinde hala 440 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum bulunduruyor.
PLAN DENİZ YOLLARINI DA KAPSIYOR
Yetkililerden birine göre plan, deniz yollarını da kapsıyor. Savaşın başlamasından bu yana İran, Basra Körfezi'ne giriş-çıkış açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin güvenli geçişini büyük ölçüde engelledi. Bu durum küresel petrol ve doğalgaz arzını etkileyerek fiyatların yükselmesine yol açtı.
Öte yandan savaşın kısa vadede sona ereceğine dair bir işaret yok. İsrailli yetkililer çatışmaların haftalarca sürebileceğini ifade ediyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, diplomatik temasların sürdüğünü doğrularken, "Başkan Trump ve müzakerecileri bu yeni diplomasi ihtimalini değerlendirirken, 'Operation Epic Fury' askeri hedeflere ulaşmak amacıyla kesintisiz devam ediyor" dedi.
TÜRKİYE DEVREDE
Yetkililer ayrıca, Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Syed Asim Munir'in ABD ile İran arasında başlıca arabulucu haline geldiğini, Mısır ve Türkiye'nin de İran'ı yapıcı bir tutum sergilemeye teşvik ettiğini belirtti. Munir'in, İran Devrim Muhafızları ile yakın ilişkilere sahip olduğu ve bu sayede taraflar arasında mesaj iletebildiği ifade ediliyor.
PAKİSTAN GÖRÜŞMELERE EV SAHİPLİĞİ YAPMAK İSTEDİ
İranlı ve Pakistanlı yetkililere göre Munir, İran Meclis Başkanı Kalibaf ile temas kurarak Pakistan'ın ABD-İran görüşmelerine ev sahipliği yapmasını önerdi.
Munir'in 2025 yılında Trump ile iki kez görüştüğü ve Trump'ın kendisini "en sevdiği mareşal" olarak övdüğü de belirtiliyor.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin savaşı sona erdirmeye yönelik diyalog çabalarını "tam desteklediğini" ifade etti ve uygun görülmesi halinde kapsamlı bir çözüm için görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını belirtti.
"İRANLI İSİMLER İLETİŞİM KURMAKTA ZORLANIYOR"
Ancak İran'ın ABD'nin bu girişimine hızlı bir yanıt vermesi zor olabilir. Yetkililere göre üst düzey İranlı isimler kendi aralarında iletişim kurmakta zorlanıyor ve yüz yüze görüşmeleri halinde İsrail’in hedefi olabileceklerinden endişe ediyor.
Savaşın ilk gününde İsrail, Tahran'daki bir liderlik yerleşkesini vurarak İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve birçok üst düzey yetkiliyi öldürdü. Bu durum, diplomasi, savaş ve barış konularında karar alma yetkisinin kimde olduğu sorusunu belirsiz hale getirdi.




