Kent, ABD’li gazeteci Tucker Carlson’a verdiği yaklaşık iki saatlik bir röportajda, “İsrailliler bu adımı atma kararını yönlendirdi ve bunun bir dizi olayı tetikleyeceğini biliyorduk, yani İranlılar misilleme yapacaktı” dedi.
Joe Kent, ABD İran’a saldırmadan önce İran’ın ABD’ye saldırı planladığına dair herhangi bir istihbarat bulunduğu iddialarını “İran’ın belirli bir tarihte büyük bir sürpriz saldırı düzenleyeceğine dair hiçbir istihbarat yoktu” ifadeleriyle yalanladı.
Kent, savaşın iyi gitmediğini düşündüğünü ve yönetimin bu durumdan çıkış yolu araması gerektiğini ifade etti. ABD kamuoyuna savaşın amacı ve hedefinin net şekilde anlatılmadığını söyleyen ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi eski Direktörü, şu ifadeleri kullandı:
’’Kısa bir süre önce öldürülen Ali Laricani gibi isimlerden bahsediyoruz. Kendisi bir müzakereciydi ve bizimle (ABD ile) bir anlaşmaya varılması için istekliydi. Açık konuşayım, İran Devrim Muhafızları’na (IRGC) ya da İran’a karşı bir sempatim yok. Onların vekil güçlerine karşı savaştım. Birçoğunu gözaltına aldım. İranlılara ve onların vekil güçlerine karşı operasyonlar yürüten özel birliklerde görev yaptım. Bunlar son derece ciddi aktörler...
Eğer IRGC’ye kontrolü daha fazla almak için gerekçesi verirseniz ve halk desteğini de kazanırlarsa, durum değişir. Örneğin, Ayetullah’ı (Ali Hamaney) ortadan kaldırırsanız, ‘Önceki lider fazla ılımlıydı, bakın bu bizi nereye getirdi’ diyerek halktan daha fazla güç talep edebilirler. İran halkı da ‘Amerika ve İsrail tarafından bombalanmaktan hoşlanmıyoruz, belki de IRGC’yi dinlemeliyiz’ diyebilir.’’
Kent’in ardından konuşan gazeteci Carlson ise Laricani’nin İsrail tarafından öldürüldüğünü, İsrail’in doğal gaz tesislerini vurmasının küresel LNG arzı açısından kritik olduğunu, bu tür adımların İran tehdidini azaltmak yerine kalıcı bir kaos yaratma ve ABD’yi bunun içine çekme amacı taşıyor olabileceğini ima etti.
Suikastle öldürülen ABD Başkanı’nın danışmanı Charlie Kirk İsrail yanlısı bazı bağışçılardan ciddi baskısı altındaydı
Öte yandan Kent, ’’Başkan Donald Trump’ın yakın danışmanı’’ olarak nitelediği, geçen yıl Utah’ta suikastle öldürülen Charlie Kirk’ün İran’la savaşa açık şekilde karşı çıktığını söyledi. Kent ölümünün ardından sürece ilişkin soruların yanıtsız kaldığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı:
“Charlie Kirk, Başkan Trump’ın en yakın danışmanlarından biriydi ve İran’la savaşa açık şekilde karşı çıkıyordu. 12 günlük savaş öncesinde Oval Ofis’te bulunuyordu. Kendisiyle çok yakın değildim ama Kongre’ye aday olduğum dönemde bana oldukça destek olmuştu. Birbirimizi tanıyorduk. Onu son olarak Haziran ayında, (Beyaz Saray’daki) Batı Kanadı’nda merdivenlerde gördüm. Selam verdim, gözlerimin içine baktı ve oldukça net bir şekilde, ‘Joe, İran’la savaşa girmemizi engelle’ dedi. Bu konuda son derece kararlıydı ve ardından Oval Ofis’e doğru yürüdü.
Başkan Trump’ın savaşa karşı çıkan en yakın danışmanlarından birinin bu şekilde öldürülmesi ve bunun ardından soru sorulmasına izin verilmemesi dikkat çekici bir durum. Bu, incelenmesi gereken bir veri noktası.
Bize, saldırıyı gerçekleştiren Robinson isimli kişinin tek başına hareket eden bir saldırgan olduğu söylendi. Belki de gerçekten öyledir. Ancak benim de parçası olduğum Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’nin yürüttüğü soruşturma durduruldu. FBI, sürecin eyalet makamlarına devredildiğini ve davanın son derece hassas olduğunu belirtiyor.
Buna rağmen hâlâ incelenmesi gereken birçok bağlantı vardı. Bu detaylara giremiyorum, ancak takip edilmesi gereken unsurlar mevcuttu. Burada herhangi bir sonuca varmış değilim. Sadece yanıtlanmamış sorular olduğunu söylüyorum.
Ayrıca kamuoyuna yansıyan mesajlardan, Charlie Kirk’ün İsrail yanlısı bazı bağışçılardan ciddi baskı gördüğünü biliyoruz ve yine biliyoruz ki, Başkan Trump’a İran’la savaşa girilmemesi yönünde güçlü şekilde telkinde bulunuyordu.”
20 yılı aşkın süre ABD ordusunda görev yapan ve Orta Doğu’da 11 kez konuşlandırılan Kent, görev süresi boyunca ABD başkanına terörle mücadele konusunda başdanışmanlık yaptı.
İstifa kararını hafta sonu aldığını belirten Kent, görüşlerinin dikkate alınmadığını ve özellikle ABD askerlerinin artan kayıplarının kendisi için “kırılma noktası” olduğunu dile getirdi.
Kent, istifa mektubunda İsrail’i ABD’yi savaşa sürüklemek için “yanıltıcı bilgi kampanyası” yürütmekle suçlamış ve Washington’un kararında İsrail ile ABD’deki güçlü İsrail yanlısı lobinin etkili olduğunu söylemişti.